Star Wars: The Force Unleashed
Oyunda Pixelux firmasının tasarladığı “Dijital Moleküler Madde” teknolojisi kullanılıyor. Sert cisimlerde bulunan fizikler için Havok, grafikler için Ronin Engine, ve bu motorun içine ILM (Filmlerde LucasFilm tarafından kullanılan özel efekt ekibi) ekibi tarafından entegre edilmiş Euphoria motorları kullanılıyor...
 
Bilimkurgu sineması dendiğinde şüphesiz akıllara ilk olarak Star Wars serisi gelir. George Lucas’ın eşsiz zekası ve hayal gücüyle yarattığı bu evren 30 seneyi aşkın bir süredir hayatımızda var ve inanıyorum ki gelecek yıllarda da hayatımızda yer alacak. Bu yazımda George Lucas’ı, Star Wars’ı bir gelir kapısı olarak gördüğü için eleştirmeyeceğim, zaten bu yöndeki eleştirimi hatırlarsanız aile boyu rezalet bir oyun olan Star Wars The Clone Wars: Republic Heroes incelememde yapmıştım. O rezalet oyunun üzerinden henüz birkaç hafta geçmesine rağmen LucasArts yeni bir Star Wars oyunu yayınlamakta gecikmedi, ancak Star Wars hayranları üzülmesin, bu sefer ki Star Wars oyun gerçekten kaliteli olmuş.

Star Wars: The Force Unleashed-Ultimate Sith Edition adındaki Ultimate Sith Edition ise, oyuna sonradan eklenen ve her birinin bitirilmesi aşağı yukarı yarım saat süren 3 bölümü temsil ediyor, yani biz bu bölümler için bir nevi genişleme paketi diyebiliriz. Bu 3 bölüm alternatif bir Star Wars tarihinde geçiyor ve 3 bölümde de işlenen konular farklı. Zaten bölümleri bitirmeniz, bölüm sonlarında karşılaşacağınız düşmanlarınıza da bağlı olarak, yarım saat gibi bir şey süreceğinden bu bölümlerin konularına hiç değinmiyorum. Ancak bölüm sonlarında şaşıracaksınız.

Oyunun hikayesi “Sith’in İntikamı” ve “Yeni Umut” filmleri arasında bir zamanda geçiyor. Yapımcılar daha oyunun hemen başında Star Wars fanları için büyük bir sürpriz hazırlamışlar. Oyuna Darth Vader’la başlıyoruz. Evet, hani şu koca cüsseli, solunum problemi yaşayan, ancak buna rağmen sahip olduğu Jedi güçleri sayesinde dünya çapında belki de en çok hayranı olan kötü karakterle. Peki ne işimiz var bizim Darth Vader’la?

Evren karanlık günlerden geçmektedir. İmparatorluk Eski Cumhuriyeti yıkmıştır ve Jedilar’ın da büyük bölümünü yok etmişlerdir. Kurtulanlar ise İmparatorluk casuslarınca yerleri tespit edilip, yok edilmektedirler. İşte yine böylesi bir zamanda İmparatorluk casusları Wooki’lerin ana gezegeni olan Kashyyyk’a yalnız bir Jedi’ın sığındığını öğrenmişlerdir ve Darth Vader da bu durumla bizzat ilgilenmek için bu gezegene gitmiştir. İşte biz de tam olarak burada yönetimi ele alıyoruz ve belki de en karizmatik kötü kahraman olan Vader’ı yönetmeye başlıyoruz.

Oyunu oynamaya başladığımda ilk gözüme çarpan yan tarafımdan geçen koca uzay gemileri oldu. Bu manzara gerçekten oldukça etkileyici ve İmparatorluk askerlerinin bir gezegeni nasıl istila ettiğini de çok iyi yansıtıyor. Daha doğrusu oyunun yapımcıları bu duyguyu oyuncuya çok iyi hissettiriyor. Kısa süreli bu manzarayı izledikten sonra Vader’la yolumda ilerlemeye başladım, ancak hareketlerinden bile Vader’ın asaleti hissediliyor. Normalde herhangi bir oyunda yönettiğimiz karakter koşar ya, o yürüyor. O yüzden ulaşmamız gereken yere biraz geç varıyoruz, ama olsun o karizmaya değer. Yolumuzda ilerlerken bizi yüzlerce Wooki karşılıyor ve üzerimize doğru atlayan Wookileri elimizin tek bir hareketiyle farklı bir yöne fırlatmak gerçekten insana büyük bir haz veriyor. Sonunda öldürmemiz gereken Jedi’ın yanına geliyoruz ve tam işini bitirecekken Vader’ın kılıcı elinden gidiyor. Vader dönüp baktığında kılıcı ufak bir çocuğun tuttuğunu fark ediyor ve ondaki potansiyeli anlayarak onu kendi öğrencisi olarak yetiştirmeye karar veriyor, tabi bunu gizlice yapıyor. Çünkü böyle bir şey yapma yetkisi yok.

Oyunda yöneteceğimiz karakterin adı Galen Marek, oyundaki adıyla Starkiller. Oyunda yaptığımız iş ise hayatta kalan Jedi’ları ortadan kaldırmak. Tabi ki oyunda ilerledikçe senaryo çok daha ayrı yönlere sapıyor, dallanıp budaklanıyor. Buradan sizlerle bütün oyunun hikayesini paylaşmak isterdim ama aşırı spoiler tehlikesinden dolayı, oyunun konusuna pek değinmek istemiyorum. Ancak oyunda aşk, dram, trajedi ve gaz verici sahnelerin olduğunu bilin. Yani George Lucas bu oyunun filmini de pek ala yapabilirdi, bunu nasıl gözden kaçırdı anlayamadım. Oyun senaryo bakımından beni oldukça tatmin etti, ayrıca oyunun iki farklı son içermesi de senaryoyu daha da ilginçleştiriyor. Ekranın sol üst köşesinde biri yeşil biri mavi olmak üzere iki farklı bar var. Bu barlardan yeşil olanı Starkiller’ın sağlığını mavi olanı ise gücünü (force) temsil ediyor, yani klasik Jedi güçlerini. Karakterimizin azalan sağılığı düşmanlarımızı öldürdükçe artıyor, azalan güç göstergesi ise birkaç saniye sonra tekrardan doluyor.

Starkiller’ın üç farklı gücü mevcut, Force Powers, Force Combos ve Force Talents. Force Powers nesneleri hareket ettirme, düşmanlarımızın üzerine elektrik yağdırma gibi klasik Jedi güçlerini içeriyor ve bu güçlerin sayısı oyunda ilerledikçe daha da artıyor. Force Combos, adından da anlaşılacağı gibi Starkiller’ın kombolarını aktifleştirdiğimiz alan. Starkiller yeni güçler kazandıkça bu alana da yeni kombolar ekleniyor. Force Talents ise dayanıklılık gibi genel karakter yeteneklerinin bulunduğu yer.

Eğer güçlü bir Starkiller’a sahip olmak istiyorsanız, oyundaki bu 3 özellikteki seçenekleri de geliştirmeniz gerekiyor. Ancak bu güçlerin levellerini arttırmak için oyunda para yerine geçen sphere adındaki şeylere ihtiyacınız var. Bunlara da ulaşmak için oyunda mümkün olduğunca exp puanı kazanmalısınız. Oyundaki düşmanlarınızı öldürerek ve bölümlerdeki Jedi Holocronları’nı toplayarak bu puanları kazanabilirsiniz. Ancak bu holocronlar da ikiye ayrılıyor. Sarı küp şeklindeki holocronlar size exp puanı verirken, kırmızı piramit şeklinde olanları size ekstradan anlık bir güç veriyor. Örneğin bir süreliğine düşmanlarınıza daha fazla hasar verebiliyorsunuz ya da otomatik olarak onların sağlıklarını absorb edebiliyorsunuz… Bu tür birbirinden farklı etkileri olan 4-5 piramit şeklinde holocron oyunda mevcut. Oyunda şunu öldür, şu kadar puan kazan gibi bonus görevlerde mevcut ve bu görevleri de gerçekleştirdiğimizde sphere kazanıyoruz. Bölümlerde bulacağımız “light saber crystallar” sayesindeyse ışın kılıcımızın rengini değiştirebiliyoruz.

Starkiller’ı nasıl geliştireceğiniz de ayrı bir önem arz ediyor çünkü oyunu ne kadar iyi oynarsanız oynayın büyük ihtimal Starkillerın bütün güçlerini son seviyeye kadar çıkaramayacaksınız, bu yüzden de karakterinizin hangi güçlerini daha çok kullanıyorsanız, karakterinizin gelişiminde de o güçlere ağırlık verin. Oyunda karşılaştığımız düşmanlarımız aşama aşama zorlaşıyorlar, ancak zorlu düşmanlarınızla savaşırken bile onların yanında kolay düşmanlarda her zaman oluyor. Örneğin oyundaki en kolay düşman grubu “storm trooper”, yani klasik imparatorluk askerleri. Ancak oyunda ilerledikçe daha değişik donanımlı, örneğin çevresinde koruma kalkanı olan ya da sırtında jet packi olan askerlerle de karşılaşıyorsunuz. Ancak bu tür askerlerle karşılaştığınız anlarda bile çevrede sıradan askerler görmeniz mümkün.

Oyundaki düşman çeşitliliği de bir hayli fazla ve daha çok oyunun geçtiği bölümlere göre tasarlanmış düşmanlarla karşı karşıya kalıyoruz. Örneğin hurda yığınlarıyla dolu bir gezegendeki genel düşmanlarımız robotumsu canlılar olurken, bitki örtüsü gayet canlı olan bir gezendeki düşmanlarımız da bitkileri andırıyor. Oyunda genel olarak cüssemizde göre düşmanlarla karşılaşsak da, bazen boyumuzun 10 katı büyüklüğünde yaratıklar veya robotlarla da savaşmak zorunda kalabiliyoruz.

Force Unleashed’da bizleri bekleyen boss savaşları ise belki de oyunun en zevkli bölümleri. Çünkü dövüştüğümüz boslar Jedi oldukları için dişe diş ve denk mücadeleler bizleri bekliyor. Boss dövüşlerinde bizi belli bir alanda tutmak için ve dövüş alanında tam görüş sağlayabilmemiz için, kamera açısı yandan çekime geçiyor. Bu durum oynanışı fazla kötüleştirmese de, görüş açısı belli bir alanla sınırlı olduğu için hareket özgürlüğümüzü biraz kısıtlıyor. Boss dövüşlerinde ve bazı önemli dövüşlerde (büyük robotlara ya da canavarlara karşı dövüşlerimiz) yapımcılar God Of War’dan aşikar olduğumuz doğru anda doğru tuş kombinasyonunu kullanmayı tercih etmişler. Yani rakibinizi öldürmenize yakın size belirtilen tuşlara basarak Starkiller’ın işi şova dökmesini ve rakibini nasıl hezimete uğrattığını zevkle izleyebilirsiniz.

Oyun görüş açısı olarak TPS olduğundan ve kamera açılarında Mouse özgürlüğü sağlandığından dolayı, kamera açıları konusunda fazla sıkıntı yaşamıyoruz. Ancak bazen kameranın saçma sapan yerlere takılı kalması veya odaklanması sonucu karakterimizin kontrolünü sağlamakta sıkıntı çektiğimiz anlar oluyor, fakat bu tür olaylar dediğim gibi oyunda fazla mevcut değil. Starkiller’ın dövüş yetenekleri bakımından oldukça geniş bir yelpazeye sahip olması, oynanışı bir hayli zevkli kılıyor. Düşmanlarınızı Jedi gücünüzle kaldırıp çok çok uzaklara yollayabilir ya da onları bir şeylerle ezebilirsiniz ya da dilerseniz onların üzerilerine şimşeklerinizi de yağdırabilirsiniz ya da en iyisi Jedi güçlerinizle kılıç kullanma yeteneklerinizin bir araya geldiği kombolar yaparak düşmanlarınızın işlerini bitirin. Tercih tamamen sizin.

Yapımcılar oyuna oldukça aktif bir çevre etkileşimi koymayı da ihmal etmemişler. Etraftaki çoğu nesneyi Jedi gücümüzle kaldırabiliyoruz, bazı yapıları yıkabiliyoruz ya da kapalı kapıları yine güçlerimiz sayesinde açabiliyoruz. Oyunda fazla zeka gerektirmeyen bulmacalar da mevcut. Örneğin güçlerinizi kullanarak jeneratörleri çalıştırmak ve asansörü aktifleştirmek ya da çevredeki koruma kalkanını kaldırmak için elektriği kesmek… Sanırım yapımcılar oyunun tek düzeliğini bu tarz yöntemlerle aşmak istemişler ama bu konu da pek başarılı oldukları söylenemez.
Oyunun grafikleri piyasadaki diğer oyunlarla karşılaştırıldığında fazla göze batmıyor. Hele önceki Star Wars oyunuyla kıyaslarsak, oyunun oldukça sağlam grafiklere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bütün karakter tasarımlarına eşit ilgi gösterilmiş. Yani yapımcılar önemli karakterlerin yüz hatlarına yüklenip de diğer karakterleri boşlamamışlar. Oyunun ara videoları ise son derece kaliteli adeta film tadında oyuncuya sunuluyor. Karakterleri seslendiren ses sanatçıları işlerini oldukça iyi yapmışlar ve ara videoların görüntü kalitelerinin yüksek tutulması da videoları daha izlenir hale getirmiş. Çevre sesleri, patlama efektleri, ışın kılcının etkisi ve sesi, kısacası her şey oyunda yerli yerine oturtulmuş.  Patlama efektleri görsel yönden tam yeterli olmasa da, ses yönünden bu açığını kapatıyor.

Oyunun geçtiği mekanların Star Wars evrenine uygun olarak tasarlanmış olması da oyunun atmosferine pozitif yönde bir etkide bulunuyor. Ancak şüphesiz atmosferi tamamlayan en önemli etken arka fonda çalan orijinal Star Wars müziği. Oyun hikaye yönünden oldukça iyi olmasına karşın, oyunu bitirdikten sonra, keşke hikaye kısmını biraz daha uzun olsaydı demekten kendinizi alamıyorsunuz ve bu da sanırım oyunun iyi olduğunu kanıtlayan en önemli etken. Oyunda Starkiller’la oynamak zorunda değiliz. Oyunda seçebileceğimiz Obi-Wan Kenobi, Luke/Anakin Skywalker ve daha bir sürü Star Wars evreninden karakter mevcut.


Oyun Özellikleri
Firma         : LucasArts
Türü           : Aksiyon, Savaş
G. Tarihi   : 2010
Sürümü    : v1
   
Mac OS     : 10.5 +
islemci      : Intel Core Duo  +
Bellek        : 1 GB RAM
Grafik        : 128 MB
Hard Disk : 25 GB
Oyun Görselleri
mac oyunlarõ