Neverwinter Night 2
Oyuna girdiğimizde, kendimizi West Harbor adlı bataklık kasabasında buluyoruz. Öncelikle bizi oyuna ısındırmak için hazırlanmış oldukça eğlenceli festival bölümünde çeşitli yarışmalarda yarışarak birinciliği kapmaya çalışıyoruz.
 
"Hasat Festivali... Her şey ondan sonra başladı. West Harbor'ın, Gölgeler Kralı'yla yapılan savaşın anısına, ölenleri onurlandırmak için düzenlediği festivalin ardından... Bir anda, hiçbir uyarı olmaksızın... Duergar'lar ve Bladeling'ler bir anda tüm kasabanın tepesine bindi. Tanıdığım birçok kimse, hiçbir zaman tanıyamadığım birçok insan o gün vahşice katledildi. Bevil ve Amie'yle beraber onlara karşı direndik. Amie... Ahmak kız... Bir githyanki büyücüsüne kafa tutamayacağını bilmeliydi! O gün... O gün yolculuğumun başlangıcı oldu. Gölgelerle dolu bir yola attığım ilk adım. Amie gibi daha nicesi, bu karanlık yolda yitti. Sayısız yaşam karanlığın ellerinde can verdi. Sayısız yaratık silahlarımızın önünde düştü. Merdelain Vadisi'nde günlüğüme bu satırları yazarken daha kaçının bu yolda yitip yok olacağını düşünüyorum. Dostlarımın yüzlerine bakıyorum. Hepsi, biraz sonra yaşanacak dövüşün iyi yada kötü bir son olacağının bilincinde. İyi yada kötü, bizim maceramız birazdan sona erecek. Kılıcımın açlığını hissediyorum. O, beni çağırıyor. Dostlarımın da beklentiyle kıpırdandıklarını fark ediyorum. Gülümsüyorum. Mavi bir parıltıyla yanan kılıcıma bakıyorum. Nihayet, vakit geldi... Nihayet..."
Yıldır oynadığım oyunlar içinde, beni en çok etkileyen oyunlardan birisidir. Ve şimdi, ellerimde Neverwinter Nights 2'yi tutuyorum. Neverwinter Nights 1, birçok oyuncuya göre hikayesi oldukça klişelerle dolu ve sıkıcı bir oyundu. Her ne kadar ek paketlerinde bu sorun aşılsa ve sürükleyici hikayelerle oyuncuyu kendine bağlasa da, Neverwinter Nights 2'yi yüklerken en korktuğum şeylerden biri ilk oyundaki gibi klişe ve sıkıcı bir hikaye bulmaktı açıkçası. Ama neyse ki oyuna ilk başladığımız andan, oyunun sonuna kadar hikaye bizi esir alıyor. Özellikle oyunun geçtiği Forgotten Realms dünyasını iyi bilen oyuncular için oyunda birçok mest edici detay bulunuyor. Oyun, West Harbor adındaki bir bataklık şehrindeki festivalden başlıyor ve bizi Faerûn'un 16 kayıp imparatorluğundan ikisi olan Illefarn ve Netheril'in arasındaki savaşın sonuçlarına, Illefarn'ın yıkıntılarına doğru sürüklüyor.

Her RPG oyununda olduğu gibi kendimize bir karakter yaratıyoruz. Masaüstü FRP'ye aşina olanların kolaylıkla fark edeceği gibi, oyunda Dungeons and Dragons 3.5 Edition sistemi kullanılıyor. Karakterimizin yüz şeklini, saçını, göz rengini, kaş rengini, deri rengini ve hatta bazı aksesuarlarının renklerini bile ayarlayabiliyoruz. Tabi bunun için önce ırkımızı belirlememiz lazım. Irk yelpazesi de oldukça geniş diyebiliriz. Oyunda 8 ana(Dwarf, Elf, Gnome, Half-Elf, Half-Orc, Halfling, Human ve Planetouched), 13 de alt ırk (Aasimar, Drow, Duergar, Gold Dwarf, Lightfoot Halfling, Moon Elf, Rock Gnome, Shield Dwarf, Strongheart Halfling, Sun Elf, Svirfneblin, Tiefling ve Wood Elf) bulunuyor. Her ırkın çeşitli ırksal avantaj ve dezavantajları bulunmakta. Bu yüzden ırk ve sınıf seçerken oldukça dikkatli olmak gerekiyor. Örneğin benim favorim olan Drow'lar, Dexterity, Intelligence ve Charisma'larına +2 bonus alırken, Constitution'larına -2 alıyorlar. Aynı zamanda Darkness, Spell Resistant gibi artılarına rağmen, güneş ışığı altında tüm zarlarına -2 alıyorlar ve +2 level adjustment'ları var. Her ırkın buna benzer artıları ve eksilerini, 12 başlangıç sınıfı ve 17 prestij sınıfıyla birlikte düşündüğümüzde ortaya gerçekten de muazzam bir çeşitlilik çıkıyor ki, bu da oyunun tekrar oynanabilirliği açısından gerçekten çok büyük bir artı.

Irk ve sınıfı seçtikten sonra ability, skill ve feat puanları, yönelim, karakterimizin inandığı tanrı ve büyü seçimleri geliyor. Genellikle Devasa Online oyunlardan alışkın olduğumuz silah, zırh, iksir yapabilme yeteneklerini oyun içinde görmek gerçekten güzel bir duygu. Yolculuklarınız sırasında bulacağınız çeşitli malzemelerle mevcut silahlarınızı güçlendirmeniz, yeni silah ve zırhlar yapmanız, iksirler, asalar yaratmanız mümkün. Bu da normalde oyundaki satıcılara sattığımız birçok işe yaramaz şeyin değer kazanıp işe yaramasını sağlamış. Crafting skill'leri dışında Lore, Bluff, Diplomacy, Concentration gibi diğer yetenekler de, seçtiğiniz sınıfa göre gelen belli miktarda puanla kullanımınıza açılıyor. Skill'lerimizi dağıttıktan sonra sıra Feat seçimine geliyor. Feat seçiminde ırkınız, sınıfınız ve oyun stiliniz büyük önem taşıyor. Örneğin bir drow yada tiefling'in Blind Fight feat'i alması, ırksal "Darkness" büyülerini rahatça kullanabilmeleri için büyük bir avantaj sağlayacaktır. Ya da bir ranger oynuyorsanız, oyun stilinize göre çift elde silah kullanma konusunda yada menzilli saldırılar konusunda gerekli feat'leri alarak o konuda uzmanlaşabilirsiniz. Feat'lerinizi de seçtikten sonra karakterinizin ismini, yaşını ve sesini belirledikten sonra oyuna giriş zamanı geliyor.

Oyuna başladığımızda, kendimizi West Harbor adlı bataklık kasabasında buluyoruz. Bizi oyuna ısındırmak için hazırlanmış oldukça eğlenceli festival bölümünde çeşitli yarışmalarda yarışarak birinciliği kapmaya çalışıyoruz. Sonrasında gelişen olayları detaylarıyla anlatıp oyunun zevkini kaçırmak istemiyorum. Ama en azından hikayenin bizi Neverwinter ve civarındaki birçok bölgeye doğru sürükleyeceğini ve bunu yaparken de birçok sürprizle karşılaşacaksınız. Oyunu henüz oynamamış olanlar için hikayeyi açık etmek istemesem de, oyunun ilerleyen kısımlarında elde edebildiğimiz kaleye değinmeden edemeyeceğim. Tamamen bize ait olan Crossroad Keep, oyunda oldukça önemli bir yer tutuyor. Bununla da kalmayıp, oyuna inanılmaz bir çeşitlilik katıyor. Öyle ki, oyunun bir yerinden sonra haritayı mümkün olduğunca gezerek kale için adam toplamaya, askerlerinizin silah ve zırhlarını yaptırabilmek için maden aramaya başlıyorsunuz. "Nasıl yani?" dediğinizi duyar gibiyim. Crossroad Keep'e ilk sahip olduğumuz anda, kalenin durumu maalesef ki pek iç açıcı değil. Tabi kale Lord Nasher tarafından bize hediye edilirken tüm sorumluluğu da bize kalmış durumda. Kaledeki adamlarımıza verdiğimiz emirlerle kalenin istediğimiz kısımlarını tamir ettirmek ve geliştirtmek bizim elimizde. Bu geliştirmeler ana kale binasındaki kütüphaneden ve odalardan tutun da, kalenin dışındaki yollara ve savunma kulelerine kadar uzanıyor. Tabi bu geliştirmeler bedavaya olmuyor. Her ne kadar Lord Nasher size kale için bazı harcamalar yapmanız için belli bir sermaye bırakmış olsa da, geliştirmelerin fiyatlarının 10,000 altından 100,000 altına kadar uzandığı düşünülürse, bu ya parayı kendi cebinizden ödeyeceğiniz, ya da kaleye mümkün olduğunca fazla gelir gelmesini sağlamamız gerektiği anlamına geliyor. Peki geliri nasıl sağlayacağız? Bunun için öncelikle bolca Greycloak askeri eğitmemiz, başlarına Sergeant'lar atamamız ve hepsine sağlam birer ekipman sağlamamız gerekiyor. Sergeant'lara oyun boyunca çeşitli yerlerde rastlayacaksınız. Eğer size katılmaları için ikna edebilirseniz, kaleye giderek emriniz altına girecekler. Crossroad Keep'e dönüp Lieutenant Kana ile konuşursanız, seçtiğiniz Sergeant'ları özel görevlere atayabilirsiniz. Peki ya ekipmanlar? Oyun boyunca oradan oraya koşuştururken bazı maden damarları bulduğunuzda, oyunun sizi bir mesajla uyardığını fark edeceksiniz. Kalenizdeki madencilerden biriyle konuşup ona maden damarının yerini anlattığınızda, madencileriniz gidip madeni toplayacaklar. Bu madenler, demircileriniz tarafından askerleriniz için zırh ve silah yapmakta kullanılıyor. İyi eğitilmiş ve iyi ekipmanlı askerlerinizi ise, kalenin civarındaki bölgeleri ve yolları temizlemeye yolluyoruz. Güvenli yollar da bize bolca çiftçi ve tüccarlar olarak geri dönüyor, böylece de kale için belirli bir gelirimiz olmuş oluyor. Neredeyse bir strateji oyununu kıskandıracak bu zincirleme bağ, gerçekten de oyuna bambaşka bir zevk katan, oldukça orijinal bir fikir. Kale ve NPC sistemine değindiğimize göre, biraz da diğer konulara bakalım. Oyunda, karakterinizin yönelimleri önemli yer tutuyor. Karakterinizi yaratırken, kendinize 9 yönelimden birini seçeceksiniz. Bu, karakterinizin başlangıçta nasıl bir karakteri olduğunu ortaya koyacak. Lawful Good bir karakter, yasalara ve kurallara saygılı, iyi kalpli bir kişi portresi çizerken, Chaotic Good olan bir karakter ise, kuralları pek fazla önemsemeyen ama yinede iyi kalpli, yardımsever bir kişi olacaktır.


mac oyunlarõ