Call of Duty 8 Modern Warfare 3
Yıllar evvel Rus milliyetçilerin Orta Doğu’daki terörist gruplarla yaptığı ittifak, modern dünya için belki de Soğuk Savaş’tan sonraki ilk büyük tehlikeydi. Captain Price yönetimindeki İngiliz Özel Timi ve Amerikan güçlerinin yardımıyla önce Al-Asad, ardından da Zakhaev yok edilmişti. Ancak bu gelişmeler, her şeyin bittiği anlamına gelmiyordu…
 
Hayat su, toz, toprak, ateş elementlerinden oluştu, Savaş da yukarıdaki dört elementten. Peki ya modern zamanda savaş ne hal aldı. İşte bunun cevabını oyun dünyası ilk Call Of Duty Modern Warfare oyunu ile vermeye çalıştı. Activision modern dünyada çıkması muhtemel bir süper güçler savaşının tüm insanlığın felaketi olacağını, taş üstünde taş kalmayacağını o kadar iyi anlattı ki, hikaye serinin 3. Oyununa kadar uzandı, dallandı, budaklandı. Şimdi bakalım seri bizi nerelere götürmüş…
Öncelikle incelemenin detaylarına geçmeden evvel şöyle bir açıklama yapma gereği hissediyorum. Call Of Duty serisi oyun dünyası içinde apayrı bir yere sahiptir. Eminim ki oyun aleminin kapılarını ufacık bile aralayan birisi Call of Duty serisinin bir oyunu ile karşılaşmıştır. Ancak hayatında hiç Call of Duty oynamamış ve seriye Modern Warfare 3 ile başlayacak olan çok sınırlı sayıdaki oyun severlere diyeceğim ilk söz “Elinizdeki oyun muhteşem bir başyapıtın sadece bir parçasıdır.” Neden böyle bir şey söyleme gereği hissettim. Çünkü bazen biz oyun siteleri bu oyunları sadece seriyi en başından beri takip eden oyun severlerin oynadığını düşünerek incelemelerimizi kaleme alıyoruz. Biz de incelemenin genelinde öyle yapacağız ve bir önceki oyunlara göre ne gelişmiş, ne gerilemiş buna bakacağız. Ancak seriyi hiç oynamamış ve ilk kez tanışan oyun severleri de unutmamak lazım…
Uzun bir girizgah oldu ama bu izahatı yapma mecburiyeti hissettim. Neyse gelelim oyunumuzun derinliklerine girmeye. Aslında bu kadar fonksiyonel bir oyunu incelerken senaryo modu ve multiplayer modu diye ayırmak gerekir diye düşünüyorum. Bu nedenle önce incelmenin görece kısa bir kısmını senaryo moduna ayıracağım. Geriye kalan büyük kısmını ise Call Of Duty serisinin en can alıcı yönü olan Multi moduna ayıracağım.
Bilindiği gibi 3. Dünya savaşı başlamış ve etkisi tüm dünyaya yayılmaya başlamıştı. Serinin son oyununda bu etkinin sadece Amerika kıtasında kalmadığını, dünyanın önemli merkezlerinin de bu savaştan payını aldığını görüyoruz. Oyun bir devam oyunu olduğu için bir önceki oyunun bıraktığı yerden hikayeyi devralıyor. Bildiğiniz üzere bir önceki oyunda General Shepard’ı öldürdükten sonra ciddi yara alan Soap, Price ve ekibi tarafından helikoptere konuluyor ve akıbeti belirsiz bir yolculuğa çıkıyordu. İşte MW3 bu noktadan hikayeyi alıyor ve diyardan diyara götürüyor. 3. Dünya Savaşı çıkacaksa bunun müsebbipleri elbtte Amerika ve Rusya olacaktı ama bundan tüm müttefikler payını alacaktı. İşte bir önceki oyunda Amerikanın başına neler geldiğini ve Makarov ismindeki çatlağını nelere neden olduğunu MW3 bizlere daha geniş perspektiften sunuyor. Oyun bize başta Avrupanın önemli başkentleri (Londra, Paris, Berlin gibi) olmak üzere bir çok farklı coğrafya ve mekanda bu etkilerin nasıl olduğunu gösteriyor.
Senaryo olarak MW3 aslında çok özgün veya tahmin edilemeyen bir yenilik getirmiyor. Ancak olması gerekeni de çok iyi bir şekilde kurgulayarak hayranlarına farklı deneyimler sunuyor. Oyun boyunca o kadar farklı mekan ve bölgelere gidiyorsunuz ki 3. Dünya Savaşının bir Fps oyunu olarak nasıl yaşanacağını sonuna kadar hissediyorsunuz. Oyun boyunca tek bir karakter ve mekan olgusu içine sıkışmadan farklı deneyimleri hissederek ilerliyorsunuz. Aldığınız görevlerin çeşitliliği akıcılığı olumlu etkiliyor.

MW3’ün senaryo modunun negatif yönlerinden biri kısa bir oynanış süresine sahip olması. Daha önce de belirttiğim gibi çok fazla mekan kurgusu içinde hızla ilerlemek senaryonun kısalığı ile birleşince bir curcunanın içindeymişsiniz hissi oluşuyor. Bu dinamik oyunun multisinde başarılı olabiliyor ama senaryonun derinliği içinde bir soluklanayım neler oluyor neler bitiyor diye düşünmeye zaman kalmıyor. Tabi şunu da unutmamak lazım fps türünün en başarılı örneklerinden biri olan Call of Duty serisinin geldiği noktada bu curcunanın dinginleşmesini beklemek biraz güç. Sonuçta ilk dakikasından son sahnesine kadar bol aksiyon dolu bir mücadelenin içindesiniz. Ama bu aksiyon biraz daha uzun oynanış ile birleşseydi kesinlikle çok daha fazla haz verirdi.
MW3 bir önceki oyunda yer alan Spec Ops modunu bu oyunda da bizlere sunuyor. Survival ve Missions adında iki alt bölümden oluşan bu moda, kazandığımız deneyim puanları sayesinde ekipmanlarımızı geliştirebiliyoruz. İlk bölüm olan Missions tahmin edeceğiniz gibi senaryo modunun geçtiği bölgelerde geçiyor. Bu bölgelerde birbirinden farklı bir çok görev alıyoruz ve ekipmanları kuşanıp bu görevleri yerine getirmeye çalışıyoruz. Survival bölümünde ise tek amacımız hayatta kalmak. Ama bu oldukça zor . Özellikle zorluk derecesini arttırarak oynadığınızda üzerinize yağmur gibi gelen düşmanları savuşturmak ve hayatta kalabilmek iyice zorlaşıyor.
Önce size bir bilgi vermek istiyorum. Call Of Duty Modern Warfare 3 satışa sunulduğu 16. Gününde dünyanın gelmiş geçmiş en başarılı filmlerinden biri olan “Avatar” filminin ilk 17 günlük hasılatını geçmeyi başarmış. İşte bu başarıda aslan payının yattığı multiplayer modunu irdeleyelim biraz.
Öncelikle bir önceki oyuna göre oyunun multiplayer bölümünde gözle görülür iyileştirmeler yapılmış. Puanlama sistemi daha adil bir hale gelmiş böylece düşük level ile yüksek level olan oyuncular arasındaki güç dengesi sağlanmaya çalışılmış. Oyunda sadece öldürmekten değil stratejik hamlelerden de puan alıyoruz. Elde ettiğimiz bu ödüller sayesinde farklı yetenek ve ekipmanlar ediniyoruz.
Yetenek demişken yine serinin daha önceki oyunlarında olduğu gibi oldukça fazla yeteneğe sahibiz. Ama bunlar sizi tatmin etmediyse yapımcılar sizler için sürpriz yetenekler de eklemiş yeni oyuna. Bunların detaylarına girerek sürprizi bozmak istemiyorum. Ama silahlar ile ilgili yeni özelliğe değinmek istiyorum. Artık bir silahı ne kadar çok kullanırsak ve ne kadar çok o silahla başarılı skorlar alırsak o silahla ilgili yeni bazı özellikler açılıyor. Bu sayede oyunun dinamik yapısı işin içine favori silahınızı geliştirme eklenince daha da hareket kazanıyor.

MW3 toplam 16 büyük haritadan oluşan bir multi dünya sunuyor. Bu haritalar iyi kurgulanmış diyebiliriz. Özellikle aksiyonun bu denli yüksek olduğu bir oyunda mekan modellemelerinin oyunun dinamizmini olumlu etkileyen bir yapıda olduğunu söyleyebilirim. Bir önceki oyunda yer alan oyun modları burada da korunuyor. Ayrıca yapımcılar 2 yeni mod ekleyerek ortalığı biraz daha şenlendirmek istiyor anlaşılan. Bu iki mod Kill Confirmed ve Team Defender.
Kill Confirmed modunda bildiğiniz kelle avcılığı yapıyorsunuz. Amacınız rakiplerinizden düşen asker künyelerini toplamak. Tabi toplayarak şecerelerini okumayacağız. Hangi takım daha fazla künye toplarsa oyunu o kazanıyor. Eğer sizin ekipten biri düşerse rakiplerinizden önce davranarak künyeyi ele geçirmesini engellemeniz lazım. Açıkçası benim hoşuma giden bir mod olmuş. Diğer yeni mod olan Team Defender ise bildiğimiz bayrak taşı, hayatta kal savaşı diyebiliriz.
Yeni Call Of Duty’nin getirdiği bir diğer yenilikte Elite sistemi. Yapımcılar seriden kazandıkları milyar dolarlardan etkilenmemiş olacak ki oyuncuların paralı olarak sahip olabilecekleri bazı ek özellik ve ekipmanları sunabilmek için Elite sistemini kurmuşlar. Tabi her şeyi paralı değil ama serinin hayranlarının ilgisini hızla çekeceği de aşikar.
Gelelim oyunumuzun grafiksel değerlendirmesine. Açıkçası artık grafik dünyasının geldiği noktada MW3 yıllardır kullandığı aynı grafik motoru ile biraz eski kalmışa benziyor. Grafik olarak hiç mi bir iyileştirme yok. Elbette hayır ancak ufak rötuşlar bile olsa yıllardır aynı grafik motoru kullanılmasının eksi yönleri göze çarpıyor. Patlama efektleri, çevre tasarımları hala başarılı olsa da oyunun hayranları bu grafiklerden çok daha fazlasını hak ediyor.
Call of Duty Modern Warfare 3 ses ve müzik olarak oldukça başarılı diyebiliriz. Özellikle çatışma anlarındaki başarılı ses ve müzikler ortamın ambiyansını hissetmenizi sağlıyor. Seslendirme olarakta başarılı bir ekiple çalışmanın etkileri hissediliyor. Sesler konusunda belki tek negatif olarak silah seslerinin gerçeklikten uzak olduğunu belirtebilirim.
Son olarak oynanış değerlendirmesi yapacak olursak serinin son oyunu Call Of Duty serisinin oynanış ile ilgili olumlu tüm yönlerini almış. Zaten başarılı olan oynanabilirlik, yeni eklenen modlar, silahlar ve yetenekler ile daha da iyi bir noktaya ulaşmış. Açıkçası oynanış açısından bir fps oyunundan beklenilen her şeyi sunan MW3 için denilebilecek fazla da bir şey yok. Genel değerlendirme olarak artısı ile eksisi ile yine uzuuun dönem adından sıkça söz ettirecek bir Call Of Duty oyunu ile karşı karşıyayız. Daha şimdiden satış rekorları kıran oyun için söylenecek en iyi söz bir reklam filminde de denildiği gibi “Activision daha iyisini yapana kadar en iyisi bu”…


Oyun Özellikleri
Firma         : Aspyr
Türü           : Aksiyon, Savaş
G. Tarihi   : 2011
Sürümü    : v1
   
Mac OS     : 10.6 +
islemci      : Intel Core i3 +
Bellek        : 2 GB
Grafik        : 256 MB
Hard Disk : 16 GB
Oyun Görselleri
mac oyunlarõ