Blackguards
Blackguards, beyaz veya siyah kararlar aldıran RPG sistemi, aşırı detaylı tur-bazlı strateji dövüşleri ve ilginç, süprizlerle dolu hikayesiyle insanı adeta kendine bağlıyor…
 
Oyuna başlarken bize 3 tane sınıftan birisi seçtiriliyor: Fighter (Dövüşçü), Mage (Büyücü) ve Hunter (Avcı). Her birinin kendilerine ait özellikleri var. Mesela Dövüşçü tahmin edilebileceği gibi yakın dövüşte iyi ancak mesafeli dövüşte ve vahşi doğada kötü. Ama eğer yok arkadaş ben The Dark Eye'ı da bilirim, FRP'nin kitabını da zaten önceden yazmışlığın var ben kendi karakterimi kendim yaratırım özelliklerini kendime göre ayarların derseniz Expert Mode'u seçip başlangıçta kullanacak olan silahlardan karakterinizin büyü ve özel yeteneklerine kadar kendiniz ayarlayabiliyorsunuz. Karakter ayarları bittikten sonra oyuna başlıyoruz. Mahkum edilmiş bir katil olarak başladığımız oyunda bir cüce tarafından kurtarılıp hikayenin akışına katılıyoruz.

Yol boyunca yeni takım arkadaşları edinip verdiğimiz kararların hikayenin akışını ve oynama zorluğunu değiştireceği oyunun RPG sistemi gerçekten de tam yerinde olmuş. The Dark Eye, Alman masaüstü RPG kurallarını takip eden oyun, taktiksel dövüşlere sıra geldiğinde karakter ilerleyişinin inanılmaz karmaşık ve yaptığımız geliştirmelerin karaktere yansımış hali çok düşük halde olduğu için her RPG'de alınan o karakterim güçlendi yıkarım dünyayı anlayışı da beraberinde yok edilmiş oluyor.

Belirli eğitmenler tarafından yeni özel yetenekler elde edip karakterimizin gücünü arttırabiliyorsunuz ancak ben Avcı karakterim için bir türlü Triple-Shot ve Marksman yeteneklerini öğrenemedim, gittiğim eğitmen okçu eğitmeni olsa bile ki bu yüzden sürekli aynı şeylerde takılı kaldım. Büyücü yandaşlarım her zaman en büyük hasarı veren karakterlerim oldu ve içlerinden birisinin Berserk skilli sayesinde çoğu zorlu dövüşleri rahatlıkla atlatabildim.

Bastır gülüm agrasifliğinden ödün vermeyen bir cüce ve kız tavlama çalışmalarından kendini bir an olsun alamayan bir güneyli büyücü ile başladığımız maceraya daha sonra yeni yoldaşlar katılıyor (spoiler vermemek adına neler olduğunu buraya yazmıyorum). Beraber haydutlara karşı savaşıyor, kanundan kaçıyor, zindanlarda iskelet dövüyor, yardıma muhtaç insanlara isterseniz yardım ediyorsunuz. RPG ve yan hikaye açısından çok fazla detay ve içerik var oyunda.

Bir bölümde çapkın büyücümüzün eski takıldığı hatunlardan biri Baroness bizi takip eden kanunculardan birisi tarafından kaçırılıyor ve esir alınıyor. İsterseniz tuzağa atlayıp Baroness'i kurtarabilir veya onu kurtarmamayı seçip yolunuza devam edebilirsiniz. Onu kurtarmayı seçtiğinizde içinde bulunduğunuz durumda eğer 5 tur geçene kadar belirtilen yere bir karakteriniz gidemezse Baroness idam edilecek. Ancak oraya gitmek öyle kolay değil çünkü önümüzde köprüleri özellikle koruyan gardiyanlar ve köprü üzerlerinde tuzaklar var. Bu gibi olaylar oyun içerisinde çeşitlenerek sürekli karşımıza geliyor, kimi zaman insanı çileden çıkartıyor kimi zaman da oyunu kapattırıyorlar.

Oyunu eğer benim gibi her yan görevi tamamlayıp oynuyorsanız oynama süresi 40 saatten fazla oluyor. Oyunda bu kadar uzun süre harcayıp hala zorluk derecesinin inanılmaz olduğu taktiksel dövüş anları geldiğinde ve siz bunları başaramayıp tekrar tekrar oynamanız gerektiğinde işler çığrından çıkıyor. Karakter geliştirmesinin neredeyse hiç etki etmemesi de göze alındığı zaman kaybedilen bir dövüşü tekrar denemek insanın oynama hevesini gerçekten kaçırtabiliyor.

Taktiksel dövüş anında harika bir yol izlemişsiniz, karakterlerinizden birisi bile daha hasar almamış ve hoop önceden düşebileceğini hayatta tahmin edemeyeceğiniz bir sütun üstünüze devrildi ve karakterlerinizin 2 tanesi öldü! Tamam yani zaten bir tane düşman kalmış karşıda onu da kalan karakterlerinizle öldürüp daha sonra ölenlerinizi dövüş dışında dinlendirip canlandırabilirsiniz. Ama o da ne! O dövüşteki düşmanların hepsini temizlediğiniz halde yepyeni bir bölüm ve yepyeni düşmanlar! Sizin iki ölü karakteriniz 1 canla orada canlanmış duruyorlar. Büyücünüzle canlarını tamamladınız iksirler içip canlandırdınız o bölümü de geçtiniz. Aman aman bir tane daha aynı şekilde bölüm hem de karşıda 3 tane ağır zırhlı 3 tane okçu 1 tane de büyücü var. Sizin karakterlerinizinin canları yarı ve Büyücülerin kullandığı Mana yerine geçen Astral Pointleriniz bitik! Ağır zırhlılara vuruyorsunuz vuruyorsunuz anca yarı cana getiriyorsunuz hop can iksiri içiyorlar. Bu bölümde başarısız olursanız eğer aynı durumdan tekrardan bölümü oynayabiliyorsunuz. Ancak eğer ki bu durum size yetmiyor, hiçbir şekilde üstünlüğü sağlayamıyorsanız bu üç bölümün hepsini en baştan teker teker oynamak zorundasınız. Cinnet!

Oyunu en oynanabilir yapan özelliği hikayesi olsa gerek. Bir sonraki aşamada neler olacağını oyun size hep merak ettiriyor, bu da sizi heyecanda tutarak oyundan en son sinirlenerek çıktıysanız bile bir saat sonra "Ulan geçerim ben bu bölümü hikaye nasıl şekil alacak acaba?" sorusunu sordurup tekrardan oyuna girmenizi sağlıyor. Oyunun kurallarının The Dark Eye üzerinden olması tur-bazlı strateji elementini inanılmaz zorlaştırmış.


mac oyunlarõ