Site Rengi

Bi Özal geçti bu cihandan

Bi Özal geçti bu cihandan

ÖZAL: On yedinci yaş günümü yaş pastanın ortasında siyah bir mum ve onun gölgesinde yaşımı temsil eden mumcuklar eşliğinde bir kez daha soru işaretleriyle ailecek kutlamaya koyulduk. Her zamankinden farklı olarak artık bu siyah mumun bir açıklaması olmalı diye babama direttim. Daha fazla direnemedi:

– Sanırım zamanı geldi, mumları söndür, pastanı kes anlatayım, dedi.

– Her zamankinden daha aceleci davranarak mumları tek seferde söndürdüm. Pastadan ilk dilimleri kestim. Pay ettikten sonra tabaklar elimizde oturup babamın anlatacaklarına, daha ziyade ben, kulak kabarttık. Babam gözlerini geçmişin derinlikleri meftun bir şekilde daldırarak ve sesine hüzün katarak bu efsunkar durumu açıklamaya koyuldu. Herkesten ziyade ben pür dikkat dinlemeye koyuldum.

– Ayların en güzeli nisan ayının 17’sinde sen dünyaya gözlerini açtığında, minik kalbin atmaya başladığında bir büyük yürek susuyordu 8. Cumhurbaşkanımız Merhum Turgut Özal’ın yüreği. Bir anlam veremedim. Ne de olsa ölümlü dünya. Vakti gelen elbette göçecekti. Sıradan bir insan olduğunu düşünerek:

– Neden siyah mum? sorusu ağzımdan çıkıverdi.

– Onu da sen araştır, sen bul, bundan sonrası senin işin. dedi.

Büyük bir merak beni sarmış kafam iyice karışmıştı. Ama araştırdıkça teslim olmaya, babamın hüznüne ortak olmaya başlamıştım. Böyle değerli bir lider onu temsil eden mumun karanlığına ram bir soru işaretiyle aramızdan ayrılmayı hak etmiyordu.

Ülkemize çağ atlatan, elektriksiz-telefonsuz-susuz köy bırakmayan, otoban kavramını ülkemize kazandıran, ülkeyi demir ağlarla donatan, ferdi öne çıkaran, serbest pazar ekonomisiyle üretmeye teşvik eden, ürettiğini pazarlayan, komşularıyla iyi ilişkiler kurarak ülkemize saygınlık kazandıran, rekabetçi piyasa oluşturarak kaliteli yaşamı hayatımıza katan, barajlarla ve GAP gibi büyük projelerle dünya devleri ülkeleriyle boy ölçüşebilmemizi sağlayan, devleti küçülterek devletin esas görevi olan tanzim etme-teşvik etme kısacası devleti küçülterek güçlü kılan, insanı merkeze alan politikaları benimseyen, Fikir-düşünce-din-vicdan hürriyeti gibi demokratik ve özgürlükçü fikirlerin önünü açan, yaratıcı fikirlere yurtdışı eğitim olanağı sağlayan, karanlığı aydınlığa çeviren, vizyon sahibi lider bir insan. Kısacası Beyazıt Öztürk’ün dediği gibi: “o bir…, o bir…, o bir….”

Bu değişimlerin bir gereği olarak eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, vergi, özelleştirme, teşvik, istihdam, bilim ve teknoloji, hukuk ve adalet reformları bu reformlara sıcak bakmayan çoğu kez karşı gelen statükoya, sendikalara, şovenlere, medyaya, değişimden korkanlara hatta orduya rağmen kısa sürede hayata geçirildi.

Babamın neden bu kadar beklediğini de anlamıştım. Zira Merhum Özal: “Beni 15 yıl sonra anlayacaksınız.” demişti. Dediğinde o kadar haklıydı ki zira günümüz siyaseti bunu destekler nitelikteydi. Çünkü halkın olurunu almak isteyen her siyasi görüşün temel politikası “Özal gibi davranmak, onun devamı olmak”tı. Ondan sonra kimse özgün olmayı başaramadı. Herkes onun gölgesinde birer taklitçi olmaktan öteye gidemedi. Şu unutulmamalıdır ki üzerinden geçtiğimiz her gölge Merhum Turgut Özal’ın gölgesidir. Zira taklitçilerin değil özgün ve gerçek liderlerin gölgesi olur. Geride kalanlara da orada gölgelemek, ondan medet ummak düşer. Şunu anladım ki insanlar iki türlü doğar: herkes gibi ve Merhum Turgut Özal gibi. Onu okurken değil reformlarının yaşattıklarıyla anlayabiliyorsunuz.

Merhum Özal, Yaradan’ın ona bahşettiği hayatına bir gün bile elbette ekleyemezdi. Ama o bizim günümüze yeni hayatlar katarak aramızdan kanatlanıp gitti. “Sen arzu ettin, bu ayrılık senden eserdir.”, “Severim her güzeli, senden eserdir.” mısralarında “eser” sözcüğünün dizelere kattığı anlamlar gibi ülkemizin her karışını adeta bir gelinlik gibi yeniden giydiren, ona yeni anlamlar yükleyen ve onu zenginleştirerek yeni bir kimlik kazandıran büyük ruh, büyük insan Merhum Turgut Özal ruhun şad olsun!

Etiketler:


Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.