Age of Empires III Discovery + Asian + WarChiefs
Yapımcılar, ortaçağın hemen ardından keşif çağlarını konu alan yeni senaryolarını hazırladı. İşte karşınızda dünyanın en büyük keşiflerinden biri; Age of Empires III Discovery…
 
Age of Empires serisinin her sürümü, otoriteler tarafından aldığı ödüllerin haricinde rekor sayıda gerçekleştirdiği satışları ile de adından çok söz ettirdi. Ensemble Studios, bizlere daha evvel hiç görmediğimiz kadar gerçekçi birim animasyonları sundular, başarılı olan yapay zekâya sahip düşmanlar karşısında soğuk terler dökmemize neden oldular. Yeni sürümde yapımcılar sadece grafikleri değiştireceklerini değil oyun içindeki standart olan pek çok olguyu da baştan aşağıya yenileyerek baştan yarattılar.
 
Oyunun grafikleri mükemmele yaklaşır derecede arttı. Oynanabilirliğin güzel yanları aynen korunurken, birçok yeni öğe, oyunun her anında stratejik kararlar vermemizi sağlayacak özellikler eklendi. Zevkle izlediğimiz ve tadı damağımızda kalan traillerin ardından göze hoş gelen ve stratejik öğeleri içinde en çok barındıran seri olarak karşımızda duruyor. Açılış videosunda Fransızı, İngilizi, İspanyolu “Yeni Dünya” olan Amerika’ya keşfe çıkıyor. Sonunda karşılaştığımız ana menü eski sürümlere göre biraz daha kapsamlı gözüküyor. İlk olarak arkaplanın 3D olduğu dikkatimizi çekiyor. Menünün ilk seçeneği “Learn to Play” sayesinde, eğer Age of Empires oyunu ile ilk defa karşılaşıyorsanız bilmeniz gereken her şeyin anlatıldığı alıştırma bölümlerine giriyorsunuz. Buranın iki alt seçeneğinden “Master the Basics” ile mouse’u nasıl kullanacağımız gibi en basit bilgiler anlatılırken ikinci seçenek olan “Try a Game” ile savaş esnasında nasıl hareket etmemiz gerektiği anlatılıyor. Single Player moduna giriş yapmak istediğimizde 4 adet alt seçenek ile karşılaşıyoruz. Campaign, Skirmish, Custom Senario ve Saved Games. Campaign modu tek kişilik olarak oynanılacak esas olan ve hikayeye dayalı bölümü. Bu seçenek üzerinden gittiğimizde, üç adet ana temadan oluşan uzun hikayeyi oynuyoruz. İlk bölüm, Osmanlılar (Ottomans) tarafından istila edilmekte olan Malta’nın şövalyesi St. John’un hikayesini konu alıyor. Oyunun bu ilk bölümlerinde Türkler’in savaşçı ve zalim görünen tavrı biraz rahatsızlık veriyor. İlk bölümlerde görevler gereği Türk Bayrağı taşıyan bina yok ediyoruz, ancak ilerleyen bölümlerde aslında gerçek düşmanımızın Türkler olmadığını hatta bizi büyük bir ihanetten koruyanlar olduklarını anlıyor ve Türkler ile omuz omuza dövüşüyoruz. Diğer bölümlerde sırasıyla Kızılderililerin, daha sonra da Fransızların hikayesini oynamaya devam ediyoruz. Hikaye modu için söylemek gereken ayrıntılar, entrikalar üzerine kurulu olduğu yönünde. Yani birkaç bölüm geçtikten sonra bile hâlâ kimin dost kimin düşman olduğunu net kestiremiyorsunuz. Aslında hemen her strateji oyununun senaryo kuralı olan en yakın dostun tarafından aldatılma burada da karşımıza çıkıyor, ama tarihin tozlu sayfalarını karıştırdığımızda da farklı bir şey görmeyeceğimizi bilmemiz gerek.

Oyundaki genel farklılıklardan bahsedelim. Değiştirilen ve geliştirilen sayısız özellik olduğundan aklımda kalan her şeyi bir bir açıklamaya çalışacağım. İlk olarak oyunumuzda artık üç adet kaynağımız var; et, odun ve para. Taş ihtiyacını ortadan kaldırmış durumdayız. Oyunun ana fikri keşif üzerine kurulu olduğundan her bölümde mutlaka haritayı araştırmalıyız. Çünkü haritaların en kuytu köşeleri hazinelerle dolu. Genelde herbiri vahşi hayvanlar tarafından korunuyor olduğundan, en az üç dört askerden oluşan keşif grupları yapmalıyız. Diğer yandan oyunun ticaret kısmı iyice arttırılmış. Bulunduğumuz haritalarda sürekli dolaşan Kızılderili ticaret kolonileri var. Eğer bu ticaret yollarını ele geçirirsek sürekli para akışı sağlıyoruz. Yeni eklenen bir diğer özellik de çevredeki minik kabilelerle ortaklık kurmak. Haritaların sağında solunda genelde bir iki barakadan oluşan kabilelerin yanlarına Trading post denilen birimlerden kurarsak, burada yaşayan kabile üyelerinden askerler üretebiliyoruz. Hatta sadece asker üretmekle kalmayıp bu kabilelerin kendilerine has olan özellikleri de kendi askerlerimize gelişim sağlayarak ekleyebiliyoruz. Ensemble Studios oyuna artık hafiften RPG havası katmak istemiş olacak ki savaşlar esnasında yaptığımız her hareketten deneyim puanı kazanıyoruz. Kimi zaman bir hazineyi ele geçirince, kimi zaman ise esir olan askerlerimiz kurtarınca topladığımız deneyim puanları sayesinde seviye atlıyoruz. Atladığımız seviyeler sonucunda da ana şehrimizden gelecek olan birim veya gelişimlerin neler olacağını belirliyoruz.

Age of Empires III’ün en büyük yeniliği arkadaşlar Home City. Her bölümde ilk yaptığınız ve sürekli korumak zorunda olduğunuz ana şehrinizde kendi kendine bir üretim oluşuyor. Biz de düzenli olarak şehrimizi ziyaret edip ihtiyacımız olan askeri birim, gelişim ya da kaynağı sipariş ediyoruz. Bu sipariş işinin gerçekleşmesi için ekranın sol tarafında duran bayrağımızı kullanmamız gerekiyor. Biz düşmanları öldürdükçe bu bayrağın altındaki bar doluyor ve bize bir siparişlik hak tanınıyor. Bayrağa basıp şehrin içine girdiğimizde o anda bulunduğumuz çağa göre sipariş seçeneklerine tıklıyoruz. Sipariş içerikleri birkaç köylü getirme, yiyecek yardımı alma, birkaç adet askeri birim getirtme ya da mevcut olan birimleri geliştirme gibi özellikler. Bu seçenekleri atladığımız seviyeler karşılığında alırken, ulaşabileceğimiz en yüksek çağ da önemli rol oynuyor. Ana şehrimiz içinde bir sonraki bölümde ihtiyaç duyacağımız objelerin seçimini yaparken istersek şehrin görünüşünü değiştirecek bazı gelişimler yapabiliyor, binaların renklerini değiştirebiliyor, üzerlerine flamalar asabiliyoruz. Diğer minik değişiklerden biri de sur kapıları. Age of Empires oyunlarında düşmanın şehrimize girmemesi için sur örer, kendimizin girip çıkacağı kapılar açardık. Ancak bu kapılardan biz geçerken açık olmasını fırsat bilen düşman da hemen sızarlar ve şehrimize girmiş olurlardı. Bu sefer oyunumuzda sur kapısı açık bile olsa düşman içeri giremiyor. Yiyecek için bol bol yaptığımız tarlaların yerini artık Mill binaları almış. Burada tarım yapılırken birden fazla köylüyü çalıştırabiliyoruz. Gayet mantıklı hale gelmiş olan ağaçlar arasında yürüyebilme özelliği sur yapımının değişmesine de neden olmuş. Ürettiğimiz askeri birimler tek tek değil beşerli gruplar halinde çıkabiliyorlar. Böylece askerden bir tane üretirken geçen zamanda 5 tane üretebilirsiniz.

Her oyuncu önce senaryo görevlerini bitirir ve multiplayer modunda oynar. Kendi kendimize alıştırma yapmak istediğimizde en çok başvuracağımız seçenek Skirmish modunda kendimize istediğimiz ırkı seçip karşımıza da istediğimiz sayıda ve ırka tabi düşmanları belirleyerek son ayakta kalanın kazandığı oyun moduna giriyoruz. Sadece üretim ve savaştan ibaret olan bu mod belki de en çok varyasyon içerdiğinden ve her defasında farklı olduğundan en çok sevilen seçeneklerden biri diyebilirim. Age of Empires III en iyi grafikli strateji oyunu diyebilirim. Özellikle ışık, sis ve su efekti ile tavana vuran görsellik süslenen parçacık modelli hasar şekli ile grafiksel olarak son noktaya ulaşmış. Bir binaya top ile saldırı yaptığınızda her vuruşunuzda binadan birkaç parça kopup etrafa yayıldığını ve son patlaması ile yerle bir olduğunu görebiliyorsunuz. Askeri birimlerin hareket animasyonları gayet başarılı. Sesler konusunda her zaman iyi iş çıkaran Ensemble Studios; mükemmel seslendirmeler ve gerçeğine son derece yakın ses efektleri ile de kulaklarımıza bayram yaşatıyor. Age of Empires III’te ana hikâyede yan rol oynasa da Osmanlılar pek çok bölümde boy gösteriyor. Osmanlılar başlangıçta işgalciymiş gibi gösterilse de hatta oyun içinde geçen bir cümlede "I am Scothish, and you are Turkey dog!" dense de daha sonra hikayenin akışı şekillenince aslında Türkler'in kötü bir amaç gütmedikleri, hatta İskoçlar'a yardım ettikleri anlaşılıyor ve o sözü sarf edenler ile omuz omuza dövüşüyorlar. Ana hikayenin son bölümlerinden birinde Osmanlı’nın İstanbul’u işgali sırasında kullanılan devasa toplardan birini kontrol ediyoruz. Denizden geçen her bir gemiyi tek seferde suya gömüyoruz ki bu olay Osmanlı’nın gücünü bir kez daha dünyaya kanıtlıyor.
 

Age Of Empires III Asian Dynasties ek paketi 3 farklı ırk ile geliyor. Bunlar Çin, Hindistan ve Japonya. Oyun şimdi çok daha zevkli bir hal alıyor…
 
Age Of Empires III serisinin ikinci ek paket Asian Dynasties ile birlikte 3 yeni ırk karşımıza çıkıyor. Oyunun tanıtım videosunu izlediğimde dikkatimi çeken şey ırkların yaşayış zamanlarının farklı olması. Yapımcılar teknolojileri eşitleyebilmek için böyle bir yola başvurmuşlar. Çinliler 15. yüzyılda, Japonlar 16. yüzyılda ve Hindistanlılar ise 19. yüzyılda yaşarken ki durumları oyunda mevcut arkadaşlar. Bu serideki amacımız daha çok Asya ülkeleriyle sanayisel ve ekonomik yönden gelişmekte olan ülkemizi muvaffak yapabilmek; şehirler kurmak, teknolojiler geliştirmek ve ilerlemek… Şimdi ırkları kısaca inceleyelim…

Çinliler barutu keşfetmeleriyle birikte toplara yöneldiler. Zamanın teknolojisiyle gelişmiş olan toplarını nüfus olarak çok fazla olan orduları destekler. Çinliler hem piyade hem süvarili eğitimli bir savaşı var. Farklı komutanları farklı stratejiler kullanır. Öğreğin bir komutan piyadelerle süvarilerle birleştirirken. Diğeri önce süvarileri yollar sonra piyadeleri. Ekonomik şekilde Çinli çok güçlüdür.

Oyunun ek paketlerinden önce Asya’dan ziyade Avrupa’ya ve Avrupa’ya yakın olan yerlere yönelmişti yapımcımız. Bu pakette ise ortaya Asya’yı da katarak oyunu daha çok küreselleştirmek istenmiş. İşte bu işlemi yaparken eklenen uygarlıklardan birisi de Japonlar.Japonlar ise genellikle samuray gibi askeri birlikleriyle ön plana çıkar. Saldırı ve savunma üniteleri pahalıdır ve bunun yanında çok da güçlüdür. Çinliler gibi çok asker az verim yerine az asker çok verim olayını benimser Japonlar.

Hindistanlılar da tahmin edebileceğiniz gibi en büyük güç zamanında olduğu gibi fillerdir. Ama filiniz varsa çok önemli bir gücünüz vardır demek doğru değil. Fillerin değerli olmasını sağlayan önemli etkenlerden birisi de fil sürücüleridir. Bu yüzden köylüleri önem kazanır. Savunmaları güçlüdür. Tedbirlerini bir sonraki saldırıya da yetecek güçte alırlar. Oyunda İngilizlerle münasebetleri vardır.
 
 
Age of Empires III The Warchiefs eklenti paketi Amerika'nın sömürgeciliklerde ve keşfi sırasında maceralarında neler yaşanmış neler olup bitmiş ve senaryoda neler değiştirilmiş burada görüyoruz.
 
Age of Empires III yani serinin üçüncü serisi ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu da eklendi. Üstelik tarihteki gibi birçok sömürge, Amerika'nın keşfi ve bu dönemlerde yaşananlar gerçek hayattakiyle birebir aynısı. Önceki oyunda Lancelot, Robin Hood, Joan of Arc vs. gibi kahramanlar tanıtılıp hayal ürünü bir senaryo vardı. Şimdi ise imparatorluklar bunların kurdukları sömürgeler, yapılan keşifler, yeni bulunan her şey bu oyuna eklenmiş dahası gerçekçi bir senaryoyla karşımıza çıkmıştı. Amerika'daki yerlilerin bize ordu vs. vermesi karşılığında oraya sahip olabiliyorduk...

Age of Empires III Warchief eklentisi Amerika'nın keşfi ve sömürgeciliklerde geçiyor. Ek paketimiz bize kaldığımız yerden devam etme fırsatını veriyor. Yine Amerika'nın geri kalan keşif maceralarında neler yaşanmış neler olup bitmiş ve senaryoda neler değiştirilmiş burada görüyoruz. Ayrıca Age of Empires III'ün aksine bu ek paketimizdeki ara videolar daha kaliteli olarak hazırlandığını belirtmek isterim. Ayrıca ek paketimizde üç yeni özellik bulunuyor. Oyunun senaryosuna göre Native American olanlara karşı görev alıyoruz. Bu arada bize saldıranlar ve karşı gelmek zorunda kaldığımız küçük yerleşim yerleri oluyor. Beylik türündeki bu topluluklara karşı gelerek ilerlemeye çalışıyoruz ancak unutmayalımki bizde onlar gibiyiz. Yani hemen hemen güçlerimiz eşit sayılır...  Birde şundan bahsedeyim ki oyunda karşı takımın yapılarına ne kadar zarar verirseniz okadar bonus kazanıyorsunuz ki bu sizin yapılarınızı inşa etmenizi daha hızlandırıyor. Yani bu demek oluyorki daha fazla kişi kullanarak binalarınızı hızlandırmak yerine düşmanın yapılarına zarar vererekde topladığınız puanlarla yapılarınızı hızlandırabilirsiniz. Böylece kasabanız daha çabuk ve daha kolay büyüyecek olsada askeri yönden zayıflayabilirsiniz. Age of Empires III ilk oynadığımda en çok beğendiğim özelliklerden biri de oyundaki her işinize yarayan villager dediğimiz adamlarımızın önceki oyunlara göre daha güçlü olmasıdır. Serinin eski oyunlarında güçsüz fazla zarar veremeyen adamlarımız bu kez tüfek vs. gibi silahlar kullanarak askeriniz kalmadığında bizi savunabiliyordu. Ek pakette ise biraz daha güçlü hale getirilmişler. Ayrıca fazla oldukları yerlerde çok iyi işler çıkartabiliyorlar. Oyundaki bir çok inşa ettiğimiz yapının yanı sıra oynanış şeklide yeniden tasarlandığını söyleyebilirim. Sadece ek paket değil çok büyük bir içeriğe sahip olan hatta geçen sene olsa başlı başına piyasaya sürülebilecek bir oyun olmuş diyebilirim The Warchief. Senaryonun büyük bir bölümü eski Amerika tarihinde geçiyor. Age of Empires III'ün bitiminde Red Cloud's Savaşı'na devam ediyoruz ve küçük Amerika savaşlarına da tanık oluyoruz.

Ana oyuna toplamda üç olmak üzere; Aztec, Iroquois ve Sioux adındaki ırklar ekleniyor. Bunlarla beraber ilginç bazı yenilikler de geliyor. En başta “WarChief” yani Savaş Şefleri var. Bu şefler aslında aşina olduğumuz Hero’ların kendisi diyebiliriz. Diğer birimlerden daha dayanıklılar, daha fazla kabiliyetleri var. Savaşa giden üniteler yanında şefler olduğu zaman, birimleriniz karşı tarafa göre biraz daha etkili oluyorlar. Aslında War Chief’lerden ileri gelen bir özellik. Şefler sadece çevresindekilere yararlı değil, kendilerine ait ufak numaraları da var. Bunlar çatışmayı yönlendirebilecek türden olabiliyor.

Şeflerimize ekstra olarak bir de ateş dansı konulmuş. Bu dans fantastik bir üsluba sahip. Ateş etrafında dans edenler; ekonomik, askeri, ticari vs… tüm konularda size ek özellikler temin ediyor. Mesela savaşa giden askerleriniz üstünde bunu kullanarak, birimlerinizin rakiplere göre daha çevik veya güçlü olabilirler. Bu da çarpışmayı kazanmak için oldukça etkili. Ancak bu ateş dansının ek özelliğini nerede kullanacağınız size bırakılıyor. İstediğinize göre karar verebilirsiniz.

Grafikler üstünde biraz daha oynanarak kalite artırılmış ve bazı ekstralar eklenmiş. Bunlar görselliği güzel biçimde etkilemişler. Zaten Age of Empires 3’ün güzel grafikleri vardı. WarChiefs’de yeni eklemelerle devam ediyor. Yeni ışık oyunları ve birkaç efekt de eklenmiş. Sesler her zaman ki gibi kaliteliler. Yapay zeka bildiğimiz gibi aynı şekilde. AOE 3’te onu nasıl aklınızda yer ettiyseniz, ek görev paketinde de öyle edeceksiniz. Zaten asıl oyunu oynayanlar, bu konuda zorluk çekmeyecektir. WarChiefs içinde son olarak bir geliştirme menüsü yer alıyor. Bu menü seviye atladığımız zaman bölüm aralarında çıkıyor. Bize eklenecek olan yeni bir birim veya ürünü, buradan seçerek oyuna dahil ediyoruz.

Son olarak Age of Empires III grafik motorundan bahsetmek istiyorum. Ek paketi oynadığınızda yeni bir grafik motoru kullanıldığını göreceksiniz. Bu oyunun görünümünü ve kalitesini büyük ölçüde artırıyor. Sanki bir sonraki oyun için birkaç küçük ipucu veriyor. Age of Empires 3’ün ek görev paketi, sistemde derin yenilikler getiriyor. Özellikle ateş dansı ve şef olayı; savaşlar ve gelişme olsun ikisinde de oldukça etkili. Büyük ölçüde değiştirilen ve yenilikler eklenen bu paketi Age of Empires serisinin hastası olan herkes oynamalı derim.


Oyun Özellikleri
Firma         : MacSoft
Türü           : Strateji, Savaş
G. Tarihi   : 2011
Sürümü    : v1.06
   
Mac OS     : Leopard 10.5 +
islemci      : PowerMac G4 1.4 GHz, Intel +
Bellek        : 256 MB
Grafik        : 64 MB
Hard Disk : 4.2 GB
Oyun Görselleri
mac oyunlarõ