FIFA 13
Kramponlar çarpıştı, çimler uçuştu... FIFA serisi bir kez daha dünyayı yerinden oynatmak için döndü! Büyük bir sabırsızlıkla beklediğim FIFA 13, muhteşem grafikler, muhteşem oynanabilirlik, muhteşem bir futbol zevki ile karşımızda…
 
2011 yılının tartışmasız kralı olan FIFA 12’nin ardından yapılabilecek yenilikleri merak ediyorduk açıkcası ve EA Sports, yayımladığı videolar ve oyun fuarlarında yapılan tanıtımlarla tüm detayları açığa çıkarmıştı. Precision Dribbling’e getirilen yenilikler, FIFA 12’de hem çok beğenilen ama aynı oranda da eleştiri alan Tactical Defending sistemlerinin nasıl geliştirileceği ve en önemlisi bir futbol oyununda ilk kez karşımıza çıkan ve oyuncuların hareketlerini neredeyse gerçek hale getiren Impact Engine’in hatalarının düzeltilip düzeltilemeyeceği merak konusuydu. FIFA 13’ün en güçlü yanı oynanışı olsa da, grafik-ses-atmosfer kombinasyonu açısından da hayatımızda önemli bir yeri olduğunu kabul etmemiz gerek. Grafikler konusunda PlayStation 3 ve Xbox 360’ın sınırlarını zorladıklarını biliyoruz. Haliyle bu bilgiye sahip olup da hala grafiksel anlamda devrim beklemek biraz cahillik olacak denebilir.

EA Sports’un da grafik motorunu değiştirmek gibi bir derdi şimdilik yok gibi görünüyor zira bu grafikleri yeterli görüyor. Geliştirilmeleri tabii ki avantaj olacaktır ama futbol oyununda güzel görünen grafiklere sahipken daha fazlasını genellikle kimse aramaz. Zaten önemli olan oynanışın nasıl olduğudur ki bu da FIFA serisinin son 4 yıldır tarih yazdığı bir konu. Oyuncuların yüzleri ve fizikleri üzerinde sıkı çalışmaya devam eden EA Sports, hareket yakalama teknolojisindeki gelişmeler sayesinde oyuncuların animasyonları konusunda da çok başarılı bir iş çıkarmış. Animasyon konusuna yardımcı olan Impact Engine’in de dahil olmasıyla birlikte bir futbol ziyafeti yaşadığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Oyuncuların yüz detayları oldukça gerçeğe benziyor ve kaliteli yapılmış ama her yıl olduğu gibi oyuncular önem sırasına alınarak yüzleri hazırlanmış. Lionel Messi’nin yüzü tamamen kopyasıyken, Brezilya liginden bir oyuncunun yüzünün gerçek olmadığını görebiliyoruz. Bu normal bir durum tabii ama arada istisnai bir oyuncu daha var. O da rakip oyunun kapak yıldızı Cristiano Ronaldo.

Bunun haricinde stadyumlar, tribünler, hakemler ve yedek kulübelerinin çevresindeki ısınan oyuncularla teknik ekibe kadar her şey gerçeğe çok yakın görünüyor. Hatta kenarda ısınan oyuncuların bazen oyuna daldığınızda kafa karıştırdığını da söylemem gerekiyor. Bir anda taç çizgisinin yanından depar atan bir oyuncu, tam o noktaya bakmadığınız sırada görüş açınıza girerek pas atmanıza yol açabiliyor. Bir kez başıma geldi ama belki ben çok safımdır bilemiyorum.

Sesler ise her yıl olduğu gibi yine maksimum performans sergiliyor. Tribünlerden yapılan tezahüratlar, oyuncuların maç içerisinde çıkardıkları sesler, teknik ekipten gelen uyarı bağırışları, topa oyuncuların dokunduklarında ya da şut attıklarında çıkan sesler hepsi çok gerçekçi ve insanı futbol havasına sokmayı başarıyor. Gollerden sonra stadyumda yapılan anonslardan tutun da, maça başlarken kadroların sayılışına kadar düşünülmüş olması da oyuncuyu daha da bir cezbedici unsur oluyor.

Geride bıraktığımız paragraflarda anlattığımız tüm detaylar da oyunun atmosferini zirveye taşıyor. PES 2013 incelemesinde nasıl “sesi hiç açmadan oynamanızı tavsiye ediyorum” demişsem, FIFA 13 için ise tam tersini söylüyorum. Sesi sonuna kadar açın ve gerçek bir futbol deneyimi yaşamaya hazır olun. Ayrıca oyundaki spikerlerin de değiştiğini ve eski spikerlerimizin yanında ekstra olarak seçebileceğimiz Clive Tyldesley & Andy Townsend ikilisinin artık maçları anlattığını söylemeliyim. Ben şahsım adına yeni spikerlerin ses tonlarından hiç hoşlanmadım ve oyunda yer alan bazı hatalar nedeniyle en alakasız pozisyonları sanki kaleciyle karşı karşıya kalmış da gole gidiyormuşcasına heyecanla anlatmalarından rahatsız oldum. Yamalarla bu durumun düzeltileceğini düşünüyorum.

FIFA serisinin 2009 sürümünden bu yana bu kadar popüler olmasının sebebi oynanış konusunda çığır açacak kalitede işler çıkarıyor olmaları. Pro Evolution Soccer ekibinden transfer edilen yapımcıların bu konuda EA Sports’a devasa katkılar sağladığını görmemek için kör olmak gerek. 2009 yılından bu yana bir yıl bile aksatmadan sürekli geliştirilen oynanış, FIFA’yı bir futbol oyunu olmaktan çıkararak tamamen simülasyon haline dönüştürmeyi başardı. Haliyle FIFA inanılmaz bir popülerliğe ulaştı ve Konami’nin bile kabul ettiği üzere son yılların en çok oynanan futbol oyunu Pro Evolution Soccer serisini geride bırakmasını sağladı.

EA Sports’un, Electronic Arts mantığı ile hareket etmeyen bir departman olması da bizleri şaşırtıyor açıkcası. Bildiğiniz gibi Electronic Arts her  daim tutulan bir oyunun devam oyunlarını özensizce hazırlar ve “nasıl olsa satıyoruz” mantığı ile ısıtıp ısıtıp önümüze koyardı. Son dönemlerde, en azından FIFA serisi için konuşuyorum, bu çalışma prensiplerinden kurtuluyor olmalarını görmek sevindirici. Oyuna geçtiğimiz sene eklenen yeni sistemler Precision Dribbling, Tactical Defending ve çarpışma motoru “Impact Engine” sayesinde oyun gerçekçiliğe büyük bir adım atmıştı. Özellikle defans sistemi zorluğundan dolayı büyük eleştiriler alırken, Impact Engine’in saçmaladığını gösteren sayısız video internet ortamlarında dalga konusu olmasına yol açmıştı. EA Sports yamalarla Impact Engine’i daha stabil hale getirmeyi başarmıştı ama yine de bu yıl ciddi bir törpüden geçmesi gerekiyordu.

EA Sports bunu başarmış gibi görünüyor. Oyunda geçirdiğim saatler boyunca bir iki kez görülen ilginç çarpışmalar dışında herhangi bir gariplik göremedim. Tabii bunu söylemek için çok erken çünkü bu tarz hatalar oyunu uzun süre oynadıkça ortaya çıkıyor. Yine de FIFA 12’de aynı sürede oynadığım oyunlarda çok daha fazla hata ile karşılaşmıştım. Gelelim eleştirilen diğer bir sistem, Tactical Defending’e. Geçen yıl yeni defans sistemi oyuncuyu o kadar zorlamıştı ki, oyuncular defans yapmak için oyuna yeni eklenen kaleciyi seçme tuşuna basarak yapay zekanın kendileri yerine defans yapmasını sağlıyordu.

EA Sports daha sonra online oyunlardan bu özelliği kaldırarak bu problemin önüne geçmeye çalışsa da, sağ analog ile gerilerden bir oyuncuyu seçerek (ya da ileriden) yine yapay zeka ile savunma yapmaya devam edilmişti. Bu yıl defans sistemi elden geçirilerek, topa yapılan hamlelerin kolaylaştırılması sağlanmış ve artık bir oyuncuya yapışmak için kullandığınız X tuşuna bastığınızda aradaki mesafe çok uzun değilse oyuncu boşa hamle yapmıyor. Bu sayede yanlışlıkla bastığınız X tuşu ile bir anda defans yaptığınız oyuncunun yalan olması artık söz konusu olmaktan çıkmış. Her ne kadar oyunca  hücum yapmak da kolaylaştırılmış olsa da, FIFA 12’ye oranla defans-hücum dengesi çok daha iyi sağlanmış diyebilirim. Oldukça önemli bir konuydu bu denge ve geçtiğimiz yıl dengeler kesinlikle hücumdan yanaydı. FIFA 13’e bir artı puan da defans sisteminden geliyor. Peki ya hücum sistemi? Precision Dribbling olarak adlandırılan top sürme sistemi ve oyuna eklenen “First Touch” özelliği sayesinde artık hücum yapmak ve adam geçmek çok daha kolaylaştırılmış durumda.

Oyuncuların top kontrolü özelliklerinin ne kadar yüksek olduğuna bağlı olarak topla nasıl koşular yapabileceğini ya da ayağına gelen topu nasıl kullanacağını kafanıza belirlemeniz gerekiyor. Bu da oyunu çok daha stratejik bir oynanışa itiyor. Geçtiğimiz yıl EA Sports oyun için “Her ikili mücadele bir satranç oyununu hatırlatacak” diyordu ama bu sözü asıl bu yıl için söylemek daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Özellikle FIFA 11’e alışık olup da FIFA 12’de zorlanan oyuncuların da artık FIFA 13 ile birlikte geri döneceğini rahatlıkla söyleyebilirim. First Touch diye bir sistemden bahsetmiştim ve onu da hemen kısaca özetleyeyim. Futbol ile aşina olanlar ve özellikle Football Manager oyununu oynayan arkadaşların hemen anlayacağı üzere First Touch, ilk dokunuş anlamına geliyor ve top kontrolü ile ilgili bir konu. Oyuncular ayaklarına gelen toplara yaptıkları ilk müdahalelerle hem savunma hem de hücum açısından kendilerine büyük avantaj sağlayabiliyorlar. Örneğin top havadan gelirken ayak ucuyla ufak bir dokunuş yaparak arkanızda size basmaya gelen savunma oyuncusunu bir anda ekarte edebiliyorsunuz. Bu da hem görsel açıdan hem de oynanış açısından oyuna büyük bir artı katıyor.

Tabii bu hareketi her oyuncu yapamıyor. Top kontrolü yüksek olan oyuncular hem Precision Dribbling hem de First Touch sistemlerinden maksimum fayda sağlıyorlar. Zaten geliştirilen Precision Dribbling sayesinde topu istediğimiz gibi kontrol edip, sürebiliyoruz. Üzerine bir de bu ufak dokunuşlar eklenince ortaya tadından yenmeyecek bir oynanış çıkıyor diyebilirim. Bunların haricinde oynanış konusundan bahsederken oyuna yeni eklenen modlardan da bahsedelim. Oyunu alıp da menülerine göz attığınızda hemen fark edeceğiniz gibi artık bazı kategoriler iç içe geçmiş durumda.  Örneğin EA Match Day adlı sekmenin altında klasik arkadaşlarınızla maç yapabileceğiniz seçenek bulunduğu gibi, o haftanın gerçek skorlarını alarak takım performanslarını ortaya çıkaran ve buna göre istatistik belirleyen bir sistem de bu sekmenin altında yer alıyor. Çoklu oyunculu modlarda ise bir değişiklik yok. FIFA 12’den alıştığımız Seasons sistemi aynen devam ediyor ve oyuncular 10 lig boyunca birbirleriyle mücadele ederek en üst lige çıkıp orada tutunmaya çabalıyorlar. Seasons özelliğinin oldukça keyifli olduğunu ve çoklu oyunculu modlara büyük bir değer kattığını söylemem gerek.

Ultimate Team üzerinde yapılan değişiklikler ve geliştirmeler, kariyer modunun daha detaylı işleniyor oluşu da eklenince, FIFA 13 gerçekten uzun soluklu bir oynanışa sahip olmuş diyebilirim rahatlıkla. Zaten her yıl satın alınıp bir yıl boyunca oynandığını göz önünde bulundurmamız gerek. Oynanış konusunda bahsedebileceğim bir de oyuna eklenen FIFA parası sistemi var. Bu adı ben taktım ama idare edin. Zira oyunda maçlar yaptıkça para kazanıyorsunuz ve bunu da oyun içerisinde yeni formalar, gol sevinçleri gibi özellikleri satın almak için kullanıyorsunuz. EA Sports bu konuda eşit ve adil olmak adına oyundan gerçek para ile FIFA parası satın alma özelliği eklememiş. Bu sayede ne kadar maç yaparsanız o kadar çok paranız olacağından, en çok oynayan kazanır gibi bir durum ortaya çıkıyor. Oynanış konusunu kapatmadan önce Arena'ya eklenen yeni bir özellikten de bahsetmeliyim. Artık maç öncesinde ya da oyuna başlayıp Arena'ya girdiğinizde yalnızca kaleciye karşı şut atmak, maç yapmak ya da frikik ve penaltı gibi duran topları çalışmak zorunda değilsiniz.

Yeni eklenen Training sistemi sayesinde maç öncelerinde birçok "Challenge" modu sizleri bekliyor olacak. Kimisinde koşu yapmanız beklenirken, bazı oyunlarda büyük kovaların içerisine uzun pasla topları sokmaya çalışıyorsunuz. "Bunun bana nasıl faydası olacak?" diye düşünüyorsanız, özellikle oyunu benim gibi manuel paslarla ve şutlarla oynayan oyuncuların yeni şut, pas gücü sistemine alışması için hayati bir özellik. Ayrıca bir arkadaşınızla hemen iddialaşıp 5'te 5 bile atışabilirsiniz. Son olarak oynanış konusunda oyunun hızlanmış olduğunu ve bu sayede artık maçların daha hareketli ve "diken üzerinde" oynandığını söyleyebilirim. Hele ki oyunu ayarlardan "Fast" seçeneğine getirerek oynarsanız, FIFA 12'ye oranla eşekten inip Ferrari kullanmak gibi bir deneyim yaşayacağınızın garantisini verebilirim. Oynanış konusunda her yıl yapılan geliştirmeler, Macintosh sürümünün artık konsol sürümleriyle birebir aynı oyun olması, sesleri, atmosferi ve bir futbol oyunundan beklediğiniz neredeyse her şeye sahip olması nedeniyle bir saniye bile düşünmeden satın alıp oynamanız gereken bir oyun FIFA 13.


Oyun Özellikleri
Firma         : EA
Türü           : Futbol
G. Tarihi   : 2013
Sürümü    : v1
   
Mac OS     : 10.7 +
islemci      : intel Core 2 Duo +
Bellek        : 4 GB
Grafik        : 256 MB
Hard Disk : 7.7 GB
Oyun Görselleri
mac oyunlarõ