The Walking Dead Complete
Telltale Games, ilk olarak Back to the Future ile çıkış yaptıktan sonra Jurrassic Park ile bizlerle buluştular, şimdi de ise sırada sevilen dizi - çizgi roman The Walking Dead serisi ile başarılarına başarı katmak için bizlerle buluşuyorlar… Yürüyen Zombiler aklınızı başınızdan alacaklar!…
 
The Walking Dead, bir çizgi roman olarak yayın hayatına başladı ama 2010’da dizisi çekilince popüler bir marka haline geldi. Eski polis memuru Rick Grimes, ailesi ve çevresindekilerin başından geçenleri izlediğimiz dizi, aslında klasik bir zombi hikayesi gibi gözükebilir. İşin içine girince ise farklı öğelerle karşılaşıyoruz, kaldı ki bu durum çizgi romanlarında da öyle. Psikoloji ve insan davranışlarından bahsediyorum. Dolayısıyla The Walking Dead’in odak noktası hiçbir zaman aksiyon ve korku olmadı, ilişkiler oldu. İnsanların bir felaket senaryosunda, yıkım halindeki bir dünyada dahi en büyük düşmanının yine kendisi olduğunu okuduk, izledik. Oyunu deneyeceklere tavsiyem ise; öncesinde çizgi romanlara, imkan dahilinde değilse de diziye göz atmaları. Böylelikle konuya yabancı kalmamış olursunuz. Yine de bu şart değil tabii.

Oyun dünyasının en prestijli ödül töreni olan Video Game Awards ile bu sene de ödüller sahiplerini buldu. Bu sene 10. yılını kutlayan ve Samuel L. Jackson'un sunumuyla şenlenen VGA'dan kimi oyunlar ödüllerle kimi oyunlar ise hayal kırıklıklarıyla döndü. Journey ve Borderlands 2 törenden birçok ödülle ayrılırken, şüphesiz geceye damgasını vuran isim ise beş bölümden oluşan The Walking Dead serisi oldu. Yılın oyunu ödülünü kazanan ve yapımcısı Telltale Games'e de yılın stüdyosu ödülünü kazandıran oyun genel olarak bir şaşkınlık, hayranlarında ise büyük bir sevinç yarattığını özellikle belirtmek isterim. Peki ben zaten haberdar olduğunuz bu bilgileri niye yeniden özet geçtim? Çünkü The Walknig Dead serisi bu ödülü kazanmamış olsaydı muhtemelen bu baş yapıtı oynamazdım. Tamam, kabul ediyorum ki Telltale Games müthiş işlere imza atmış köklü bir firma ve ben de Sam & Max ve Tales of Monkey Island gibi unutulmaz serileri severek oynamış bir Macintosh oyunsever bir oyuncuyum. Birinci mazeretim şu; hiçbir zaman öncelikli oyun türüm adventure olmadı ve yine Telltale Games yapımı olan Jurassic Park, Back to the Future gibi serileri fazla oynamadım. İkinci ve en önemli mazeretim ise şuydu ki; The Walking Dead serisinin beni böylesine şaşırtabileceğini hiç ama hiç tahmin etmemiştim.

Öncelikle aklımızdan çıkarmamamız gereken şey, Walking Dead oynanışa göre şekillenen bir hikayeye sahip olduğunu unutmayalım. Oynanışın ise en az %60'lık bir kısmını diyaloglar oluşturuyor. Diyaloglar sonucu karakterimize kazandırdığımız kişilik beş bölüm boyunca etkisini sürdürüyor. İnsanlara karşı takındığımız tavır ise arkadaşlarımızı ve düşmanlarımızı belirliyor. Çoğu bölümde bulunan hayat kurtarma sekanslarında ise genellikle yardıma muhtaç iki kişiden birini seçmek durumunda kalıyoruz ve dolayısıyla önümüzdeki bölümlerde yanımızda kimlerin olacağına da bir nevi biz karar vermiş oluyoruz. Sizin elinizde şekillenen hikaye hakkında tabii ki hiçbir şekilde spoiler verecek değilim. Zaten vereceğim bilgiler sizin hikayenizle örtüşmeyebilir. Bu yüzden oyunumuzun nasıl başladığına ve birkaç temel bilgiye değinmekte fayda var.

Öncelikle ana karakterimizin adı Lee Everett. Kendisiyle bir polis arabasıyla götürülürken karşılaşıyoruz. Bunun sebebi ise karısıyla beraber olan bir milletvekilini öldürmüş olması. Bunun dışında Lee'nin Georgia Üniversitesi'nde öğretmen olduğunu ve ailesinin de Macon'da yaşadığını biliyoruz. Telsizinde duyduğu anonslara aldırmayan polis memurunun otobanda aniden karşısına çıkan bir zombiye çarpması sonucu Lee gözünü kaza yapmış aracın içinde açıyor. Buradan canını zor kurtaran Lee'nin en yakın eve sığınıp, orada da ailesinin seyahat için Savannah'a gittiği ve bakıcıya teslim ettiği sevimli kız çocuğu Clementine ile tanışmasıyla beş bölümlük uzun maceramız başlamış oluyor.
A New Day, Starved for Help, Long Road Ahead, Around Every Corner ve No Time Left olmak üzere beş bölümden oluşan The Walkind Dead serisi ortalama ikişer saatlik oynanış süresi yani toplamda minimum on saatlik oynanış süresi içeriyor. Macera boyunca birçok insanla tanışacağınız yapımda( ki bazılarını diziden de  hatırlamak mümkün ) Hershel's Farm, Travelier Motel, St. John Dairy, Savannah ve Crawford gibi mekanlarda aklınıza dahi gelmeyecek olaylara tanıklık edeceksiniz.

Daha önce oyunun ortalama %60'lık bir kısmını diyalogların oluşturduğunu söylemiştim. Bunun dışında bolca mekan araştırdığımız ve işimize yarayanları yanımızda taşıyabildiğimiz oyunda, günümüzdeki neredeyse her oyunun vazgeçilmezi olan aksiyon sahneleri de bulunmakta. Tamamen hız ve reflekse dayalı bu kısa sahneler, bize ortalama bir aksiyon veya shooter oyunundan çok daha fazlasını vaat ediyor.

Tuşlara hızlıca basmaktan ibaret olan aksiyon sahnelerinde ve tüm adventure oyunlarından aşina olduğumuz, nesnelerle etkileşime geçebildiğimiz araştırma bölümlerinde neredeyse hiçbir kontrol sorununa veya oyun içi buga rastlamadım. Oyun boyunca karşıma çıkan tek problem ise bazı diyaloglarda oyunun bize verdiği sürenin çok kısa olmasıydı. Beş bölüm boyunca belki de sadece dört-beş kez başıma gelen, daha soruyu bile tam okuyamadan ciddi bir karar vermek zorunda olduğum bu anlar, "Bu kadar kusur The Walking Dead'de de olur." cümlesini akıllara getiriyor.

The Walking Dead serisi özellikle bir adventure oyunu için fazlasıyla yeterli grafiklere sahip. Çizgi film tadında ilerleyen oyunun, her bölüm başlangıcında önceki bölümde aldığımız kritik kararları hatırlatması ve  her bölüm sonunda gelecek bölümün kısa bir fragmanını göstermesi çok hoş detaylar. Bu detaylar, oyunun bize bir "dizi" mantığıyla yapıldığını hatırlatıyor. Yeri gelmişken küçük bir öneride bulunmak istiyorum. Bu beş bölüm boyunca araya fazla süre koymamakta fayda var. Günde bir bölüm bitirerek toplam beş günde bitirdiğim oyunun bu şekilde çok keyif verdiğini belirtmek istiyorum. Seslendirmelerin de çok başarılı olduğu yapımda, karakterlerin tüm duygularını seslerinden ve yüz ifadelerinden anlayabilmek mümkün. Ortalamanın üzerinde bulduğum ses efektlerinin dışında oyunda yer alan müzikler de çok hoş. Kimi yerlerde gerilimi, kimi yerlerde ise çaresizliği sonuna kadar hissettiren müzikler, her bölüm sonunda çalan jenerik müziği ve beşinci bölümün sonundaki kapanış müziği tek kelimeyle mükemmel olduğunu söylemek isterim.

Bir incelememin daha sonuna geliyorum. Arkadaşlık, merhamet, çaresizlik, gizem ve korku gibi çok çeşitli duyguları aynı anda yaşatabilen, çok yönlü yapısı gereği en az birkaç kez farklı seçeneklerle oynanmayı hak eden, finali hafızalara kazınan bu baş yapıtı herkesin oynaması gerektiğini düşünüyorum. Bu konudaki düşüncelerimde yalnız olmadığımı, oyunun kazandığı 80 den fazla ödül de zaten göstermekte. Çizgi romanını veya dizisini takip edenlerin zaten kaçırmadığını düşündüğüm The Walking Dead serisini tüm oyunculara şiddetle öneriyorum. Verdiğiniz her kararın nasıl sonuçlar doğuracağını bir kez daha düşünmenizi tavsiye ediyor, herkese iyi oyunlar diliyorum.


Oyun Özellikleri
Type Here
Oyun Görselleri
mac oyunlarõ