Assassin's Creed 2 Brotherhood
İkinci oyundaki kahramanımız Ezio artık efsanevi bir suikastçi olmuştur. Biz de onun gibi yaşayıp Roma'da düşmanlarımızı alt etmeye çalışıyoruz…
 
Özellikle yurtdışına ilk çıkışınızda İtalya’yı görmenizi tavsiye ederim. Sahip olduğu zengin tarih, ülkeye inanılmaz eserler katıp  bugüne kadar getirdi. Bir Floransa’ya, Venedik’e ya da Roma’ya gittiğiniz zaman, muhteşem mimariyi görüp büyüleniyorsunuz. Üstelik bu yapıların, Orta Çağ ve daha eskilerinden kalma olduğunu düşünürsek, bu konuda İtalyanların eline su dökebilmek son derece zor. Nitekim ülke tarihine baktığımızda çok medeniyetin geçtiğini ve her birinin muhteşem eserler bıraktığını görüyoruz.
Assassin's Creed serisinin Ubisoft için önemi gerçekten çok fazla. Çünkü Ubisoft artık eskisi kadar kaliteli oyunlarla oyuncuların karşısına çıkamıyor. O yüzden böylesine rağbet gören bir seri yakalamışken, bunun devamını getirmeleri en mantıklı hareket olacaktır. Assassin's Creed serisinin ilk oyunu çıktığında, var olan ortak görüş, Ubisoft'un sonlanan Prince of Persia üçlemesinin yerini Assassin's Creed ile doldurma düşüncesinde olduğuydu. Açıkçası oyunu ilk gördüğümde benim aklıma da bu gelmişti. Çünkü Altair aynı Prens gibi daldan dala atlıyor, düz duvarlara tırmanıyordu. Fakat Assassin's Creed'in piyasaya sürülmesiyle, oyuncuların zihninde hakim olan bu düşünce, yerini Assassin's Creed'in kendine özgün bir oyun olduğu düşüncesine bıraktı.

Zira ilk Assassin's Creed oyununda aldığımız görevleri yerine getiren bir suikastçıdan başkası değildik. Bu oyun tarzı bir süre sonra kendini tekrar etmekten ileri gitmese bile, Assassin's Creed'in yapısı, oyuncular tarafından bir hayli beğeni toplamıştı. Aslına bakılırsa daha önce de bir suikastçıyı kontrol etme imkanını bulmuştuk. Fakat Altair ile geçmiş dönemlere dönüp, tabancalar, sniperlar yerine keskin bıçaklarla hedeflerimizi öldürebilmek oyunculara daha cazip gelmişti. Sonuç olarak övgü toplayan ve oyunculardan ilgi gören bir yapım sonrasında Ubisoft yola devam kararı aldı. Şöyle bir durumu da hatırlatmak isterim. Assassin's Creed serisinin ilk oyunu yayımlandığında bir sonraki oyunun gelecekte geçeceği söylentileri ortalarda dolaşıyordu. Kim bilir, belki de Ubisoft'un planları gerçekten bu yöndeydi. Fakat oyunun satış rakamları patlayıp gidince, senaryoyu uzatmak adına ortaya çeşitli Assassin's kimlikleri çıkartma yoluna gitmiş olabilirler. Eğer öyleyse iyi ki gitmişler diyebiliriz. Bu sayede Rönesans devrinde yaşayan Ezio Auditore ile tanışma şansını da yakalamış olduk. İkinci oyundaki ana karakterimiz olan Ezio Auditore, soylu bir ırktan gelmesine rağmen, kendisini bir anda suikastçilerin içerisinde buluyordu. İşin aslı bu onun kaderiydi. Ailesindeki tüm erkekler haksız yere idam edilince, kendisi kaderini izleyerek, onu İtalya'nın en ünlü katillerinden biri yapacak olan adımları da birer birer atıyordu.

Ubisoft, ilk oyunda eleştirilen hikaye kurgusunu ikinci oyuna yansıtmayarak akıllıca bir iş yaptı. Daha derinleştirilmiş bir hikaye kurgusuyla oyuncuların karşısına çıkan Assassin's Creed 2, seriye getirdiği yeniliklerle de bir hayli ilgi toplamayı başarmıştı. İlkinden çok daha başarılı olan Assassin's Creed 2'nin satış rakamlarına da yansıyan başarısı, 3. bir oyunun duyurusunu da beraberinde getirdi. Aslına bakılırsa kimse Ubisoft'tan bu kadar hızlı bir duyuru beklemiyordu. Fakat Ubisoft daha oyuncular Assassin's Creed 2'ye yeni yeni ısınmaya başlamışken Assassin's Creed 2 Brotherhood'u ile
Eski dostlarımız Ezio Auditore ve Desmond geri dönüyorlar. Olaylar, Assassin’s Creed 2’nin bıraktığı yerden devam ediyor ancak buna Assassin’s Creed 3 diyemeyiz, çünkü o ayrı bir oyun olarak geliştirilecek. 2012 yılında geçen yapımda, Templars saldırısından paçayı zor kurtaran Desmond ve tayfası, Ezio’nın memleketi olan Monteriggioni’de soluğu alır, hatta onun mekanı Villa Auditore’yi mesken tutarlar. Buraya gerekli enerjiyi sağladıktan sonra, özel geliştirmiş oldukları Animus sistemi ile eski zamanlarla tekrar bağlantıya geçmeye başlarlar. İşte buralarda Ezio sazı eline alıyor. Onun hikayesi ise tabii ki bambaşka.

Amcasıyla birlikte Monteriggioni’ye geri dönen Ezio, köyünü ve sevdiklerini epey özlemiştir. Bunu ilk videolardan da rahatlıkla anlayabileceksiniz. Ne var ki, Borgia ailesi peşini bırakmamış ve buraya saldırmıştır. Cesare Borgia’nın ordusuna karşı yapacak bir şeyi yoktur. Sonunda köy düşmekle kalmaz, ayrıca amcasını da kaybeder. Artık Ezio için intikam zamanıdır. Her şeyi bir kenara bırakır ve tekrar Roma’ya döner. Amacı, amcasının intikamını almakla beraber Roma’yı da baştan yaratmaktır. Bunun için kendi suikast kardeşliğini kurmalı ve Borgialar’a ait olan her şeyi ortadan kaldırıp kendi binalarını yaratmalıdır. Bunu sağlayacak olan da tabii ki bizleriz.


Oyun Özellikleri
Type Here
Oyun Görselleri
mac oyunlarõ