Fable The Lost Chapter
Fable, oyun üstadı olan Peter Molyneux tarafından yapıldı. Kendisini Black & White ve şu an yapım aşamasında olan The Movies'den hatırlayabiliriz. Yani, oyunumuz emin eller tarafından yapıldı. Bu yüzden başarılı olması kaçınılmazdı.
 
Eleştirmenler tarafından bir sürü ödüle layık görülen, dehşet olmakla birlikte güzel olabilme kapasitesine sahip, güzide oyun Fable: The Lost Chapters, sonunda Mac'lerimize de konuk oldu. Fable, gerçektende RPG severler tarafından beğenildi ve oynandı. Role Playing oyunları her zaman favorim olmuştur. Mac'in başına oturduğum zaman, masaüstünde güzel bir RPG oyununun ikonunu görmek isterim. Fable, oyun üstadı olan Peter Molyneux tarafından yapıldı. Kendisini Black & White ve şu an yapım aşamasında olan The Movies'den hatırlayabiliriz. Yani, oyunumuz emin eller tarafından yapıldı. Bu yüzden başarılı olması kaçınılmazdı. Şimdi giriş kısmını fazla uzatmadan bu rüya yapımın konusuna geçelim. Albion’da yaşayan ufak kahramanımız, her zaman büyük bir savaşçı ve kahraman olma hayali ile yanıp tutuşuyordu. Bazen rüyasında bu hayalinin gerçek olduğunu görüyor ve ilerisi için büsbütün heyecanlanıyordu. Yeni doğan günlerden birisi, diğerlerinden daha farklıdır çünkü bugün kızkardeşinin doğum günüdür. Bir şekilde hediye alıp bunu kızkardeşine sunması gerekmektedir. Ne yapar ne eder bu hediyeyi alır, tam verirken, kasaba haramilerin saldırısına uğrar. Çocuk bir şekilde kendisini kurtarır ve haramilerden saklanır. Yalnız, saldırının bitmesinden itibaren, köyde yaşayan herkes ölmüştür, maalesef ailesi de. Ne yapacağını şaşırmıştır ufak çocuk ve koşup evine bakmaya gider. Babasının cansız bedenini yerde gördünce yıkılır ve ağlamaya başlar. Bu sırada kafasını kaldırır ve bir haraminin üzerine doğru geldiğini görür. Ne yapacağını bilmez bir halde beklerken saldıran haydut birden bire cansız yere yığılır.

Guild of Heroes isimli tarikatın başı Maze, onu ölümden kurtarmıştır ve artık kendi himayesi altına alıp, Guild of Heroes’da onu yetiştirerek büyük bir kahraman haline getirecektir. Çocuk tüm bunlara anlam veremez ve halen ailesinin acısını derinden hissetmekte, intikam ateşiyle de yanıp tutuşmaktadır. Tarikatta seneler süren bir eğitime tabii tutulur ve sonunda artık sağlam bir savaşçı haline gelip, hayatını bu şekilde yürütmeye başlar. Anlattıklarımın hepsi, Fable hikayesinin başlangıcı, ancak bu kısımların hepsini de tamamen biz oynuyoruz. Oyunumuza ilk başta çocuk olarak başlıyoruz. Questleri tamamladıkça karakterimiz gelişiyor ve yaşlanıyor. Oyunun başındaki kısa videonun ardından, babamız bize kız kardeşimizin doğum gününü unuttuğumuzu hatırlatıyor ve oyunda ki ilk quest'imizi alarak başlıyoruz. Buradaki görevimiz kız kardeşimize hediye almak. Bunu bir alıştırma bölümü olarak adlandırabiliriz. Hediye için yaptığımız bir iki kısa şeyden sonra köyümüz haydutlar tarafından, başka bir deyişle kötü adamlar tarafından saldırıya uğruyor. Bu haydutlar köyü talan edip, kız kardeşimizi kaçırıyorlar. Ayrıca burada bir sürü üzücü olay yaşanıyor. Küçük kahramanımızın gözü önünde babası katlediliyor. Biz de kahramanlar mezhebinin (bundan sonra Heroes' Guild olarak bahsedeceğim) başında olan kişinin yardımıyla hayatta kalıyoruz. Daha sonra bu kişi bizi Heroes' Guild'e götürerek bir kahraman olmamız için, eğitilmemizi sağlıyor. Kısa bir videonun ardından, 18 yaşında bıçkın bir delikanlı olarak oyuna başlıyoruz.

Fable’da karşımıza boss yaratıkları da çıkacak. 3. bölümde ında dev bir arı ile karşılaştım. Boss kategorisindeki bu yaratığı rahatça alt ettikten sonra ödül olarak elimizde bunun kafasını tutabiliyoruz. Daha sonra, gezeceğimiz kasabalarda elimizde bu arının kafasını tuttuğumuzu gösterek insanların dikkatlerini üzerimize çekebiliyoruz. Göründüğü gibi Fable, tamamen özgürlükçe ve her hareketin sonucunu gerçek zamanlı olarak görebileceğimiz bir yapım. Sağlık ve mana durumumuzu düzenlemek için çok çeşitli iksirler var. Etrafta bulunan yiyecekleri alarak ya da direkt olarak tüccarlarla iletişim kurarak, sağlık durumumuza katkıda bulunabiliyoruz. Tabii bunların dışında, kullanabileceğimiz iksirler de söz konusu. Manamızı ya da sağlık durumumuzu, iksir içerek düzeltebiliyoruz. Bunun yanında, öldükten sonra reenkarnasyon yaşayabileceğimiz bir iksir de bulunuyor. Karakter modellemeleri olsun, iç-dış mekanlar olsun oyunun masalsı havasına yakışır düzeyde. Fable'nin dünyası gerçekten büyük ve detaylı. Oyunun gidişatı ve hikayesi, aralarda giren kısa videolarla çok güzel bir şekilde anlatılıyor. Hikayenin çizgi romanvari ve masalsı anlatımının bu kadar renkli olması oyuncunun oyundan kopmasını engelliyor.

Oyundaki seslendirmeler ve çevresel sesler, oyuna yakışır bir biçimde güzeller. Karakter seslendirmelerinde çok özenildiği ilk bakışta anlaşılıyor. Karakterlerin ruh hali seslendirmelere iyi yansıtılmış. Bir de müziklerin muhteşemliği eklenince oyunun işitsel özellikleri, tadından yenmiyor. Silah seslerinde ve büyü seslerinde olsun, çevresel seslerde olsun yapımcıların gösterdiği özen fark ediliyor. Müzikler ise, ayrı bir harika. Oyunda kullanılacak parçalarında özenle seçildiği çok belli. Müzikler hiçbir zaman kulak tırmalamıyor. Fable'nin en güzel yanı kontrolleri... Hakikaten çok rahat ve alışması kolay kontrolleri var. Karakteri birkaç tuşun yardımıyla çok rahat bir biçimde yönlendirebiliyorsunuz. E tuşu ile okumuzu, Q tuşu ile kılıçları, baltaları vb. kullanabiliyoruz. Shift ve Mouse tekerleğinin yardımıyla büyüler, 1 ve 9 arasındaki tuşlarla da konuşma, dans etme, item verme gibi eylemleri gerçekleştirebiliyoruz.

Invertory ise az da olsa KotOR serisindekilere benziyor. İksirler, kıyafetler, silahlar vb. ayrı bölümler halinde kullanılıyor. Ama burada da kesinlikle bir karışıklık yok, kullanımı çok rahat. Az daha bahsetmeyi unutuyordum, oyunda savaş sırasında rahat çarpışmamızı sağlamak amacıyla bir düşmana kilitlenme seçeneği konulmuş. Bunun da oynayışa çeşitlilik kattığını söyleyebiliriz. Evet, kontrol kısmında da eksi sayılabilecek bir olumsuzluk yok. Fiziklere de kısaca değinmek gerekirse, aslında pek bahsedilecek bir şey yok :) RPG oyunlarında bence fizik pek önemli bir unsur değildir. Aslında böyle fantastik yapımlarda bazı fizik unsurlarının ihlal edilmesi esastır. Oyunda sadece belirli nesnelerle etkileşime girebiliyorsunuz. Ama bunu eksi olarak göstermiyorum. Nedenini yukarıda belirttim. Şimdi de oyunun biraz quest yapısından bahsedelim. Oyunda hikayeye bağlı questler Heroes' Guild'da bulunan büyük dünya haritasından alınıyor. Ayrıca dolaşırken gördüğümüz NPC'lerden ve oyunda kurcaladığımız yerlerden questler bulabiliyoruz. Questleri tamamladıkça ve yaratıkları kestikçe kazandığımız experience (deneyim) puanlarını Heroes' Guild'de bulunan yeşil ışığa girerek kendimize yetenek olarak ekleyebiliyoruz. Bunlar kısaca;:

Strength: Yani kuvvet. Bu başlık ayrıca; physique, health, toughress olmak üzere üçe ayrılıyor.
Skill: Hüner başlığı da üç alt gruba ayrılıyor. Speed, accunary ve guile.
Will: İrade bölümü de daha çok büyülerle ilgili. Bunlar: attack spells, surround spells, physical spells ve magic power.
Fable: The Lost Chapters, NPC çeşitliliği bakımından çok zengin. Oyun süresince birçok kişiyle tanışıp haşır neşir olabiliyorsunuz. Oyun içerisinde karşımıza satıcı, tüccar gibi kimseler çıkabiliyor. Bu kişilerle item alışverişi yapabiliyorsunuz. Bazı satıcılar belirli yerlerde ikamet ederken, bazıları da bizim gibi gezgin olabiliyor. Bu kimselerin umulmadık yerlerden karşımıza çıkması işimize gelebiliyor.

Fable dünyasında belirli bir derecede özgürüz. Mesela istediğimiz gibi dövme yaptırabiliyor, istediğimiz gibi saç stilimizi değiştirebiliyoruz. Bazı kimseler bize aşık olabiliyor ve onlarla evlenebiliyoruz. Ev satın alabiliyoruz, satın aldığımız bu evlerin duvarlarına önemli questlerden topladığımız hatıraları asabiliyoruz. Bunun gibi daha hatırlayamadığım bir sürü ekstra Fable'de mevcut. Ama bütün bu olanlar bir gerçekçilik çerçevesinde oluyor. Örnek olarak, savaşlarda aldığımız bazı önemli yaraların izleri geçmiyor, yaptırdığımız dövmeler yılların etkisiyle solabiliyor. Adamımızın yaşlandıkça saçları beyazlıyor, sakalı uzuyor ve eğer çok iyi biri olursak kafamızda halka, çok kötü biri olursak da boynuz çıkıyor.


mac oyunlarõ