Medieval II: Total War
1080-1530 yılları arasında geçen oyun her noktasıyla tamamen değişmiş. Her devlet için ayrı konular ve görevler söz konusu. Bulunduğunuz stratejik konuma göre de farklı şekillerde ilerleme kaydetmek durumunda kalacaksınız. Medieval 2: Total War tüm yönüyle serinin en iyi oyunu olmaya aday…
 
Medieval: Total War'daki tadı serinin diğer hiç bir oyununda alamadığını söyleyen oyuncular olmuştur. Onlar için MTW serinin en iyi oyunu ve vazgeçilmezidir. Onun ismini taşıyacak bir oyunun yapılması ise onların belki bu konudaki en büyük dileğiydi. Seri, aradan geçen yaklaşık 4 senenin ardından tekrar Medieval II: Total War adı altında karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.  Karşınıza 5 tane devlet çıkacak. İlk başta bu devletlerle oynamak zorundasınız . Bunlar , Kutsal-Roma German İmparatorluğu , İngiltere , Venedik , Fransa ve İspanya . Hoş daha sonra oyun dosyalarından biri olan bir dosyada yapılan küçük bir değişiklikle , bütün devletler açılıyordu fakat ben yapımcıların bir bildiği vardır dedim , Roma-German ile başladım. İlk 4-5 turn ekonomik durumu düzelttim, Hitler’in yaptığı gibi İtalya ile, yani Milan , Sicilya, Papalık ve Venedik’le dostluk anlaşması imzaladım , daha sonra Polonya , Hollanda , İskandinavya , Fransa istikametinde yayıldım . Bayağı bir yayıldım , daha sonra hemen hemen bütün devletler açılmıştı . Oyunun oynanışı çok hoşuma gittiği için uzun bir süre oynadığımı belirtmek isterim.

1)Diplomasi: Oyunda her ne kadar diplomatlar varsa da , hiçbir işe yaramıyor . Başlarda diplomatlarınızı yollayın , siz yollamasanız da onlar yolluyor hoş , ticaret anlaşması , harita bilgisi ve dostluk anlaşmaları imzalayın . On , bilemediniz yirmi tur sonra , dost olduğunuz , hiçbir yamuk yapmadığınız ülke gelecek , size saldıracak . Oyunda 30 turdan sonra diplomasinin d’si kalmıyor , oyunun eksikliği bu , en büyüklerinden biri hatta . Meselâ şöyle düşünün , 4-5 ordunuz var belirli bir alanda , hepsinin niteliği çok iyi , onlarca şehriniz var , düşmanın son şehrini kuşatmışsınız , diplomat geliyor ve size diyor ki “Çekil ve bize x miktarında para ver , yoksa saldırırız.” Şimdi gülsem mi , ağlasam mı ? Ben yayılmışım dünyaya , ekonomimim kusursuz , ordumun ayak sesleri yeri göğü inletiyor , ama tek bir şehri , iki de mızraklı birimi kalmış devlet geliyor , beni tehdit ediyor , barış teklif ediyorsun yüzlerce altın verip kabul etmiyor vs. Çok saçma açıklar ve hatalar var bu bölümde .

2)Ordu Yönetimi: Ordunuzu şahane biçimde donattınız , sürdünüz düşman topraklarına , onlar da karşılık verdi , otomatik savaş yerine kendiniz yönetmeyi seçtiniz . Savaş düzenine göre ayarladınız askerlerinizi , her şey yolunda gidecek diye düşünüyorsunuz fakat öyle olmayabilir . Zira oyundaki buglardan dolayı , atlılarınıza “Charge!” dediğiniz zaman atlılar koşmayabiliyor veya bundan daha kötüsü , dediğiniz doğrultuda koşmuyor , koşsa bile düşmana yakınlaştıktan sonra duruyor ve yürüyerek saldırıyor . Bu da bonus attack olayını düşürüyor , e hâliyle gereksiz kayıplar veriyorsunuz . Bu da sizi oyundan soğutuyor .

3)Ekonomi ve halk: Dürüst olacağım , şahsen bu oyunu yıllardır dur durak bilmeden oynuyorum , ama ekonominin hâlâ neye göre belirlendiğini , neye göre artış-iniş gösterdiğini anlayamadım . Marseille ve Antioch gibi liman şehirlerinde , özellikle Antioch’da , “income” olarak 8000 civarı parayı gördüğümü hatırlıyorum fakat , şehri ne kadar geliştirdiğiniz de önemli . Coğrafya ondan daha önemli , zira Frankfurt , Innsbruck gibi, Avrupa’nın ortasında , dağlarla çevrili yerleri geliştirseniz de pek para gelmiyor . O yüzden uluslar arası yollar üzerinde olan , denize kıyısı olan şehirleri ele geçirip , ağırlığı oralara verirseniz , vergiler düşükken bile yüksek bir gelir elde edebilirsiniz . Fakat din olarak halkı kendinize bağlamayıp , halkı mutsuz ederseniz, isyanlar ardı ardına gelir , en sonunda kovulursunuz şehirden .
4)Otomatik Savaş : Bunu da bir eksiklik olarak görüyorum, zira ordu oranı 10:3 olduğu zamanlarda bile yenilmeniz kaçınılmaz olabiliyor.

5)Moğollar ve Timurlular: Eğer Türklerle, Bizansla, Mısırla vs. gibi Anadolu’ya yakın devletlerle oynuyorsanız , bu ikiliye dikkat edin . Moğollar bildiğim kadarıyla , 15 tane orduyla geliyorlar, generallerinin tüm özellikleri tam , ayrıca 15 ordunun 10 tanesindeki askerlerin rütbeleri gümüş , yani sizin 10 atlı biriminize eşit olarak , Moğolların ve Timurluların bir tek mızraklı askerleri yetiyor . Gerçekten böyle miydi diye bakıyorum târihe , bir üstünlük var da, bu kadar değil. Yalnız şunu baştan söyleyeyim ki , normal ve en zor derecede oynayan biri olarak, Moğolları veya Timurluları, büyük-küçük kayıp vermeden durdurmak mümkün değil . Roma-Germen ile oynarken , 6-7 tane ordumla, tek bir ordularını yenememiştim . Biraz adaletsiz geldi, otomatik savaş yapıyorum çünkü , öbür türlü bilgisayarım 8000 birimi kaldırmıyor , iki arada bir derede kalıyorsunuz. Yapacağınız en mantıklı olay, Spartalıların yaptıkları gibi, kaleleri mızraklılarla donatıp , gelmelerini beklemek veya Moğollar geldikten sonra , Timurluları beklemek üzere (zira bu ikili birbirini kırıyor) geri çekilmek , başka yolu yok

6)Papalık, Haçlı Seferleri ve Cihat: Eğer oynadığınız devlet Katolikse, Papalık’ta yerinizi alıyorsunuz, zira kendi ayaklarınız üzerinde durabildikten sonra , inanın bana Papa işe yaramaz. Fakat yararlanmasını bilmelisiniz . Yani şöyle ki , Papayla iyi geçinin , Haçlı Seferleri’ne katılın , yağmalayın , ordunuzu geliştirin , iyice geliştikten sonra , Hıristiyan dünyasında bölünmeler başlayacak , bunun sonucunda düşmanlarınız da.
Cihat olayını biraz farklı. Araplar ve Mısırlılar çok alakasız , alınması 3-4 tur bile sürmeyecek isyancı şehirlerine Cihat ilan ediyor , Cihat hakkı boşa gidiyor. Oyunda Müslümanlara ve Türklere bir üstten bakma sezdim, bunu da söylemek isterim . Zaten Türkler direkt olarak Arap gibi lanse etmişler. Maşallah Alman’ı, Fransız’ı aksanına kadar yapmışlar da, Türklerle Arapları bir tutmuşlar. Oyunda beni en çok rahatsız eden konu esasında bu oldu.

Medieval 2: Total War da aralarında Osmanlı'nın da bulunduğu oynanabilir 21 ayrı devlet ve birlik olacak. Osmanlı(Türkler) , İngiltere, Fransa, İskoçya, Portekiz, Roma İmparatorluğu, Danimarka, İspanya, Rusya, Macaristan, Mısır, Polonya, Tumuridler, Bizans, Mongollar, Aztekler, Moorlar(Araplar) ve bunların dışında Papal States, Sicilya, Milan ve Venice ile oynama şansımız var. Oyunda her devletin kendine has askerleri ve birlikleri olacak. Savaş biçimleri de aynı oranda değişecek. Kısaca Türk birliklerini saymak gerekirse.

Azabs
Bekar erkeklerden oluşan zayıf bir birliktir. Yol ve köprülerde korumalık yapmakla görevlidirler ve her şehirde bulundurulması gereken bir birliktir.

Town Militia (Köy Milisleri)
Mızraklı ve hafif zırhlı bir birliktir. Köylerin ve yolların asayişinden sorumludurlar.

Spear Militia (Mızraklı Milisler)
Mızraklı bir birliktir. Yassı bir zırha sahiptirler ve köy milisleriyle aynı işi yapmalarına karşın daha kaliteli ve daha iyi eğitimli askerlerdir

Turkish Javelinmen (Türk Ciritli Askerler)
Mızraklı milislerden oluşturulmuş bir birliktir. Zayıf zırhlıdırlar ve okçu birliklerine karşı çok etkilidirler.
Janissary Heavy Infantry(Yeniçeri, ağır zırhlı piyadesi)

14. yüzyılın ortalarında oluşturulan birlik, savaş sırasında Sultan'ın sürekli yanında ve en iyi askerlerden seçilmiştir. Osmanlı'nın ilerlemesindeki en büyüt etkenlerden biridir.

Saracen Militia(Saracen Milisleri)
Bir tür koruma. Çok iyi eğitimli ve iyi zırhlı bir süvari birliğidir.

Halberd Militia(Teber Milisleri)
Halberd, Türkçe adıyla teber denilen uzun saplı ve tehlikeli bir silahı kullanan birliklerdir. Şövalyelere karşı geliştirilmiş olan birlik, çok etkilidir.

Hashishim
Bir suikastçi birliğidir. İşlerini gizlilikle yürüten gizli katillerdir. İrandan örnek alınarak oluşturulmuştur.
Dismounted Sipahi Lancers(Ayrık Mızraklı Sipahiler)
Mızraklı sipahi birliğidir. Diğer sipahiler gibi derebeyliğine bağlıdırlar. En iyi sipahi birliklerindendir. Atla savaşabildikleri gibi atsızda savaş sırasında etkili olabilmektedirler.

Peasant Archers(Köylü Okçular)
Oklarını avlanmak için kullanan bir birliktir. Aslen köylüdürler ve sadece geçinmek amaçlı okçuluk yaparlar. Yanlarında bıçakları ve kendilerine yetecek oranda zırhları mevcuttur.

Turkish Archers(Türk Okçuları)
Oymak üyeleri, çiftçiler ve fethedilmiş bölgelerin insanlarının karışımından oluşan bir birliktir. Milletinin en alt tabakasından seçilirler. Avlanmak için kullandıkları ok ile çok kaba bir hayat biçimine sahiptirler.

Ottoman Infantry(Osmanlı Piyadesi)
Osmanlı Piyadeleri dayanıklı askerlerdir. İyi bir zırha ve iyi silahlara sahiptirler. Kılıç ve ok kullanma kabiliyetine sahip askerlerdir.

Janissary Archers (Yeniçeri Okçuları)
Uzun menzilli atış yapabilen ve düşmanlar dizili beklerken uzaktan atışlarla düşmana zarar verebilen bir birliktir. Elit bir gruptur.

Janissary Musketeers (Yeniçeri Silahşörleri)
Düşman ateşine dayanabilen bir gruptur ve çok hızlı bir şekilde saldırı yapabilme yeteneğine sahip bir menzil birliğidir.

Naffatun
Naphtha denilen bir kimyasal karışımın bulunduğu seramikleri düşmana fırlatarak ölümlerine sebep olabilen bir birliktir.

Hand Gunners(El Topçuları)
İlk toplar tamamen ilkeldi. Bir şekilde el ile patlatılması lazımdı. Bu çok tehlikeliydi tabii ki. İşte bu birlik bu görevi üstlenen bir birliktir.

Sipahi Lancers(Mızraklı Sipahiler)
Sipahiler derebeyliğine bağlı süvarilerdir. Osmanlı topraklarının batı bölgelerinde çok sayıda sipahi bulunur. Bunlardan Hıristiyan olanlarda vardı.Yakın dövüşte etkili birliklerdir.

Qapukulu(Kapıkulu)
Kapıkulu askerleri savaş esirlerinden, genç yaşta alınıp yetiştirilen asilzadelerin ve Müslümanlaştırılan, Hıristiyanların çocuklarından oluşan üst düzey bir birliktir. Aralarından orduda rütbeli askerler yetişir. Birebir savaşta çok etkilidirler. İyi bir zırha ve silahlara sahiptirler.

General's Bodyguard (Generalin Koruması)
Savaş alanında komutanı korumakla yükümlüdürler. Çok iyi zırha ve silaha sahip olan bu askerler, çok sadık, çok güvenilir kişilerden seçilir ve savaşlar sırasında çok büyük kahramanlıklar gösterdikleri olur.

Turkish Horse Archers (Türk Atlı Okçuları)
Hayatlarını atın üstünde geçirmeye alışmış olan bu birlik, fakir insanlardan ve alt seviyeden seçilmiştir. Çok iyi at binicisi olan bu güçlü birlik ok kullanımında da oldukça iyidir.

Turkomans
Hayatları at sırtında geçen Türk göçebeleridirler. Acımasız ve vahşi bir üne sahiptirler. Karma okları onların ana silahıdır. Kargaşa içerisinde olmaktan mutludurlar. Atışlarıyla düşman birliklerini yarabilme yetenekleri vardır.

Sipahis
Derebeyliğine bağlı birliklerdir. Osmanlı şahıslara bu askerlerden yetiştirme ve tüm masraflarını karşılama şartı ile toprak verir. Bu yüzden adları Tımarlı Sipahi olarak bilinir. En iyi zırha sahip birliklerdendir. Çok iyi atıcılardır ve savaşın gidişatında önemli rol oynarlar.

Bu tür birliklerin dışında oyunda bulunan Türkler'in kullandıkları uzun menzilli silahları ise şunlar. Ballista, Catapult(mancınık), Trebuchet, Cannon(büyük top), Bombard(bombardıman topu), Grand Bombard(büyük bombardıman topu), Monster Bombard(devasa bombardıman topu)

Oyunun grafiklerinin yeteri düzeyde olduğunu belirtmek isterim. Komutanların söyledikleri laflar, müzikler, şahane! Meselâ kale savaşına gireceksiniz, sayıca azsınız, savaşa girmeden önce komutanın sert ve gırtlaktan gelen bir aksanla “Swiftly or slowly , I care not ! Just kill them !” demesi, sizin savaşı kazanmanızı sağlıyor. Sonuç olarak, MTW II, bu türün öncesini oynamış veya yeni başlamak isteyenler için son derece ideal ve zevkli bir oyun olduğunu belirtmek isterim. Sizi saatlerce ekrana kilitleyeceğine emin olabilirsiniz.
 
 


mac oyunlarõ