Black & White 2 & Battle Gods Exp.
Black & White adını tabuların yıkıldığı ve dev bir sanal dünya içinde özgürce tanrıcılık oynayacağınız oyun olarak  tarihin tozlu sayfalarına adını yazdırdı. Oyun da seçebileceğiniz 4 adet hayvan var; maymun, aslan, kurt ve inek…
 
B&W 2'de seçebileceğimiz 4 hayvandan birisi olan Maymun; diğer yaratıklar arasında en akıllısı. Dolayısıyla en iyi büyü kabiliyetine sahip. Savaşlarda, hücum konusunda çok iyi olmasa da defansif olarak güçlü. Aslan; savaşmayı seven oyuncuların en yakın yardımcısı, fakat öğrenme konusunda iyi değil. Sadece hücum konusunda bir numara. Acıkınca düşman halkını yemeyi çok seviyor. Kurt; maymun ile aslanın tam arasında bir yerde. İyi öğrenebiliyor, ama maymun kadar değil. İyi savaşabiliyor, ama aslan kadar değil. İnek ise oyunu iyi olarak oynayacakların en yakın yardımcısı. İnsanları eğlendirmek için bol bol dans eden, sürekli odun, buğday toplayan, sanki hayata iyilik için gelmiş bir peri gibi inek. Savaşmak ve kötülük yapmak aklından bile geçmeyen için. Yanımızda olacak olan yaratığı seçtikten sonra genel oynanışı öğreten bölüme geçiyoruz.
 
Ancak her şey çok daha detaylı ve kapsamlı halde sunuyor. Şehrin ortasında bulunan merkez binada 4 adet heykel var. Bu heykeller oyun esnasında şehir insanlarının mutluluğunu ve isteklerini belirtiyorlar. Eğer heykellerden biri yükselmeye başlamışsa hemen üzerine elimizi getirip sorunun ne olduğunu öğrenmeliyiz. Genelde bu problemler açlık, kaynak eksikliği, ev sayısının az oluşu gibi strateji oyunlarında standart hale gelmiş sorunlar. Bunların çözümü için ise ister insanları görevlendirebiliyoruz istersek de ürünleri kendimiz toplayabiliyoruz. İlk olarak kaynak toplama yönünde ilerlemeli birkaç insanı tarlaya, birkaçını ağaç toplamaya göndermeliyiz. Nüfusun artması için de seçeceğimiz şanslı erkekleri damızlık olarak ilan ediyor. Kaynaklar toplandıkça, nüfus artıkça sorunlar da artıyor. Bu sefer daha çok kaynak toplamamız, daha çok ev yapmamız bir yandan da insanların mutluluğu için çalışmamız gerekiyor. Elbette bu anlattıklarım oyunu iyi yönde oynuyorsanız geçerli. Kötüyseniz hiç yardım etmeyebilirsiniz insanlarınıza, ama savaş yapmaya sıra geldiğinde yeterince asker bulmak için de sağlıklı ve mutlu erkeklere ihtiyacınız olduğunu unutmayın.

Black & White 2’ye başladığımızda Yunan medeniyetini yönlendiren olarak konuya giriyoruz. Baş düşmanımız Aztec medeniyeti ve ilk bölümde tüm insanlarımızı katlettikleri için öcümüzü almak üzerine ilerliyoruz. Karşımıza çıkacak olan diğer iki medeniyet ise, Norse (Norveçliler) ve Japanese (Japon medeniyeti). Temel yapı ilk oyunla aynı olmasına rağmen bu ikinci oyunda çok daha gelişmiş strateji öğeleri mevcut. Artık oyunda sürekli savaş halindeyiz ve bölümler ilerledikçe şehrimizi geliştirmek kadar korumak, hatta yeni yerleri ele geçirmek üzerine yoğunlaşıyoruz. Şehrimizi korumak için surlar örmeli, asker üretmek için askeri binalar yapmalıyız. Üstelik halkın mutluluğunu istiyorsak, yaptığımız binaları belli bir düzen içerisinde oturtmalı ve aralarına yollar döşemeliyiz. Bina yapımına biz karar veriyor olsak da akllıca düşünülmüş bir ayrıntı mevcut. Şehir halkı en çok neye ihiyaç duyuyor ise o kunuya ait olan binayı şehir merkezinde sergiliyor. Şehrin gereksinimini sağlamak için bina yapacaksak çok büyük ihtimalle halkın seçimi olan binayı yapacağımız için hiç ara menüye girmeden sadece şehir merkezindeki holograma tıklayıp yerleştirerek inşatı başlatabiliyoruz.
 
Her strateji oyununda standart olan ve ekranında altında bulunan bar, B&W 2’nin fazlasıyla stratejik öğe barındırıyor oluşundan olsa gerek yapımcılar tarafından eklenmiş. Sol alt köşedeki tuşa basarak açıp kapayabileceğimiz bu bar strateji oyunlarından tanıyacağımız cinsten. Burada yapmak istediğimiz binayı seçebiliyor, görevlerimizi takip edebiliyor, istatistikleri inceleyebiliyoruz. Ayrıca hayvanımız için de yapılmış bir bölüm mevcut. Burada hayvanımızın hangi konuda ne kadar bilgi sahibi ve deneyimli olduğunu görüyoruz. Oyunda yeni şehirleri ele geçirmeli dolayısıyla hem sahip olduğumuz insan sayısını hem de kaynak yönetimini arttırmalıyız. Yeni şehirler ele geçirmek için yapacağımız gayet basit; asker üretip saldırmak. Black & White temasına yeni eklenmiş bu özellik sayesinde artık yeterli sayıda asker üretip düşman şehirlere saldırmamız gerekiyor. Bunun için öncelikle şehrimize bir asker eğitim okulu açıyoruz. Daha sonra ise okulun üzerindeki bayrağı istediğimiz bir noktaya yerleştiriyor ve mouse’u sağa sola oynatarak nüfusun ne kadarını askere çağıracağımızı belirliyoruz. Eğer mouse’u sonuna kadar itersek sahip olduğumuz tüm erkekler askeri kıyafetler giyiyor. Oluşan orduyu yönetmeye başladığımızda yapacaklarımız iki temadan oluşuyor; yeni şehir ele geçirmek ya da düşmanla savaşmak. Yeni bir şehri ele geçirmek istediğimizde önce o şehri koruyan düşman askerlerini temizlemeli daha sonra da şehir merkezini ele geçirmeliyiz. Şehir merkezini kontrolümüze geçirme işlemi yaklaşık 1 dakika kadar sürdüğü için başka bir düşman birliğin saldırmamasını sağlamalı gerekirse iki farklı birlik yönetip, biri şehrin kontrolünü sağlamak için çalışırken diğer birlik de onları saldırıdan korumalı. Elbette yeni şehirler ele geçirirken en büyük askeri güç hayvanımız oluyor. Normal askerlere çok kolayca üstünlük sağlayan hayvanımız aynı zamanda düşmanın da sahip olduğu hayvanla dövüşmek zorunda kalabiliyor ki oyunun belki de en heyecanlı anları hayvanların kapışması esnasında yaşanıyor. Oyunumuzda şehrimizi çevreleyen surlar inşa edebiliyoruz.

Oyunda en can alıcı nokta hayvanımızı eğitmekten geçiyor. Eğer hayvanımızı iyi eğitememişsek ortalıkta fazla dolaşmaması için bir yere bağlardık. Bu sefer ise hayvanımız ne yapacağını bize anında söylüyor. Mesela bir bölümde ciddi yiyecek sıkıntısı çekerken hayvanımı yandaki düşman şehirden yiyecek çalmak üzerine eğittim. Böylece durmadan bana yiyecek taşıdı. Bir başka bölümde ise düşman şehirdeki insanları zehirlemek için hayvanıma dışkısını onların yiyecek depolarına bırakmasını öğrettim ve düşman halkın nüfusu zamanla azalmaya başladı. Black & White oyunlarında savaşın kaderini belirleyen faktör olan mucizeler, yine en önemli noktayı oluşturuyor. Standart büyüler su, ateş, iyileştirme, rüzgâr, elektrik ve meteor sıklıkla kullanacaklarımız. Bunları kullanabilmek için bir adet tapınak yapmamız ve mana toplanması için de dua eden insanlar yerleştirmemiz yeterli. Ancak bu ikinci oyunda çok daha güçlü olan mucizeleri gerçekleştirmek için özel bazı görevleri tamamlamalı ve Wonder ismi verilen özel binaları yapmalıyız. Wonder’ları inşa ettikten sonra kazanacağımız büyüler; Siren, Earthquake, Hurricane, Volcano. Siren mucizesini gerçekleştirdiğimiz taktirde gökyüzüne bir dalga yayılıyor ve düşman askerleri zararsız köy halkına dönüşüyor. Earthquake büyüsü ile adından da anlaşılacağı üzere ada üzerinde istediğimiz yerde deprem yaratıyoruz. Depremin olduğu yerdeki normal binalar yıkılıyor, çok güçlü binalar ise ağır hasar alıyor. Hurricane büyüsü ile bulunduğu yerdeki her şeyi havaya uçuran bir büyük bir hortum oluşturuyoruz. Üssümüze mancınıklarla saldırmaya gelen düşmanları geri püskürtmek için ideal. Volcano ise oyunun en güçlü büyüsü. Büyüyü aktif ettiğimiz yerde bir anda devasa boyutta yanardağ oluşuyor. Bulunduğu yerdeki herşeyi yıkıp yok ettiği gibi, etrafa lavlar fışkırtarak da ayrıca zarar veriyor. Oyunun istediğimiz bir anında mouse’u gökyüzüne getirip sol tuşa basılı tutarsak zaman çizelgesini istediğimiz noktaya alıp doğan güneşi batırabilir ya da henüz gün bitmişken yeniden gün doğumuna dönebiliriz.

B&W 2’nin grafikleri tek kelime ile mükemmel. Gün batımına dalıp gideceğiniz, kilometrelerce uzaktan ufacık olarak izlediğiniz adaya yakınlaşıp bir karakterin göz bebeğine kadar bakabildiğiniz kalitede grafiklere şahit olacaksınız. Üstelik yukardan baktığınızda karınca gibi gözüken insanlara yakınlaştığınızda gayet detaylı olduklarını faredeceksiniz. Bunların yanında sürekli değişen hava koşulları ve doğal bitki örtüsü de görselliği tavana vuran artılar. Hayvanımızın yüz mimikleri ve hareket animasyonları çok başarılı olduğu gibi hayat görüşümüz ile değişen dış görünüşü de bir o kadar güzel yapılmış. Dövüşen iki yaratığın birbirlerine pençe izleri bırakmaları çok iyi tasarlanmış.


Black & White 2 Battle Gods
Daha evvel özel güçlerini insanlar üzerinde kullanmakta olan bir tanrıyı canlandırıyorken, yeni oyunda çok daha kapsamlı stratejiler kurmamız gerekiyordu. Ayrıca Black & White’ın vazgeçilmezi olan sevimli (veya acımasız) yaratığımızın yapay zekâsı hatırı sayılır ölçüde geliştirilmişti. Bir sonraki adımda yapacağı işleri bize kafasında çıkan baloncuk ile işaret ediyor, biz de duruma göre karar veriyorduk. Gerektiğinde onu cezalandırıyor gerekirse sevip okşuyorduk. Savaş sistemi de elden geçirilen yapımın, dönemin gerçek zamanlı strateji oyunlarından geri kalmayan bir yapısı oluşmuştu. Gerekli binaları yapmamız, düzenli bir şehir kurmamız ve halkımızı bize itaat edecek şekilde yola getirmemiz gerekiyordu. İşte tam bu noktada oyunun ismini ve ana temasını oluşturan önemli karar mekanizmamız devreye giriyordu. Black & White oyununun temel özelliği olan iyi ya da kötü olma seçeneği tamamıyla bize bağlı idi. Amacımız sadece düşmanlarımızı alt etmek ve halkı bize itaate zorlamak olduğundan bunu ister güzellikle istersek de insanlara zulmederek sağlayabiliyorduk. Kısacası Black & White 2, ilk oyunun güzel olan her özelliğini üstüne birkaç unsur daha ekleyerek oldukça kaliteli bir biçimde bize sunmuştu.

Oyunda nerede kaldıysak aynı şekilde oyuna devam ediyoruz. Sistemimizde bulunmak zorunda olan Black & White 2’nin üstüne kurulan Battle of Gods’a farklı bir ana menüden girebiliyoruz. Başlangıçta hiç bir video veya demo izlemiyoruz. İlk olarak yapmamız gereken inek, goril, kaplan, kurt, kaplumbağa ve aslan seçeneklerine sahip hayvanlardan birine tıklamak. Eğer orijinal oyunun kayıt dosyasını hala saklıyorsak oradaki yaratığımızı alabiliyoruz. Daha sonra sıra hayat görüşümüzü seçmeye geliyor. Burada da iyi, kötü veya nötr olan taraflardan birine dahil olabiliyoruz. Bu seçenekler arasındaki farklar ise başlangıçta verilen tribute puanlarını ve bina yapısını oluşturuyor.

İlk adamıza adımımızı attığımızda yapmamız gerekenler tüm stratejilerde olduğu gibi; kaynak topla, asker üret, insanları mutlu et ya da onlara eziyet et. Elbette bunları yaparken en büyük yardımcımız olan yaratığımızı da eğitmeli, savaş sırasında bizi temsil edeceği için yeterince güçlendirmeliyiz. Battle of Gods’ın en belirgin farklılığı iskelet ordularını içeriyor oluşudur. Bu kötülük ordusu ölüleri canlandırarak çok fazla askerden oluşan ordularla üstümüze saldırıyor. Yani sizin anlayacağınız Battle of Gods’da bol bol savaş yapacağız ve sürekli saldırılara hazır olmamız gerekiyor. En çok önem vermemiz gereken tribute puanlarını iki şekilde toplayabiliyoruz. Birincisi ve asıl toplama kısmını oluşturan dualar, halkımız tarafından bize gönderiliyor. İkincisi ise haritanın etrafına dağılmış olan beyaz parşömenler. Bunlara tıkladığımızda oyun içinde farklı bir tat sunan mini oyunları deniyoruz. Basit bulmacalar ve mini refleks oyunları gibi seçeneklere sahip olan bu aşamaları başarı ile atlatırsak, fazladan tribute puanı alıyoruz.


mac oyunlarõ