Meğer bilmiyormuşum

24.10.2019
106
Meğer bilmiyormuşum

Sokaktan her geçişimde mahallelinin hiç eskimeyen merhametli bakışları, daha yakınımdakilerin başımı okşayışı, hali vakti yerindekilerin zorla harçlık verişlerine alışmış olsam da 15 yaşına girdiğim bugünde bunu sorgulamaya başladım. Üstelik mahallede benden eli yüzü daha düzgün, çalışkan, saygılı, benim gibi annesiz çocuklar varken.

Kafamı meşgul eden bu girift düşüncelerle akşama doğru taze ekmek getiren mahalle bakkalına girdim. Yaşlı babamla bir başımıza olduğumuzdan iki sıcacık ekmek bize yetiyordu. Babam da doğum günüm için pasta, içecek ve 15 mum getirecek, kendi aramızda mütevazı bir yaş günü daha kutlayacaktık.

Nedense ekmek henüz gelmemişti. Temmuzun kavurucu sıcağından korunmak için Bakkal İrfan Amca’dan izin alarak klimanın altına çöreklendim. Ne ben içeri girenleri görebiliyordum ne de onlar beni görebiliyorlardı. Kafamdaki düşüncelerle öylece meşgulken müşterilerin İrfan Amca’yla konuşmaları sesi iyice kısılmış fon müziği gibi duyuluyordu. Benim gibi taze ekmeği soran Akif Amca, kendisi mahallenin saygın insanlarındandır, hemen dikkatimi çekti. Şimdi gelir, yanıma oturur, her zamanki gibi başımı okşar; harçlık verir diye. Ekmeğin henüz gelmediğini, az daha beklemesi gerektiğini, benim de ekmek beklediğimi Bakkal İrfan Amca’dan duyunca “sağlık olsun, biraz daha bekleriz” dedi. Yalnız benim kuytu bir yerde tüm konuşulanlara kulak misafiri olduğumdan habersizdi.

Etiketler:


Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.