Chronicles of Riddick Dark Athena
Riddick geri döndü! Göz alıcı karizması, etkileyici ses tonu, karanlığa duyduğu sempatisi, sert yumrukları, insafsız öldürme tarzı ve yeteneği ile yine karşımızda ve bütün egosunu üzerlerinde tatmin edeceği düşmanları da onu bekliyor!
 
Riddick geri döndü! Aslında döndü sayılmaz, onun Butcher Bay’den kaçışından sonra kaldığı yere biz dönüyoruz. Riddick’in de böyle bir kaderi var; sürekli bir yerlerden kaçmaya çalışıyor. Bu sefer bir uzay hapishanesine sıkışmış durumda ve bizim yardımlarımızla oradan da kaçmaya çalışacak. Göz alıcı karizması, etkileyici ses tonu, karanlığa duyduğu sempatisi, sert yumrukları, insafsız öldürme tarzı ve yeteneği ile yine karşımızda ve bütün egosunu üzerlerinde tatmin edeceği düşmanları da onu bekliyor!  Riddick’in Dark Athena macerasına geçmeden önce eğer ilk sürümü olan Chronicles of Riddick: Escape From Butcher Bay’i oynamadıysanız -aynı oyun paketinin içerisinde- MODS olarak yenilenmiş grafikleriyle oynayabileceksiniz; hatta eminim ki ilk oyunu oynayanlar bile yeni kaliteli grafikli halini merak ederek bu oyunu yeniden oynayıp bitireceklerdir. Assault on Dark Athena ile yazımıza devam edelim ve en iyisi Riddick’le ilk defa tanışacak olanları Butcher Bay’e gönderelim ve artık bir sonraki aşamanın, yani Assault on Dark Athena’nın perdelerini açalım. Chronicles of Riddick Dark Athena’da -grafikler ve hikaye haricinde- oyun diğer sürümü ile tam bir bütünlük sağlıyor; hatta oyuna başladığınızda oynayacağınız kısa Tutorial bölümü bile size çok tanıdık geleceğinden eminim. Sanırım yapımcılar, ilk oyunun orijinal oynanış sistemini değiştirme riskini göze almak istememişler ve ekledikleri yeni değişiklikle aynı oynanış sistemini koruyarak geçen sürümün elde ettiği başarının üzerine bir kat daha çıkmayı daha akıllaca bulmuşlar ki doğru da düşünmüşler. Şimdi kısaca oyunun tanıtımından bahsedelim.

Psikopat bir oyun kahramanı olmanın bazı sorumlulukları vardır. Öncelikle bir tarzınız olmalıdır. Gerek tavırlarınız ve karakteriniz, gerekse düşmanlarınızı alt etme yöntemleriniz ile sıradan bir oyun kahramanından ayrılmanız gerekir. Riddick’in de genel olarak böyle tarzları olduğunu bilir onu tanıyanlar. O, sorduğunuz bir soruya ciğerlerinden titreyerek gelen ses tonuyla kısa bir cevap bile verse tekrar konuşamayacak kadar beyaz bir renk alır yüzünüz. Yumruklarını ve sağdan - soldan bulduğu tornavida, muşta, bıçak ve benzeri kesici ve delici aletleri ustaca kullanır. Karanlıkğı çok sever. Yere serdiği cansız bedenleri, evi gibi bildiği karanlıklarda saklar. (Eğer gerekiyorsa!) Bulduğu her türlü ateşli silahı bir şekilde kullanır ama genelde sakin ve sessiz ölümleri tercih eder. “İlk öldürdüğüm insanla meselem, onunla benim aramdadır!” gibi cümleleri vardır ve bu cümleleri boş yere sarf etmiyordur. Dark Athena’da böyle bir karakteri kontrol ediyoruz. Amacımız, tutuklu olarak getirildiğimiz Dark Athena’da neler olup bittiğini öğrenmek ve oradan kaçıp kurtulmaya çalışmak. Kısa bir eğitimden geçiyoruz önce; çıplak yumruklar ve çeşitli aletler ile nasıl dövüşeceğimizi, ateşli silahları nasıl kullanacağımızı ve “suikast modeli” cinayetleri nasıl işleyeceğimizi öğreniyoruz. Hazır yeri gelmişken, bu konuları ayrı ayrı ele almakta fayda var. İlk oyundan da hatırlayacağımız yakın dövüş sistemi, Riddick’in acımasızlığının birkaç kat daha arttığını gösterdi bana. Çıplak elleri kana bulanana dek patakladığı ilk kurbanı yere düştüğünde oldukça sakindi. Bu dövüş sistemini serinin ilk oyununu oynarken o kadar çok sevmiştim ki aynı sistemle tekrar karşılaştığıma sevindim diyebilirim. Bulduğum ilk silah olan saç tokasını bir düşmanımın gözüne soktuğum zaman, arkadan gelen ikinci düşmanımın bu sahneyi gördükten sonra kaçmasını beklerdim. Bu ve bunun gibi farklı yakın dövüş sahnelerini oyun içerisinde bolca göreceksiniz. Üstelik muşta, tornavida, cop, bıçak ve aklınıza gelebilecek diğer birçok aleti kullanarak çeşitliliği arttıracaksınız. Yakın dövüşlerde size tavsiyem, saldırmak yerine düşmanınızın saldırısını beklemeniz. Doğru bir zamanlamayla yapacağınız kontra ataklar hem egonuzu tatmin edecek, hem de düşmanınız sizi fazla uğraştırmadan yere serilmiş olacak; hatta taşıdıkları her tür silahı da kendilerine karşı kullanabileceksiniz. Eğer sayıları fazla değilse ateşli silahlar kullanan düşmanlarınızı bile kontra ataklarla fazla uğraşmadan indirebilirsiniz. Yine de ikinci bir tavsiyem, bu tarz aksiyonları alışkanlık haline getirmemeniz çünkü her an Riddick’i kırmızı bir görüntünün içinde yerde yatarken bulabilirsiniz.

Diğer bir seçeneğiniz de rakiplerinizi kolay ve sessiz bir biçimde öldürmek. Bu noktada karanlık bölgeleri etkili kullanabilmeniz gerekiyor. ”Stealth” durumundayken düşmanınızın arkasından yaklaşıp tek bir hamleyle boynunu kırabilir veya elinizdeki aletle daha vahşi sahnelere tanık olabilirsiniz. Böylesine ustaca işlenmiş bir cinayetin kanıtlarını ortada bırakmak istemezsiniz elbette ki. Cesetleri karanlık bölgelere saklarsanız, oradan geçecek bir devriyenin alarm vermesini ve düşmanlarınızın sizi fellik fellik aramalarını engellemiş olursunuz. Özellikle son dönemdeki oyunların modası haline gelmiş bu aktiviteyi kullanarak oyunun adrenalin seviyesini artırabilirsiniz. Ateşli silahlar olmadan aksiyon olur mu? Olmaz! Olmaz olmamasına ama ne yazık ki Dark Athena’nın silahlı çatışma anlayışı ilk oyundaki yavanlığını koruyor. En azından bu konuda özgün birkaç değişiklik beklerdim ama maalesef beklediğimi bulamadım. Değişik silah seçenekleri olmasına rağmen, silahla ateş etmenin zevkini pek yaşadığımı söyleyemem. Ayrıca düşmanlarımızın zeki olduklarını da söyleyemeyeceğim. İsabet aldıklarında kaçıp saklanmaya çalışıyorlar ama saklandıkları yerleri gördüğünüzde kahkahalarınızı tutamayabilirsiniz. Bazen karanlık bölgeler yerine aydınlık bölgelere saklanmayı tercih etmeleri de cabası... Yine de silahlı çatışmalara renk katan bir unsur var aslında. Öldürdüğümüz bir düşmanı yerden kaldırıp cesedini siper olarak kullanarak elindeki silahla ortalığa mermi yağdırabiliyoruz; tabii ki silahın kurşunu bitene kadar. 

Dark Athena'da görsellik oldukça etkileyici. Işıklandırmalara ve gölgelendirmelere -oyunun oynanışını da etkilediği için- özen gösterilmiş. Kaplamalara baktığımda göze batacak bir rahatsızlık sezmedim. Yine de ilk oyunun grafik kalitesini ve bu kalitenin oyunun atmosferiyle birleştiği gerçeğini düşününce bakış açım biraz daha değişti. Butcher Bay’i yeni grafiklerle oynadığım zaman, eski grafiklerin atmosferi daha etkileyici yansıttığını düşündüm. Bu sorun doğal olarak Dark Athena için de geçerli. Oyun severlerin FPS oyunlarında görmediği multiplayer seçeneği, Dark Athena bünyesine de eklenmiş durumda. Deathmatch, Capture the Flag ve Team Deathmatch gibi klasik modların yanında, Pitch Black ve Butcher Bay Riot Pitts gibi özgün modlar da bulunuyor. Genel bir bakış açısıyla “Dark Athena kaliteli bir yapım.” diyebiliriz fakat bir önceki oyunun belki o dönem elde ettiği başarı, Dark Athena ile bir adım daha öne çıkarıyor. Daha yenilikçi bir yaklaşımla bir üst basamaktan yoluna devam etmesi kendi çizgisini koruması ile iyi bir başarı elde ettiğini düşünüyorum. Bir sonraki Riddick macerası ile bizim beklentilerimizin üzerinde ve kendi kalıbının dışında özgün bir yapıyla karşımıza çıkacağını umut ediyoruz.


Oyun Özellikleri
Firma         : Starbreeze Studios
Türü           : Aksiyon, Savaş
G. Tarihi   : 2011
Sürümü    : v1
   
Mac OS     : 10.4.11 +
islemci      : Intel Core Duo +
Bellek        : 1 GB
Grafik        : 128 MB
Hard Disk : 11.2 GB
Oyun Görselleri
mac oyunlarõ