Need for Speed Most Wanted
Most Wanted’in en önemli yanlarından birisi elbette arabaları istediğimiz gibi modifiye edebiliyor olmamız. Harita üzerinde sarı kulübeler olarak gösterilen yerlere gittiğinizde arabanızı hem boyayabiliyor, hem spoiler takabiliyor, hem de nos ekleyebiliyorsunuz.
 
EA Games’in en iyi çalışmalardan biri olan Need For Speed, 10 yılı aşkın bir süredir en çok sevilen araba yarışı oyunlarından biri olarak oyun severlerin akıllarından asla çıkmamıştır, bu böyle gidecek olursa da daha epey bir süre çıkacağa benzemiyor. Need For Speed: Most Wanted’in bizi modifiye olayıyla tanıştırdığı son iki NFS oyunundan farkı daha ilk dakikadaki giriş videosundan gözümüze gözümüze sokuluyor adeta: Polisler! Gece yarısı sokak yarışları ve son sürat ilerleyen “süslü” hız canavarları ve bakmalara doyulamayan cillop gibi hatunlar ve kanun kaçağı yarışçılar yanı sıra en az onlar kadar olmazsa olmazlardan olan polisler Most Wanted’ın ana teması. Underground serisinde olduğu gibi Most Wanted’da da bir kariyer modu ve ona ilham veren hoş bir senaryomuz ve olayların meydana geldiği bir şehrimiz var. Underground 2’de Bayview’de geçen olaylar bu kez Rockport City’de meydana geliyor. Oyunun kariyer modu hoş bir giriş bölümüyle start alıyor. Burada şehre yeni gelen, illegal yarış olayında yükselmek isteyen isimsiz bir adamı canlandırıyorsunuz. Ortama ayak basmanızla birlikte şehrin polislerce oluşturulmuş kara listesindeki yarışçılarla karşılaşmanız bir oluyor, birkaç yarış yaptıktan sonra kara listenin en üst sırasındaki Razor Callahan’ın dikkatini çekiyorsunuz ve ruhsatına iddiaya girip yarış yapıyorsunuz. Yeni yetme birine yenilemeyeceği için çok çamur bir şekilde rakibimiz yarışı “kazanıyor” ve sonrasında da gözlerinizin önünde arabanızın çekildiğine şahitlik ediyorsunuz. Bu da yetmezmiş gibi polisler baskın yapıyor ve tutuklanıyoruz. Peşinden de gizemli bir kadın olan Mia, gerçek hayatta kendisini güzeller güzeli Josie Maran olarak biliyoruz, gelip bizi kurtarıyor ve kariyerimize sıfırdan başlayıp kara listenin en altından en üstünde kadar bütün yarışçılara meydan okuyup onları yenerek arabamızı tekrar ele almaya çalışıyoruz.

Gördüğünüz üzere oyunun bize kariyer yapmak için sağladığı imkânlarla beraber üzerine döşediği öykü bir yarış oyunu için sağlam denebilir. Size senaryonun anlatıldığı ara videolar ise gerçekten de oyunun en hoş yanlarından birisi. Yarışlar boyunca adrenalinin dibine vuruyorsunuz, fakat videolardaki gerçeklik ve seyir zevki kelimelerle ifade edilemeyecek derecede yüksek. Özellikle güzeller güzeli Josie Maran ve diğer ana karakterler videolar boyunca parıldıyorlar. Renkler ve animasyonlarla karakterlerin ifade edilişleri göz okşuyor, seyrettikçe seyrediyorsunuz, bitmesin istiyorsunuz; yarış başlıyor bitiyor, siz sürekli yenileri gelsin de izlesem diye aklınızdan geçiriyorsunuz. Oyun boyunca bunlarla defalarca karşılaşıyorsunuz ve gerçekten de muhteşem güzellikteki bu videolar insanı oyuna daha da bir ısındırıyor; sonlara doğru ise kanınız kaynıyor. Kariyer modundaki ana amacınız, dediğim gibi listenin en üst sırasındaki Razor’a meydan okumak ve onu yenmek. Bunun için yapmanız gereken ise sırayla onun altındaki 14 yarışçıyı yenmeniz. Daha oyunun başında arabamızın çekilmesinden sonra yapmamız gereken ilk şey yeni bir araba elde etmek olduğundan Mia’nın yakın arkadaşının yanına giderek seçebileceğimiz arabalardan birini satın alıyoruz ve önceki oyunlarda olduğu gibi arabamızı geliştirerek daha hızlı, daha güçlü olmasını sağlayarak liste boyunca bütün rakiplerimizi safdışı etmeye çalışıyoruz. İlk planda seçebileceğimiz araçlar arasında Fiat Punto, Cobalt SS, Golf GTI bulunuyorken, ilerledikçe ve rakiplerimizi yendikçe bu listeye Aston Martin’den Lotus’a, Porsche Carrera GT’den BMW M3’e kadar 30’dan fazla araba ekleniyor. Porsche ve Lamborghini gibi bazı üst düzey ve insanın kanını donduran araçların oyunun sonlarına doğru çok geç açılması biraz can sıkıcı gibi görünüyor. Fakat o dakikadan sonra da bir McLaren’i alıp sağını solunu boyamanın, istediğimiz gibi performans yükseltmesi yapmanın tadı apayrı olur gibi. Peki, o arabanın buna ihtiyacı var mıdır, ya da bir Porsche’ye onları yapmaya ne kadar kalbimiz dayanır pek bilmiyorum. Şahsen 911 Turbo’su olan birinin herhangi bir şekilde arabasına bırakın çizgi çektirmeyi, toz konduracağını bile sanmıyorum!

Razor’a ulaşmak için onun altındaki yarışçıların her birine meydan okumak için gerekli olan şeyleri yapmalı ve sonrasındaysa rakibimiz ile yarışarak onu yenmeliyiz. Sürekli aralarda giren videolarla süslenen kariyer modu boyunca bunu yapmak sıkıntıdan öte bir zevke dönüşüyor. Zira ikinci Underground’da resmen bir işkenceye dönüşen yarışlar arasında geçiş yapmak için şehirde gezme olayı burada daha güzel bir şekilde ortaya konmuş ve olay boyunca gerçekten de kanun dışı bir şey yaptığınızı hissediyorsunuz. Yarışlar gündüz yapılıyor ve şehirde gezerken haritanızda göreceğiniz renkli bayraklara giderek yeni yarışlara katılabiliyorsunuz. Most Wanted’da yer alan Rockport City’nin Bayview’e oranla çok az daha küçük olduğunu söyleyebiliriz; en azından bu yüzden sokaklarda gezerek çok fazla zaman harcamıyorsunuz ve bu yüzden de canınız gereksiz yere sıkılmıyor. Bunun yanındaysa kariyer modu boyunca şehrin üç kısımdan oluşan tamamı ilerleyişinize göre oldukça uygun zamanlar açılıyor. Yarışın yapılacağı yere gittiğinizdeyse orayla alakasız bir yere ışınlanmıyor, aksine tam bulunduğunuz yerde bir pist oluşturuluyor ve yarışınızı burada yapıyorsunuz. Önceki oyunlardan mantıksız görünen ve “şu şöyle olmuş, böyle olsa daha gerçekçi olurdu” dediğiniz hemen her noktaya EA oldukça güzel dokunmuş ve yaptığı düzeltmeler ile oyunu daha iyi sokak havasına sokmuş. Most Wanted ile birlikte gelen yeni özelliklerden ise pist boyunca ilerlerken herhangi bir anda polisler işe karışabiliyor ve bir anda yarış yarış olmaktan çıkıp polis kovalamacasına dönebiliyor. Bu tam olarak her şeyin son bulduğu anlamına gelmiyor; yalnızca siz rakiplerinizle yarışırken polisler arkanızdan polisler de kovalıyor oluyor.

Yarışlar gündüz oluyor. Gündüz olmasının güzelliğini özellikle arabaların ve etraftaki yapıların oluşturduğu gölgelerde oldukça hoş bir şekilde fark ediyorsunuz. Onun ötesindeyse yarışların bitişleri oldukça orijinal bir şekilde sona bağlanıyor. Buna göre bitiş çizgisini birinci sırada geçtiğinizde alelade bir sokak yarışı son bulmuş oluyor ve trafiğe sanki hiçbir şey olmamışçasına devam ediyorsunuz. Eklenen bu özelliğin gerçekten de zekice düşünülmüş olduğunu belirtmek isterim; zekice olduğu kadar normalinin bu olması gerektiğini de. Bu noktadan sonra eğer arkanızda polisler varsa siz polis kovalamacasına başlıyorsunuz, rakiplerinizse yollarda devam edip gidiyorlar. Özellikle nereye gittiklerini takip etmedim; ama en önde ilerleyenin doğrultusu boyunca son sürat birbirlerini takip ediyorlar ve harita üzerinde onları izlemeniz mümkün. Bu şekilde yarışınızı sonlandırdıktan sonra trafiğe döndüğünüzde isterseniz haritanız üzerindeki diğer bayraklara giderek buradaki yarışlara katılabilirsiniz. Most Wanted ile birlikte önceki modların yanı sıra farklı yarış tipleri ile de karşılaşıyoruz. Önceki modların yanına bu kez Toolbooth ve Speedtrap adlı iki yeni mod eklenmiş. İkisi de oldukça güzel ve zevkli heyecanlara sahne oluyor. Toolbooth’da sprint’de olduğu gibi bir yerden başka bir yere ulaşmaya çalışıyorsunuz, fakat bu parkur ondan daha uzun ve checkpoint’lere bölünmüş vaziyette. Otoyol boyunca bilet gişeleri ile ayrılmış parçalardan size verilen süre içerisinde geçmeye çalışıyorsunuz ve her gişeyi geçişinizde oradan kaç saniye önce geçtiyseniz sıradaki bilet gişesine varmanız için size verilen süreye o kadar daha ekleniyor; bu olay genellikle dört kez tekrarlandığında zaman bitmeden önce son gişeyi de geçmiş olmanız gerekiyor, burada zamana karşı yarışıyoruz. Speedtrap ise hızlı ve yol boyunca dikkatli olmanızı gerektiren oldukça eğlenceli bir mod. Burada sprint’de olduğu gibi uzunca bir yolumuz ve üç tane rakibimiz var. Yolumuz bu kez Toolbooth’un aksine gişelerle değil de polis radarlarıyla bölünmüş durumda. Yarışın asıl mantığı ise her bir radardan olabildiğince hızlı geçmek. Radardan geçtiğiniz anlarda o sıradaki hızlarınız tıpkı bir toplama işleminde olduğu gibi toplanıyor ve yarışın sonunda elde ettiğiniz toplam skora göre bütün yarışçılar sıralanıyor. Bu modda yarışı birinci bitirmek zorundasınız diye bir kural yok; yalnızca elde ettiğiniz puan birinci sıraya oturmanıza yeterli olmalı.


Oyun Özellikleri
Firma         : Electronic Arts
Türü           : Araba Yarışı
G. Tarihi   : 2009
Sürümü    : v1
   
Mac OS     : 10.5 +
islemci      : Intel Core Duo +
Bellek        : 512 MB RAM
Grafik        : 128 MB
Hard Disk : 3.3 GB
Oyun Görselleri
mac oyunlarõ