Toy Story 3
Toy Story 3’ün şanına yaraşır bir oyun yapalım” demiş yapımcı ekip ve bu doğrultuda gayet eğlenceli ve sürükleyici bir oyun ortaya koymuşlar. Senaryo görevleri ve Toy Box moduyla birlikte uzun bir eğlence vaat ediyor...
 
Vizyonlarda oynayan ve kişe rekorları kıran eğlenceli ve severek izlediğimiz Oyuncak Hikayesi'nin yeni filmi ile biz macoyun severler de buluştu. Genel olarak ne amaca hizmetle çıktıkları bellidir çünkü, filmin popülerliğinden faydalanıp yapımcılara ek gelir sağlayan araçlardır. Filmiyle ilgilendiğim kadar biraz da oyunuyla ilgileneyim dedim Toy Story 3’ün, beklentilerim açıkçası pek yüksek değildi fakat karşımda öyle bir oyun buldum ki umut ediyorum bütün Macintosh kullanıcılarının severek oynayacağından adım gibi eminim arkadaşlar ;) Filmdeki bir espridir “kepçe” ama ilk aklıma gelen “İstanbul kazan ben kepçe” sözü oldu oyunu oynamaya başlayınca. Zira o kadar çok yapılabilecek aktivite ve görev var ki, karşıma peşpeşe farklılıklar çıkınca çok şaşırdım. Normal film ve bırakın filmi animasyon filmlerinin oyunlarında bu derece çeşitlilik ve zenginlik görmeyeli bir hayli zaman olmuştu.

Oyuna başladığınızda ilk göreve, daha sonra Toy Box mekanına yönlendiriliyorsunuz. Ana senaryo görevlerinden farklı olarak orada bulunan oyuncakların istekleri doğrultusunda görev alıyoruz. Hatta bir çeşit GTA gibi. Görev al, görevi tamamla, oyuncak top ve altın kazan. Tabi oyuncak top silah olarak kullanılmaktadır. Akıllara gelen ilk soru şu olacaktır, görev yapıları ve mekanlar hep aynı mı? Kesinlikle hayır, ana senaryo görevlerine az sonra değineceğim ama Toy Box modundaki mekanlar oldukça çeşitli, uzayın derinliklerinden perili köşklere kadar bakmamız gereken çok yer var ve elbette burada gerçekleştirmemiz gereken irili ufaklı görevler. Ana senaryo modundaki görevler ise Toy Box modundaki görevlerden yapısal olarak çok daha farklı ve zengin, aynı zamanda uzun süreli ve açıkçası zor. Hatta sonlara doğru geldiğimizde oyun bir hayli zorlaştı ki, hatırlayacaksınız Mario oynarken çıldıran bir kız çocuğu vardı, hah işte ben de neredeyse öyle oldum o bölümlerde. Bölümlerin bir yerlerini bitirmedikten sonra otomatik kayıt olayı devreye girmiyor ve en başından görevi tekrar yapmanız icap ediyor. Tamam sıkıcı değil, pek güzel pek hoş oyun ama bunu küçük oyuncuların ne derece başaracağını kestirmek zor değil ;-)

Ana senaryo deyip duruyorum, senaryoda doğrudan olmasa da filme göndermeler var, hem karakterler hem de mekanlar itibariyle. Ayrıntıya girmeyeyim ama filmi izleyenler senaryo bölümlerini daha anlayarak ve severek oynayacaktır. Hemen yukarılarda bir yerlerde senaryo modunun zenginliğinden bahsetmiştim, geçtiğimiz aylarda oyun dünyasını sallayan Batman: Arkham Asylum’da karşımıza normal oyun içerisinde yer alan küçük platform bölümleri çıkmıştı ve hem atmosfer olarak hem de oynanış olarak tamamlayıcı durumdaydı; oyuna da artı kazandıran küçük ayrıntılardan biriydi. Toy Story 3’ün yapımcısı Avalanche de bu durumu görmüş olmalı ki normalde TPS şeklinde ayarlanmış ana oynanışta birçok bölümü platform yapısında oluşturmuş, iyi de etmiş. TPS, platform yapısı iyi hoş da oynanabilir karakterlerin durumları nelerdir diye sorduğunuzu duyduğum için yazıyorum, Buzz, Woody ve Jessie oynanabilir karakterler ve ana senaryo görevlerinde her üçünü de mecbur kullanıyorsunuz. Her birinin kendine has yeteneği var. Toy Box modunda da keza aynı üçlüyü kullanıyorsunuz.

Konuyu çok bulandırmadan genel olarak oynanış ve teknik detaylara değineyim. İki seçeneğiniz var, joypad ve klavye/fare ikilisi. Her ikisini de denedim. Mac'ci olarak belki de el alışkanlığından klavye/fare ikilisini oynanışın rahat olması açısından tavsiye ederim. Bir de joypad’in analog ayarlarında bir anormallik var ve hedef konusunda biraz beni zorladığını belirtmek isterim.

Grafik ve ses ve diğer ayrıntılara gelince; nihayetinde güzel bir yapım olduğundan mütevellit kocaman kaplamalar, kaliteli grafik efektleri filan zaten beklemiyordum. Genel olarak, filmin havasını yansıtan grafikleri gördüm. Kaldı ki kaplama ve köşe yumuşatma ayarları ile birlikte çözünürlük değiştirme ayarları da mevcut. Normalde bu tip oyunlarda bırakın bu ayarları bulmayı, oyun sizi varsayılan olarak belirli bir çözünürlüğün üzerine bile çıkartmaz. Bu bakımdan buna bir artı gözüyle bakılabilir. Kısacası grafiklerden çok şey beklemezseniz sizi mutlu edecektir, oyunun akıcılığına kaptırıp bir süre sonra grafiklere bile takılmayacaksınız.

Sesler ve müzikler hakkında ise grafiklerdeki kadar olumlu düşünemiyorum. Oyundaki seslendirmeler ve müzikler elbette filmin kendisinden alınma ama görevler içerisinde patlama çatlama sesleri mevcut. Ara videolarda kullanılan seslerin de bitrate değerlerini normal dereced olması ses tarafında eksi bir puan aldığını belirtmek isterim. Bunlara ek olarak oyunda split screen özelliği ile ana görevleriiki kişi birlikte yapılabiliyor. Yine bir joypad olmalı bu özellik için. Göreve göre ekran yatay ya da dikey olarak bölünüyor ve gayet keyifli bir şekilde ilerlenebiliyor. 22 inç ve üzeri monitör sahipleri için tavsiye edebilirim. Onlar için daha kullanışlı olacağını düşünüyorum.

Yapımcılar, grafik ve oynanabilirlik olarak Toy Story 3’ün şanına yaraşır  eğlenceli ve sürükleyici bir oyun ortaya koymuşlar. Senaryo görevleri ve Toy Box moduyla birlikte uzun bir eğlence vaat ediyor oyun ve bazı görevlerin çok eğlenceli olduğunu, birden fazla defa oynanabileceğini de göz önüne aldığımızda (co-op özelliği de cabası) oynanış süresi artacaktır. Sürekli asık suratlı, savaşlı, patlamalı çatlamalı, öldürmeli oyunlardan sıkılanlar bir süreliğine bu oyunla rahatlayabilir. Büyük de olsanız küçük de olsanız aynı filmden olduğu gibi oyundan da zevk alacaksınız. Ama ana senaryo görevlerinden bazılarının zor olduğunu belirtmek isterim.


mac oyunlarõ