Need for Speed Undercover
Mükemmel bir yarış oyunu olan Need for Speed Undercover’da kendini hissettiren özelliklerin başında geliştirilmiş polis ve trafik yapay zekası geliyor. Öyle ki trafikteki araçlar kimi zaman zincirleme kazalar oluşturabilecekler. Aynı şey polisler için de geçerli ;-)
 
Mac versiyonu NFS Undercover tek kelime ile mükemmel. Neden derseniz, kısaca madde madde geçmek istiyorum.
• Yeni oyun modları (Cost to State, Cops’n Robbers, ...)
• Yapay Zeka (Polisler daha zeki ve duruma göre daha agresif. Unutmadan, trafikteki araçlarda ve rakiplerimizde de gözle görünür bir biçimde yapay zekaları elden geçirilmiş)
• Hasar Sistemi
• 160 km'lik bir harita
• Yapımcıların tabiriyle "Heroic Driving Engine" olayı (Daha rahat bir sürüş)
• Akrobatik hareketler
• Zamanı Yavaşlatma
• Yeni yarış modları
• RPG oyunlarındaki gibi bir özellik olan " Wheelman Skills "Ne kadar çok yarış kazanırsanız, kabiliyetleriniz de o oranda artıyor (Vites değiştirme, frenleme, hızlanma vb. birçok özellik)
• Yaklaşık 50-55 adet araba ve yepyeni araç modifikasyonları.

Need for Speed Undercover ile ilgili ilk görüntüler yayımlandığı zaman ilk izlenimler Most Wanted'i çağrıştırdı. Kameranın konumu, arabaların ortama uyumu ve yayımlanan ilk oyuniçi videolarla arcade oynanış tarzı hemen bazı eski anıları hatırlatıyordu. Pro Street’teki simülasyon tarzı sürüş şeklinden neredeyse eser kalmamıştı. Arayüze baktığımızda ise karşılaştığımız görüntü yine aynıydı: Klasik gösterge, kural ihlali, mini harita – her şey geri dönmüştü. Eski oyunda NFS dünyasının sokaklarında yeni yarışmalar ve heyecanlar ararken Undercover’da yarışlar yerine görevlere gitmekteyiz. Örneğin görevlerden biri, bir araba galerisinden Porsche çalmak. Başlangıçta siz üçüncü kişi kamera açısından arabamızın galeri camından fırlayı vermesine tanıklık ediyorsunuz. Ortama kısa sürede sokan bu ara videodan sonra kamera yavaş bir şekilde arabanızın arkasına geçiyor ve muhteşem bir kovalamaca başlıyor. Elbetteki sizin için alarm veriliyor ve yerel polisler peşinize takılıyor. O halde speedbreaker’ımızı (oyunu yavaşlatma ve kolay manevra almanızı sağlayan özellik) aktive edelim ve aynasızlara makas atalım! Polislerden kurtulmak için yapmamız gereken tıpkı Carbon ve Most Wanted’daki gibi köprüleri veya yapı iskeleleri gibi kamu mallarını yıkarak amacınıza ulaşabiliyor ve garajınıza dönebiliyorsunuz.

Undercover’da kendini hissettiren özelliklerin başında geliştirilmiş polis ve trafik yapay zekası. Öyle ki trafikteki araçlar kimi zaman zincirleme kazalar oluşturabilecekler. Aynı şey polisler içinde geçerli. Polislerin sayısı ve davranışları süreyle orantılı olarak artmakta ve daha agresif hale geliyor. Aynı zamanda geliştirilen fizikler sayesinde araba çarpışlarında havada uçuşan arabaları görmeyeceksiniz.. Kısaca yapay zeka tarafından kontrol edilen arabalarla etkileşim daha sıcak ve gerçekçi. Bilhassa hasar modellemeleri ve kamera tasarımındaki geliştirmeler sayesinde zekice tasarlanmış. Oyunda gerçekçiliği ve sürüş keyfini arttıran bir diğer unsur ise Pro Street’in vesilesiyle de tanışmış olduğumuz hasar. Yine de Undercover’da aracınız sadece görsel olarak hasar alacak. Eğer biri gidip sütunlara da çarparsa elbette aracının hakimiyetini kaybedecektir fakat onun dışında aracını hala sürebiliyor olacak. Serbest dolaşma, NFS Undercover ile bir kez daha beraberinde geliyor. Bu sefer ki ziyaretimiz Palm Harbor, Port Crescent ve Sunset Hills Dağları’ndan oluşan Tri-City Bay adında üçlü bir bölge. Her bir bölgenin kendine has özellikleri var: Şehiriçi alışveriş merkezlerinden, endüstriyel liman ve kırsal tarım alanlarına kadar. Hepsi de otoyollar sayesinde başlanmış durumdalar. Toplam 160 km’lik sürüş alanı bulunan şehrin bir ucundan diğer ucuna otoyollar aracılığıyla gidilmesi toplam 8 dakika sürüyor. Sadece sokak araları ve otoyollar ummayın, kanyonlarda, varoşlarda, inşaat alanlarında, dağlarda ve daha pek çok farklı alanlarda yarışma imkanınız olacak. Polisleri halt etmek ve size yardım amaçlı kısa ve alternatif yollar da bulunacak.

Undercover’da size verilen görevler haricinde Tri-City Bay şehrinde istediğiniz gibi gezme özelliği de var ve istediğiniz vakit GPS aygıtınızla anında sprintlere, otoban yarışlarına veya kovalamacalara dalabilirsiniz. Oyundaki sürüş fizikleri Undercover’ın en can alıcı noktası diyebilirim. Electronic Arts’ın oyun için amacı heyecan yaşamanızı sağlayacak bir sürüş türü, bir yerde arcade ve simülasyon arası. Yayımlanan videoları her ne kadar başlangıçta Most Wanted veya Carbon’dan bir farkını göremiyor olsak da bazı olaylardan Pro Street’teki simülasyon özelliklerini içerdiğini de gözlemleyebiliyoruz. Kısaca Pro Street’teki fizikler alınıp oyuna daha aksiyon dolu bir sürüş deneyimi katılmış ve yapımcılar bu yeni geliştirmiş oldukları fiziklere ”Heroic Driving Engine” adını vermiş. Artık arabamız sürüş için daha hafif ve yola daha oturaklı, eski oyunlara oranla araba üzerinde daha fazla etkimiz var ve komutlarımız arabayı direk olarak etkilemekte. İşte bu da arabamızı kullanmamızı daha kolay kılıyor ve yüksek hızlarda sürmemizi sağlayarak heyacanlı bir sürüş keyfi yaşatıyor. Öyle ki ne kadar gaza bastığımız ekranda hızı hissediyorsunuz. Hatta biraz daha abartarak, daha fazla heyecan olması için akrobatik hareketleri de geliştirmişler. Diyelim ki karşınızdan bir polis sürüsünün geldiğini görüyorsunuz. Hemen el frenini çekin, arkasını attırın ve 180 derece dönüş yapın. Geri geri gitmeye gerek kalmadan. Drift yapmayı da seviyor musunuz? Arabanızı yanlamak çok zor olmayacak, birkaç denemeden sonra çok haz alacağınız bir duygu olacak.

Yeni NFS oyunlarının vazgeçilmezi nitro mevcut. Nitroyu kullandıktan sonra yeniden dolmasını bekliyorsunuz. Oyuna dahil edilen başka bir özellik ise drafting. Yani rakiplerinizin tamponuna yapışıp ardından daha iyi kalkış, atak yapmanızı sağlayan bir özellik. Ayrıca kamera da arabanın dönüşlerine duyarlı. Nasıl bir manevra alırsanız alın, kamera her zaman arabanızı bir adım öne çıkarmakta ve arabanıza karşı bir ilgi duymanızı sağlıyor. Kamera yumuşak geçişlerle hareket etmekte ve öyle ki nitroya bastığınızda dahi kameranın zoom-out olması sizi rahatsız etmiyor. Yeni fiziklerin, kameranın ve geliştirilmiş motor sesleriyle oluşan bu kombinasyonun bu bütünü henüz yaşamamış olduğumuz bir deneyimin habercisi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Elbette ki eski serilere oranla daha farklı bir tecrübe olacağından alışmak biraz zaman alacaktır. Otoban yarışları (Highway Battle) Undercover’daki yeni bir oyun modu. Genel olarak, Underground 2'deki ‘outrun’ yarışları ile eski NFS oyunlarındaki trafiğin de dahil olduğu drag yarışlarının bir karışımı diyebilirim. Otoban yarışlarındaki maksat, Carbon’daki kanyon yarışlarına benziyor yani ”boss” türü yarışçıları yenmek için otobanda yarışacağız. Başlangıçta yarışlar ara bir sahne ile başbaşa veya ardarda başlıyor ve bu aşamadan sonra belli bir yol kateden ya da belli bir zaman süresinin sonunda birinci olan kişi yarışı kazanıyor. Yarış esnasında trafiğin sıklığıysa cabası. Kaza yapma olasılığınız yüksek ve önünüzdeki rakibiniz diğer araçlara kaza yaptırarak size engel olarak bir bariyer oluşturabilir. Dediğim gibi trafiğin akışı da tamamen rastgele. Yani bir yarışı her oynayışınızda ayrı bir zevk alarak oynayacaksınız. İlk yarışınızda rakibiniz trafikteki en iyi yolu bulup sizin ona yetişmenizi imkansızlaştırırken bu yarışı bir kez daha oynamanız dahilinde rakibiniz gözüken ilk tıra da çarpabilir. Yeni bir özellik ise dikiz aynası… Bu da oyunu da ilgi çekici bir hale getiriyor. Oyunun normal kamera açısında dikiz aynası bulunmadığı için kendinize sık sık ”Acaba arkaya bir kez daha bakmalı mıyım?” sorusunu ortadan kaldırıyor. Bu da otoban yarışlarındaki gerçekçiliği arttıran harika yeni bir özellik diyebilirim.


mac oyunlarõ