Civilization V Campaign & Gods Kings
Civilization fanatikleri ekran başına. Sizi en keyifli Civilization tecrübelerinizden biri olacağını düşündüğüm sürüm ile başbaşa bırakmak istiyorum. Zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Next Turn’e her basışınızda bir tur daha oynamak için can atacaksınız.
 
Civilization, Sid Meier Civilization V: Campaign Edition ile hem Civilization V in tüm özelliklerini hem de ek senaryo ve özellikler oyuna dahil oluyor. Dünyanın en geliş medeniyetini kurarak ve liderliğe oynayın; Dünyanın Sultanı olmaya hazır mısınız? Diplomasi kuralları yeni teknolojiler keşfetmek, Tarihin en büyük liderlerine kafa kafaya tutmak ve en güçlü imparatorluğunu kurmak artık sizin elinizde arkadaşlar. Campaign Edition ile Babil Uygarlığı eklentisi, Nebuchadnezzar II ve Moğol uygarlığı paketlerini içeriyor.

Yeni eklenen özellikler
* Civilization V kendi imparatorluğu genişletmek ve keşfetmek için daha derin bir strateji, daha gerçekçi bir oyun sizleri bekliyor.
* Yepyeni motoru kendi dillerinde diplomatik alandaki oyuncular ile etkileşim ve ilk kez tamamen konuşan animasyonlu liderlerin sahip muhteşem bir görsellik.
* Daha başarılı bir diplomasi eklentisi ile,  dost ve düşman olup olmadığına karar verme, diğer liderleri, ticaret ürün ve ülke ile ilişkileri yönetmek.
* Genişletilmiş görsel ve üstün ses kalitesi ile daha gerçekçi ve başarılı bir oyun sunar.
* Sezgisel arayüz Civilization oyunu daha da kolaylaştırır. Önemli kararlar için daha akıcı ve işlevsel danışmanlık özelliği.
* Bombardıman eklenmesi ile savaş alanında zaferinizi garantilemek için akıllı yeni stratejiler geliştirmeniz gerekiyor.
* Babil kralı olarak Nebuchadnezzar ile gelişmiş Babil okçular ile artık daha güçlü hale geliyor.
* Moğollar uygarlık ve senaryo paketi Genhis Han ve onun efsanevi atlı ile yeni bir serüven paketi sunuyor.

Civilization V'te seçebileceğiniz 18 uygarlık bulunuyor. Kısa bunlar; Amerika (Washington), Arabia (Harun al-Rashid), Aztec (Montezuma), Babylon (Nebuchadnezzar II), China (Wu Zeitan), Egypt (Ramesses II), England (Elizabeth), France (Napoleon), Germany (Bismarck), Greece (Alexander), India (Gandhi), Iroquois (Hiawatha), Japan (Oda Nobunaga), Ottomans (Suleiman), Persia (Darius I), Rome (Augustus Ceasar), Russia (Catherine), Siam (Ramkhamhaeng) ve Songhai (Askia) uygarlıklarıdır.  Tüm uygarlıkların kendilerine has oyun stilleri ve özel birimleri bulunuyor. Mesela Osmanlı’yı seçerseniz barbarların deniz ünitelerini %50 şans ile kendi biriminize çevirebiliyorsunuz (Enteresan bir bonus). Ayrıca yeniçeri ve sipahi gibi Osmanlı’ya özel birimler üretebiliyorsunuz. Bazı uygarlıkların oyunun sonlarına doğru açılan teknolojiler için avantajı bulunuyor, bazılarının ise en başta yayılmaya el veren avantajları bulunuyor. Kendi oyun stilinize göre seçeceğiniz uygarlığa dikkat etmelisiniz. Her uygarlığın lideri iletişim kurduğunuzda kendi dilinde konuşuyor. Kültür ve medeniyetleri konu alan bir oyun için hoş bir ayrıntı olmuş. Her ne kadar Sultan Süleyman’ın seslendirmesi kötü olsa da Türkçe konuşmalar duymak güzel oluyor. Uygarlıkların dışında yeni bir özellik olan şehir devletleri bulunuyor. Bu tek şehirlik devletler haritadaki barbarlar gibi yapay zeka tarafından kontrol ediliyorlar ve askeri, kültür ve yiyecek dallarından birinin üzerine odaklanıyorlar. Altın hediye ederek ya da çeşitli isteklerini yerine getirerek dost ve sonra da müttefik olabiliyorsunuz. Bu durumda onların topraklarındaki kaynaklardan yararlanabiliyor ve odaklandıkları dallardan bonus kazanıyorsunuz. Fakat şehir devletleri ile pek diplomasi kuramıyorsunuz.

Civilization V, genel olarak baktığımızda en köklü değişikliklerin yeni altıgen yapısı ve biraz daha basite indirgenmiş olduğu gözle görülüyor. Altıgen yapı, herkesi memnun edecek bir gelişme fakat Civilization IV’e kıyasla eksilen özellikler Civilization fanatiklerini biraz üzebilir. Altıgen yapı oyunun oynanışını tamamen değiştirmiş. Serinin önceki oyunlarında haritanın karelere bölünmesi nedeniyle birimlerinize ve şehirlerinize ulaşılabilecek sekiz yol bulunuyorken, Civilization V’te altı tane bulunuyor. Bu nedenle artık ünitelerinizi daha rahat savunabiliyor ve daha rahat strateji kurabiliyorsunuz. Artık haritanın her bir noktasında (Altıgenler) sadece tek bir birim bulundurabiliyorsunuz. Hatırlarsanız eskiden tek bir kareye istediğiniz kadar ordu biriktirebiliyorsunuz. Artık her altıgene tek bir birim konuşlandırabildiğiniz için uzak menzilli ünitelerinizi koruyabiliyor ve daha derin stratejiler kurabiliyorsunuz. Bu sayede oyun, daha çok satrançtakine benzer bir oynanışa bürünüyor. Fakat bunun bir de dezavantajı birimlerinizi dar geçitlerden geçirmeniz çok zorlaşıyor. Her ne kadar iki üniteyi yer değiştirme opsiyonunuz bulunsa da bu duruma çözüm olmuyor; sadece hasarlı birimleri geri çekebilmeye yarıyor. Aslında bir işçi ile bir savaş ünitesini aynı alanda bulundurabiliyorsunuz fakat birden çok işçiyi de savaş üniteleri gibi tek bir yerde toplayamıyorsunuz. Altıgen yapının oynanışın haricinde grafikleri de etkilediğini görebiliyorsunuz. Harita karelere bölünmek zorunda olmadığı için daha yumuşak geçişler içeren gerçekçi bir görünüm kazanmış.

Aslında Civilization V’in, serinin en güzel görünen oyunu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Haritaların doğal zemin dokuları çok daha iyi görünüyor ve tarla, maden ve petrol rafinerisi gibi yapılar inşa ettiğinizde haritanın bir parçasına dönüşüyorlar. Üniteleri seçtiğinizde ışık hüzmesi ile gösterilmeleri bir lider olmanızdan çok, tanrısal bir güç olduğunuz hissini verse de gayet şık duruyor. Keskin hatlara sahip olan ve köşelerde ovalleşen menüler Civilization V’i farklı bir havaya bürümüş. Yönetim şeklinizi belirleyen sosyal politika sisteminde 10 adet seçenek bulunuyor. Belirli miktarda kültür puanına sahip olduğunuzda yeni bir polika seçme hakkına sahip oluyorsunuz ve bir sonraki seçim hakkı için daha fazla puana ihtiyaç duyuyorsunuz. Buradan, nasıl bir zafer elde etmek istiyorsanız ona göre seçimler yapıyorsunuz. Mesela tüm dünyayı ele geçirmeyi planlıyorsanız Honor ya da Autocracy’yi, yok eğer uzaya açılarak oyunu kazanmayı istiyorsanız Rationalism’i seçerek bilim, askeri ve benzeri alanlarda bonus kazanabiliyorsunuz. Bazı seçimler diğerleri ile çakışıyor ve sadece birini seçebiliyorsunuz. Burada yapacağınız seçimler daha çok uzun vadede avantaj sağlıyor. Danışmanlarınız yine size faydalı bilgiler sunuyor. Ekonomik, askeri, dış işleri ve bilim olmak üzere dört adet danışmanınız bulunuyor. Bunlar kendi alanlarındaki eksiklikleri cümleler ile ifade ediyorlar. Bu sayede nerelerde açığınız olduğunu ve ne gibi avantajlarınız olduğunu görebiliyorsunuz. Medeniyetlerin liderleri ile kuracağınız diplomasiler bu sürümde daha basite çekilmiş. Zaten casusluğun bulunmaması rakipleriniz konusunda bilgilenmenizi engellerken, yeterli derecede bilgi ekranının olmaması nedeniyle diğer devletlerin size karşı olan tutumlarını tam olarak kestiremiyorsunuz. Düşmanınızın kimlerle anlaşmaları bulunduğunu ve sizle yaptığı anlaşmaları gösteren ayrıntılı bir ekran bulunmuyor. Ayrıca bir dünya iyilik yapıp yok olmaktan kurtardığınız bir ülke, 2 tur sonra size düşmanmışsınız gibi tutarsız davranabiliyor. Yapabileceğiniz teknoloji anlaşmaları, ittifaklar, sınırları açma ve kısıtlı özelliklere sahip kaynak alışverişleri gibi özelliklere sahip bir diplomasiyle yetinmek zorunda kalıyorsunuz. Ayrıca birimlerin ilk çağlardan günümüze kadar gelişmelerini ufak detaylarına kadar görebiliyorsunuz. Bir şehre atom bombası attığınızda gerçekleşen patlama efekti ile kendinizi iyi hissediyor ve aynı efekti tekrar görebilmek için yenisini üretmeye başlıyorsunuz.

Civilization V'de karşınıza çıkacak yeni özelliklerinden biri de şehirler kendi kendilerini artık savunabiliyorlar. Bu sayede oyunun başında şehri korumak için savaşçı üretmek zorunda kalmıyorsunuz. Üzerlerinde ne kadar defansa sahip oldukları yazıyor ve iki altıgen uzaklığa kadar düşmanı bombalayabiliyorlar. Embark sistemi sayesinde ise tüm birimleriniz taşıyıcı gemilere ihtiyaç duymadan direkt denize açılabiliyorlar.
 
bana göre bugüne kadar gelmiş geçmiş en iyi ve çok iyi gelecek vaad eden beşinci oyunu ile biz Macintosh oyunseverlerin ekranlarına konuk oluyor. 20 yıllık geçmişi ile strateji oyunlarına damga vuran Sid Meier bakalım daha kaç Civilization oyununa imzasını atacak hep birlikte göreceğiz Elbette artık herkes gibi onlar da değişen oyunculuğun gidişatına ayak uydurmaya çalışıyorlar. Civilization V, seriyle ilk defa tanışanlar için harika bir oyun. Tarihi en baştan yazabilmek, ülkenizin kaderinin size bağlı olması ve kendinizi lider gibi hissettirebilmesi açısından oyun dünyasının en kaliteli yapımları arasında bulunuyor. Bir lider olarak aldığınız kararlar, bütün dünyanın özendiği bir uygarlık olmanızı sağlayabileceği gibi tarihten silinerek kaybolan bir medeniyet olmanıza da neden olabiliyor. Halkınızın mutluluğu ise artık şehir şehir değil genel olarak işleniyor. Eğer insanlarınızı yeterli miktarda besleyemezseniz, istedikleri lüks ürünlerini karşılayamazsanız ya da mutlu edecek yapılar inşa etmezseniz mutlulukları düşüyor ve isyan ediyorlar. Eğer yeni bir şehir işgal ettiyseniz, o şehrin insanları ekstra mutsuzluk oluşturarak genel ortalamanızı etkiliyorlar. Bu nedenle şehirleri ele geçirdiğinizde, ya Courthouse kurmanız gerekiyor ya da Puppet City olarak bırakmanız gerekiyor.
 

Civilization V Gods & Kings

Uzun bekleyişin ardından, dünyanın en iyi sıra tabanlı strateji oyunu Civilization'un 5. eklenti paketi Gods & Kings bizler için Mac raflarında yerini aldı. Serinin hayranları bu yeni eklentiyle birlikte oyunun tadına tad katıldığını görecekler…
 
Yeni Civilization 5 Gods & Kings eklenti paketinde nelerin değiştiğini ve neler geldiği hakkındaki incelememin başında öncelikle her şeyin değiştiğini söylemek isterim. Savaş dinamiğinden teknoloji ağacına, asker özelliklerinden politikalara, her şey üzerinde yeni bir değişime gidiliyor. Yeni sürümün dinamiklerini öğrenmek için düşük zorlukla oyuna başlamanız sizin için daha iyi olacaktır. Artık binaların özellikleri çok daha anlamlı. Örneğin su değirmeni sadece 2 Yiyecek değil, ayrıca 1 Üretim puanı da veriyor. Bu sadece su değirmeni örneğiydi, demem o ki diğer bütün binaların getirileri çok daha anlamlı ve yapılması zorunlu hale gelmiş. Yani "şu bina işime yaramıyor yapmasam da olur" diyebileceğiniz bir binanız yok. Şehirlerinizi neye göre geliştirmek istediğinizi iyi belirleyip, bu binaları o şehre kurmanız önemli. Binalarınız gibi askerlerinizin de hepsinden yapmanız gerekiyor. Önceden 2 Swordsman ve 1 Katapult ile savunulan şehri rahatça alabiliyorken, artık boş bir şehri bile en kötü ihtimalle 5-6 askerle kuşatmanız ve 10-20 tur saldırmanız gerekiyor. Çünkü şehirler çok daha kuvvetli. Bu arada tüm birimlerin enerjileri 10 dan 100'e çıkarılmış olduğunu söylemeliyim. Bunun etkisi oyunda fazlasıyla görünüyor. Ona da biraz sonra değineceğim. Şehirlerde ise bu enerji sistemi, kurduğunuz sur, kale gibi binalar ile artmakta. Sur yapılan şehrin enrjisi 50 artarken savunma gücü de 5 artıyor. Ayrıca şehirlerin saldırı gücü de öncesine göre daha etkili. Askerlerin çeşitliliğinden bahsedelim biraz. Demem o ki, artık katapultlar en güçlü menzilli askerler değil. Katapultların normal askerlere saldırırken hiç etkisi olmuyor ancak şehirlere karşı %200 daha etkili bir saldırı yapabiliyor. Böylece, daha önce hiç rağbet göstermediğim okçular bu oyunda büyük önem kazanmış durumdalar. Ayrıca Bowman'den Crossbowman'e kadar beklerken ki askerlerin gelişimi, okçuları güçsüz kılıyordu. Artık bu ikisi arasında Composite Bowman birimi var. Yani okçular oyunun bel kemiği haline gelmiş diyebilirim. Ve önceden Riffleman'e dönüştürdüğünüz okçuların kendilerine özel promosyonları etkisiz kalıyordu. Artık okçularınızı son çağa kadar menzilli olarak geliştirebileceğiniz yeni birimler oyuna eklenmiş durumda. Ayrıca Civ 5 ekibi feryatlarımı duymuş olacak ki, atlıların da tanka dönüşmesini oyuna eklemişler. "Zaten gelişmeyecekler, saldirim de ölsün bu atlılar" demeyin kısaca. Atlılar, birinci dünya savaşında kullanılmış olan zırhlı tanklara, sonra tanklara, modern tanklara ve en son Giant Death Robot'lara dönüşüyorlar. Şehir kuşatmalarında, okçu ile savunulan bir şehri ele geçirmek zor. Çünkü yapay zekanın okçuları ve şehirleri saçma saldırılar yapmak yerine, en etkili askeri öldürmeye yönelik saldırılar yapıyor ve bu konuda çok iyiler. Güçsüz kalan askerinizi hemen geri çekmeniz gerekiyor. Siz askerinizin güçlenmesini beklerken düşman diğer askerlerinizi de güçsüz kılarak sizi geri çekilmeye zorluyor.

Bu yüzden askerlerin konumlarını ayarlamak çok daha anlamlı olmuş. Ama canımı sıkan nokta promosyonlar oldu. Promosyonlar eskisi kadar etkili değil. Tabi ki fark yaratıyorlar ama eskisi kadar değil. Örneğin Heal promosyonu farklı çalışıyor artık. Heal verdiğiniz bir asker, iyileştirici olarak görev alıyor. Yani o askerin yanındaki diğer birimler dinlenirken +5 Hit Point fazla kazanıyorlar. Ve işin kötü yanı +5 olması. Önceden +1, yani şimdiki sisteme göre +10 Hp verirken +5'e düşmesi biraz can sıkıcı. (Tabi Heal 2 promosyonuyla bu açık kapanıyor.) Ama etraftaki tüm askerleri etkilemesi güzel. Yani 5 tane kılıçlı askeriniz varsa, bunlardan birini ortaya yerleştirdiğiniz iyileştirici olarak kullanıyorsunuz ki her askerin görevi böylece farklı oluyor. Oyuna eklediği zevk ise tartışılmaz ölçüde daha fazla oluyor. Deniz savaşları bile çok daha güzel ve anlamlı diyebilirim. Önceden hiç uğraşmadığım ve yapmadığım gemiler artık daha etkililer. Menzilli ve yakın menzilli gemiler olarak ikiye ayrılmış durumdalar ve yakın menzilli gemilerin şehirleri ele geçirebildiğini söylemem gerekiyor. Yani deniz savaşları sadece destek amaçlı değil, yıkım amaçlı yapılıyor. Bu yüzden, gerek kara birimi olsun gerek deniz birimi olsun her askerden yapmanız gerekiyor. Özetle savaşlar çok çok çok daha zor ve zevkli. Asker özellikleri de değişmiş durumda. Bütün askerlerin güç dengeleri değiştirilmiş ve daha anlamlı olmuş. Önceden kılıçlı asker yaptığınızda, diğer baltalı ilk birimleri tek seferde harcıyorlardı. Şimdi ise öyle bir imkanı yok hiçbir askerin. Daha stratejik düşünmeli ve saldırılarınızı buna göre yönetmelisiniz. Daha önce de bahsettiğim gibi şehir kuşatmalarında özellikle, çok çok daha stratejik bakmalısınız.

Şehir kuşatmalarının daha da zorlaşmasının güzel yanları da var. Artık ülkelerin sınırları birbirine değiyor ve canınızı sıkan bir ülkeyi ha deyince yok edemiyorsunuz. Bu nedenle özlem çektiğim dördüncü oyuna benzemiş  ve bu durumdan çok memnun kaldım. Bu kadar çok asker ile saldırı yapacaksak madem, bu kadar çok asker yapmamız mı gerekiyor diye düşünebilirsiniz. Cevap evet. Ama üretim olayı çok daha gelişmiş durumda. Binalardan da üretim puanı kazanabiliyorsunuz ve en basit bir şehir dahi oyunun başlarında 10 üretim puanına ulaşabiliyor. Aynı şey ekonomi için de geçerli. Bazı binalarınız ekstra para vererek, eksilere düşmek için bekleyen ekonominize can veriyor. Dünya harikaları da değişmiş bu arada. Kimisi çok daha etkin özellikler kazanırken, bir kısmı ise abartılmış özellikleri biraz düşürülmüş. Yani artık çok daha dengeli binalar ve askerleriniz var diyebilirim. Ama oyunun en ilgi çekici, refahlatıcı ve üzerinde düşünülmesi gereken olay din sistemi. Öncelikle din sistemi Faith puanları üzerinden işliyor. Bu puanları binalardan kazanabiliyorsunuz. Din sisteminde önce Parthenon kurmanız gerekiyor. Bu ,15 Faith puanı ile size geliyor. Yani 15 Faith'e ulaşınca bu puanı harcayarak insanlarınızı inançlı hale getiriyorsunuz. Ancak henüz tam bir din belirlemiş olmuyorlar. Bunun için 200 Faith biriktirip Great Prophet almanız gerekli. Great prophet'i ilk kullanmanızda dininizi seçiyorsunuz ve 2 ekstra özellik daha kazanıyorsunuz. Bu özellikler, inanç, kültür, para, üretim, mutluluk ve askeri gücü arttıracak şeyler olabiliyor. Bulunduğunuz konuma göre dahi özellikler de mevcut. Yeterli Faith biriktirip Prophet'inizi tekrar çıkarınca ise 2 özellik daha seçebiliyorsunuz ve bu özellikler sayesinde oyunda mükemmel bir düzene girebiliyorsunuz. Ne kadar çok şehir sizin dininizi benimserse o kadar fazla bonus kazanıyorsunuz kimi zaman. Ayrıca tavsiyem, özelliklerden birini özel bina kurmak için gerekli olanlardan birine vermeniz. Çünkü Faith puanlarınızla bu binaları satın alıp şehirlerinize mutluluk, kültür ve inanç kazandırıyorsunuz. Kısacası inanç puanlarınızı kısmen para olarak kullanıyorsunuz. Yine inanç puanlarıyla satın aldığınız misyonerler ile diğer şehrilere dininizi yayarak bonuslarınızı katlayabilirsiniz. Bunun başka bir getirisi var mı bilmiyorum. Civ 4 de olduğu gibi şehirler dinsel olarak etkilenip sizin topraklarınıza katılmak isterler mi mesela? Oyunu 8 saatlik bir deneyimle incelemesini yazdığım için henüz bunları söylemem zor. Zaten daha çözülecek bile çok şey var. İlk casusunuzu, rönesans çağına girdiğinizde otomatik olarak kazanıyorsunuz. Casuslar diğer ülkelerden teknoloji çalabiliyor ve City States'lerin oylarını etkilereyerek onlarla dost olmanızı sağlıyorlar. Casusluk ekranını açıp dakikalarca ne yapsam diye düşüneceğiniz bir sistem yok ama gayet güzel ve kullanışlı olduğunu söyleyebilirim. Casuslarınız başarılı olursa seviye atlıyorlar ve sonraki deneyimleri daha etkili oluyor. Fakat aynı şeylerin sizin başınıza gelmesini istemiyorsanız, casuslarınızı kendi şehirlerinize konuşlandırıp sizlere yapılan girişimleri engelleyebilirsiniz. Ayrıca casusluğu önleyen binalar kurarak da buna mani olabilirsiniz.

Politikalar da değiştirilmiş ve daha güzel olmuşlar. Liberty altındaki politikalardan bahsetmek gerekirse, işçilerin daha etkin çalışmasını sağlayan politika sadece bu işe yaramıyor. Bu politikayı seçtiğinizde size bir adet de işçi veriyor. Ve setler yapımını başkentte %50 arttıran politikanız da size bir setler kazandırıyor. Bunlar işin örnekleri, politikaları gördüğünüzde ne demek istediğimi anlayacaksınız. Ama işin güzel yani tüm politika gurubunu bitirdiğinizde ortaya çıkıyor. Herhangi bir politika başlığındaki tüm politikleri açınca size ekstra bir bonus veriyor. Örneğin Liberty'yi tamamen açınca, istediğiniz bir Mühteşem adamı seçebiliyorsunuz.  Yeni ırkların bazılarının genel özellikleri çok iyi. Hatta eski ırklar biraz sönük bile kalmış diyebilirim. Herkesin oyun tarzına göre bir ırk mevcut. Osmanlının saçma deniz özelliği de geliştirilerek, denizde yendiği tüm birimlerin kendilerine katılması gibi daha anlamlı bir özellik eklenmiş. Deniz saldırılarının daha etkin olduğu bu oyunda, Osmanlı'nın askeri açıdan en avantajlı ırk olduğunu söyleyebilirim. Oyun esnasında bir ırkla tanışınca en baştan size bir tavır alıyor. Natural veya Friendly olarak bu tavır yanda görünüyor ama sakın buna kanmayın. Friendly olduğunuz bir ırk sebepsiz yere size saldırı açabiliyor. Ayrıca size karşı korumacı veya saldırgan bir tavır aldıklarını da belirtiyorlar. Böylece diplomasi daha anlamlı ve karar alması kolay bir hale bürünüyor. Bütün binaları açmak için bütün teknolojileri erken zamanda yapmaya çalışacaksınız. Yani, savaşa yönelik olarak giderken direk Rifling teknolojisine ilerliyorduk. Ama askerlerin dengesi ve binaların öneminden dolayı, her çağın teknolojilerini bitirmeden yeni bir çağa geçmeyi göze alamıyorsunuz. Teknoloji ağacında eklenen yeni teknolojiler ve özellikler de mevcut. Bunları da oynarken zaten rahatlıkla fark edeceksiniz. Yazıyı bitirmeden önce mutluluk olayına da değinmek istiyorum. Artık lüks ürünler 5 yerine 4 mutluluk veriyor.


Oyun Özellikleri
Firma         : Aspyr
Türü           : Strateji
G. Tarihi   : 2011
Sürümü    : v1.01
   
Mac OS     : 10.6.4 +
islemci      :  Intel Core 2 Duo 2.4 GHz +
Bellek        : 2 GB
Grafik        : 256 MB
Hard Disk : 5 GB
Oyun Görselleri
mac oyunlarõ