Chronicles of Riddick: Escape from Butcher
Soğukkanlı tavırları, hiçbir şeyden kormayışı, alaycı cevapları ve kendisine has asil sesiyle karşımızda Riddick... Tam bir aksiyon adamı. Riddick'in istediği ve aradığı, toplam iki şey var: Yalnız kalmak ve kim olduğunu öğrenmek...
 
Karanlıktan korkar mısınız? Kalbiniz hızlı hızlı atmaya başlar, bir an önce ışığa ulaşmaya çalışırsınız. En ufak bir gürültüde adrenalin daha da artar. Sonunda kalabalığa ya da kendinizi güvende hissedebileceğiniz bir yere vardığınızda artık korku azalmaya başlamıştır ve adrenalin derecesi de 0'a gelmektedir. Ürkütücü... Ama yine de heyecan verici. İnsan o an hiç düşünmediği şeyleri düşünüyor... Vin Diesel'in canlandırdığı Riddick çoğumuzun beğendiği karakterler arasındadır. Soğukkanlı tavırları, hiçbir şeyden korkmayışı, alaycı cevapları ve kendisine has asil sesiyle hafızamıza kazınmıştır. 2000'li yıllarda Pitch Black ile tanıdık. Ardından Dark Fury ve The Chronicles Of Riddick ile sinema severlerle buluştu 2004 yılında. Evrende aranılan en azılı suçlu. Başına konan ödül sayısı kaç acaba? Sık sık yakalanır. Ama kaçmanın bir yolunu mutlaka bulur. Hedefine ulaşması için karşısına çıkan engelleri hiç düşünmeden ortadan kaldırır. Acıma duygusu pek yok. En azından yolunu kesenlere. O... Riddick... bir aksiyon adamı. Riddick'in istediği ve aradığı, toplam iki şey var: Yalnız kalmak ve kim olduğunu öğrenmek... Evet, Riddick'in maceraları sinema dünyasından sonra oyun dünyasına geçiş yapıyor. Sinemadan oyuna ya da oyundan sinemaya geçiş yapan bazı yapımlar çoğunlukla hayal kırıklığı yaratmıştır. Ama konu Riddick'e gelince bu düşünceler tamamen ortadan kalkıyor... Sırasıyla konudan, grafiklerden, oynanıştan, ses ve müziklerden ve son olarak da takılabileceğiniz ufak yerler için çözümlerden bahsedeceğim. Özellikle son bölümün işinize oldukça yarayacak. Nitekim ben bazı bölümleri geçerken bazı kötü sözcükler sarf ettim :) Hani olay zorluk da değil ama o anda bulunduğunuz ortamda insan anlayamıyor, görevin ne olduğunu bildiği halde.

Esrarengiz anti-kahramanımız Riddick'in bu macerası Pitch Black'ten tam 10 yıl öncesinde geçiyor. Pitch Black'te cinayetten mahkum olmuş bir adamdı. Transfer edilirken güneşlerin kavurduğu bir gezegene düşen gemiden sağ çıkanlar ile birlikte bu gezegenden gruba liderlik ederek kurtulmaya çalıştı. Gezegenin ıssız olduğu düşünülüyordu... Sonra da evrenin aranılan en azılı suçlusu olduğunu öğrendik. Kendisi bir Furian, bilinen en son Furian. The Chronicles of Riddick'te ise bir rivayete göre Lord Marshal'ın gezegenleri istila etmesine sadece bir Furian son verebilirdi. O da tabi ki Riddick'ti. Gördüğünüz gibi Riddick'in başına konan ödüllerin yanında aynı zamanda da insanlara yardım eden biri olduğunu anlıyoruz. Evet, engelleri hiç düşünmeden ortadan kaldırıyor. Ama durduk yere birini öldürdüğünü görmedim. Belki de Furian'ların ortadan tamamen kaldırılmasını isteyen bir şey vardır...

The Chronicles of Riddick, eski zamanda geçiyor. Zaten oyuna başladığınız zaman Riddick'in şu anda taktığı gözlüğü bile takılı değil. Kim olduğu hakkında pek bir bilgisi de yok. Kendisini, kim olduğunu arıyor. Shirah adlı bir karakter daha var. Bunu The Chronicles of Riddick'te görmüştük. Işık hüzmesi gibi, bir hatun geliyor ve Riddick'e ırkı ve kendisi hakkında bazı bilgiler veriyordu ve sonra yok oluyordu. Bazı önemli anlarda çıkıyor. Bu hatunu oyunda göremesek de sesini duyuyoruz. Yine kendisi Riddick'e yardımcı oluyor, kendisini, Furian doğasını anlamasını sağlıyor ve bir ara da içindeki korkunç öfkeyi kullanmasını gösteriyor. Bunların hepsini oyun içinde göreceksiniz. Hatta yakalanıp Butcher Bay'e gitmesinin bile bir sebebi var.

Oyunun ilk videosundan anlayacağınız gibi oyun ve film birbirine bağlı gidiyor. TCOR'da Riddick'i ilk gördüğümüz kar fırtınaları olan yerde başlıyor. Her ne olduysa yakalanıyoruz ve Butcher Bay'e doğru yol alıyoruz. Hikayeyi daha fazla uzatmak istemiyorum. Butcher Bay hapishanesi evrenin en vahşi suçlularının bulunduğu ve kimsenin kaçamadığı tek hapishane. Buradan çıkış yok. Atmosfer gerçekten etkileyici. Hücre kapılarından birinin önünde durarak içerde iki kişinin birine işkence yaptığını duyabilir, 3-4 gardiyanın bir mahkumu silahlarla, tekmelerle dövdüğüne tanık olabilir ya da yine gardiyanların zevk olsun diye mahkumları boşluğa atarak güldüklerini ve eğlendiklerini gördüğünüzde bu adamların ölmeyi hak ettiklerini düşünerek hiç bir gardiyana yaşama olanağı vermeden asıl hedefinize ulaşabilirsiniz. Bu animasyonlar çok gerçekçi yapılmış. O anda engellemeye imkanınız olsa bile önce bunları izlemekten siz de oldukça büyük zevk alıyorsunuz. İsveçli bir grup genç arkadaşın kurduğu Starbreeze Studios oldukça iyi bir projeye imzasını atmış. İki-üç renkli Conan oynayarak bugünlere gelen firma kurucuları birçok açıdan oldukça güzel oyunların yapımını gerçekleştirdi. Yaptığı bütün oyunlarda kendi geliştirdikleri Starbreeze Engine adlı oyun motorunu kullandılar.

Giriş videosundan sonra oyun grafiklerini içeren video geliyor karşınıza ve orada grafik hakkında ilk yorumumu yapıyorum: "Tek kelime ile fevkelade, umarım ikincisi bir an önce çıkar" diye cevaplıyorum. Oynamaya başladığında kalkmak istemiyor insan. Bunun en önemli sebebi de kullanılan grafik motoru, sesler ve karakter animasyonları. Tür olarak ise Doom 3'ü değil de mesela FarCry'ı düşünün. Oyuna ilk başladığınızda karşınıza çıkan grafiklere "Bunlar abarmış iyice yav!, şu grafiğe bak olmaz!" gibi laflar sarfediyorsunuz. Oyunun ne derece iyi olduğunu o anda anlayabiliyor ve daha konuya başlamadan gördüğünüz grafiği iyice zihninize kazımaya çalışıyor. FarCry'dan sonra Riddick'te de bu tepkiyi veriyor insan. Half Life 2'yi de yapana atmamak lazım. Tabi ki iyi olacak, oyunun birkaç eksikliği dışında çok gerçekçilik içeriyor. Animasyonlar, gölgelendirme, karakterlerin modellemesi, kaplamalar, atmosfer... gerçekten çok iyi yapılmış bu oyunda. Zaten oyuna ilk girdiğiniz anda ana menünün ne kadar farklı yapıldığını gördüğünüz zaman, oyun hakkında da hemen olumlu şeyler düşünüyorsunuz.

Doom 3 de bu oyunla benzer. Gölge olayı çok yüksek. Hikaye aslında en önemli şey ama günümüzde hikayeye pek önem verilmiyor. Riddick'te ise kısmen de olsa böyle değil. Kısmen diyorum çünkü Doom 3'teki gibi detaylı ekranlar, çevreyle etkileşim gibi özellikler yok. Ama bunları hiç aratmayacak derece yeni şeyler var. Mesela eğildiğimizde, yürüdüğümüzde kolları, bacakları, normal olarak da gölgemizi görebiliyoruz. Ya da diyelim ki karşımıza merdiven çıktı. İnerken ya da çıkarken adamımızı bunu yaparken görebiliyoruz. Bir başka özellik ise PoP tarzı tırmanıyor, bu moddayken sağa sola kayabiliyor ya da borular yardımıyla karşıya geçebiliyor. Bunları yaparken de Riddick'i görebiliriz. Bu gerçekten çok hoş bir özellik. Resmen oyunun içinde hissediyor insan kendini. Oyun motoru çok başarılı. Bölümleri yükleme süreleri çok kısa. Dokular özellikle çok güzel yapılmışlar. Grafikler son derece kaliteli. Işıklandırmaların da geri kalır yanı yok. Gölgelemeler  çok iyi ve kullanıma sunulmuş. Karakterler ise gerçekten harika modellenmişler. Nerdeyse %80 farklı yüzler mevcut ve tasarımları da oldukça detaylı. Elbiselerden silahlara, robotlardan uzay gemisine, iç mekandan dış mekana kadar hepsinin kaplaması, dokusu ve boyutları harika arkadaşlar.
 


Oyun Özellikleri
Firma         : Starbreeze Studios
Türü           : Aksiyon, Savaş
G. Tarihi   : 2009
Sürümü    : v1.1
   
Mac OS     : 10.5 +
islemci      : Intel Core Duo +
Bellek        : 1 GB
Grafik        : 128 MB
Hard Disk : 4.4 GB
Oyun Görselleri
mac oyunlarõ