Assassin's Creed
Kurbanınızı kimsenin olmadığı karanlık bir sokak yerine, gündüz vakti bir pazar alanında onlarca görgü tanığının önünde cinayeti işleyip, olaydan sıyrılmak zorunda kalsaydınız ne yapardınız? İşte Assassin's Creed bizi bu durumla karşı karşıya bırakıyor.
 
Bilgisayar oyunlarının doğası aşağı yukarı hep aynı olagelmiştir. Her ne kadar konu ve türleri farklılık gösterse de temelde amaç aynıdır: hedefe ulaşmak. Bu kimi zaman ağları havalandırmak olurken, kimi zaman da düşmanın üssünü havaya uçurmak olabilir ya da rakibimize ardı arkası kesilmeyen kombo hitler yapmak. Oyunlar arasındaki kardeşliğin temelini oluşturan ana hedef temasının yanın da aynı tür oyunlardaki hedefe ulaşma yollarındaki benzer üslup ta gözlerden kaçamamaktadır. Killer game olarak adlandırılan, ki türün en başarılı oyunlarından biri olan Hitman'i anmadan geçemeyeceğim, hedefi öldür temalı oyunlarda hedefe farklı şekillerde yaklaşılır; sessizce arkasından yaklaş boğazını kes, koşmaya başla dost bir gölge bulunca hemen tam siper yat, tehlike ibresinin kırmızıdan yeşile dönmesine bekle, yeni hedefe doğru yollan. Peki ya böyle olmasaydı? Kurbanınızı kimsenin olmadığı karanlık bir sokak yerine, gündüz vakti bir pazar alanında kalabalığın gözleri önünde öldürmek zorunda kalsaydınız ne yapardınız? İşte Assassin's Creed bizi bu durumla karşı karşıya bırakıyor. Onlarca görgü tanığının önünde cinayet işleyip, olaydan sıyrılmamız gerekecek... Ama nasıl?

Ana yemeğe geçmeden önce sizlere ara sıcakları sunayım; oyunumuz 12. yy'da III. Haçlı Seferinin yaşanmakta olduğu dönemde, kutsal topraklarda (Kudüs, Şam, Akr) geçiyor. Dönem itibariyle halkın, Aslan Yürekli Richard önderliğindeki Haçlılar ve Selahattin Eyyubi önderliğindeki Serazenler arasında; bir başka değişle örs ve çekiç arasında kalıp ezildiği, sokakta vahşet ve idamlar nedeniyle korkunun krallığının yaşandığı bir coğrafyada. Vahşet ve kaos krallığının gölgeleri arasından gizli bir organizasyon gün ışığına çıkıyor; Suikastçiler Birliği. Söz konusu organisazyon ne para, ne toprak ne de ün için savaşıyor; savaşın anlamsızlığının ve mevcut kaos ortamının sona erdirilmesi için savaşıyorlar. Bunu geceleri evlerin kapılarını işaretleyip ertesi gün gürühlar halinde saldırmak yerine, her iki taraftan da anahtar adamları öldürürek sağlamayı çalışıyorlar. Örneğin Richard'ın baş stratejistinin öldürülmesi, kuvvetle muhtemel, savaş alanında büyük bir değişikliğe yol açacaktır. Bir kaç kişinin ölümüne karşılık binlerin hayatının kurtulması... Oyunda Altair isimli, Suikastçiler Birliğine yeni katılmış bir kiralık katili yönetiyoruz. Altair'in gizli kimliğinin ve kaderinin, Haçlı Savaşlarının bitmesinde anahtar rol oynayacağı kesin.

Oyunumuz temel olarak Kudüs, Şam ve Akr'da geçiyor. Bu üç büyük şehir de kendi içerisinde üç farklı bölgeye ayrılmış durumda. Oyunda yakın ve uzak dövüş silahlarının yanında, Suikastçiler Birliği'ne bağlı Kiralık Katillerinin "alamet–i farikası" olan, avuç içerisindeki "Gizli Hançer". Altair gibi, birliğe katılan diğer tüm kiralık katillerin, ilk günün sonunda yüzük parmakları kesiliyor, kola monte edilen düzenek sayesinde tam yüzük parmağının olduğu yerden gizli hançer ortaya çıkıyor. Oyunun trailerında da görüldüğü üzere gizli silahımızın, oldukça havalı ve bir o kadar da ölümcül bir silah olacağa benziyor. Belki de oyunun en can alıcı noktalarından biri de; onlarca çığlık atan görgü tanığının arasından, peşimizden koşan askerlerle sıyrılmak, hatta askerleri atlatmak. İşte bu noktada A.C.'in şahsına münhasır "kalabalık kontrolü" özelliği devreye giriyor. Bu durumu o içerisinde belirli tuş kombinasyonlarıyla yapacağınızı düşündüyseniz yanıldınız, önceki olaylardaki davranışlarınız kalabalığın size olan yaklaşımını birebir etkiliyor. Öyle ki, şövalyelerin tartakladığı bir kadını onların elinden kurtarmak size kalabalık nezdinde kahraman yapabilirken, peşinizde askerler kovalarken yolunuzu açmak için omuzlayıp insanları yere devirmeniz size düşman kesilmelerini sağlayabilir. Bu sonuçlar doğrultusunda askerlere kaçtığınız yönü de gösterebilirler, eğer olumlu intibanız varsa sizi saklayabilirler de. Oyunun traillerında da görüldüğü üzere kalabalık bir rahip güruhunun içerisine karışabilir ve tansiyonun düşmesini bekleyip yolumuza devam edeceğiz. Acaba oyunda James Bond'culuk yapıp kolundan tuttuğumuz bir hanfendiyi öperek sevgili süsüyle de yırtabilecekmiyiz? Tabi kaçış için tek seçeneğimiz bu şekilde kamufle olmak değil, kalabalığı yararak koşabileceğimiz gibi bazen tüm alanda tek bir canlı bırakmayana kadar katliam da yapabileceğiz.

AC'yi, Hitman ve Splinter Cell gibi kuzenlerinden ayıran en büyük özelliği yapay zekanın oldukça gerçekçi olması ve oyunda kullanılan fizik motoru. Birine bıçakla vurduğumuzda farklı tepki, çift elle kullanılan ağır bir Claymore ile vurduğunuzda ise ses ve fizik olarak farklı tepkiler alacağız. Oyunda gerçekçiliğe bir adım daha yaklaşmak adına alınan hasar da aynı şekilde oyuna yansıtılmaya çalışılmış, yani sonsuz kılıç darbeleri alıp ta hayatta kalmak AC'de imkansız. Göğse isabet eden tek bir arbelet oku ile düşmanlarınızı öldürmeniz ya da aynı şekilde size isabet eden tek bir okla ölebilmeniz mümkün. AC'de özgürlük esas alınmış. Söz konusu 3 şehirde özgürce dolaşmak ve ana görevlerin dışında yan görevleri de yapmak mümkün. Bu sayede hem karakterimizi geliştireceğiz hem de şöhretimizi iyi (robin hood tarzi bir iyilik) ya da kötü olarak arttıracağız. Ana görevleri aldığımız Suikastçıların karargahı bizim evimiz olmakla beraber karakterimizi geliştirdiğimiz ve görevler için gerekli teçhizatı edindiğimiz yer. Görevleri farklı şekillerde yapmak mümkün; örneğin bir konaktan bir eşya alınması lazım; o eşyayı konaktaki herkesi öldürüpte almamız mümkünken, konağa sessizce süzülüp kimseye görünmeden eşyayı alıp geri dönmekte mümkün. Bu tamamen bizim seçimlerimize ve nasıl bir şöhret çizmeyi amaçladığımızla alakalı.

Ayrıca oyunda at sürmek ve at üzerinde savaşta mümkün ve hatta Atalarımızın yaptığı gibi attan ata atlama, at üzerinde akrobasi yapmanin da münkün olacağı Ubisoft tarafından açıklanan özellikler arasında. Grafikler içinse söylenecek bir söz yok çünkü piyasadaki ekran görüntüleri ve videolardan da anlaşılacağı üzere, AC yeni nesilin tüm nimetlerinden sonuna kadar faydalanacağa benziyor. Sonuç olarak Assassin's Creed, türe getirdiği yenilikler bakımından yeni nesilde klasik olmaya aday bir oyun.


mac oyunlarõ