Site Rengi

Seni bekliyorken yine karanlıktayım

Seni bekliyorken yine karanlıktayım

Gecelerden bir gece. YİNE. Yoksun. Karanlıktayım. GÜNDÜZÜMDE. Zaman belirsiz. Saatler silik. Sensiz her şey anlamsız. İçimdeki kırıntılar sona erecek. ENDİŞEM. Kalbim mezarın olacak. KORKUM. Sonbaharımız.

Üşüyorum. Hava sıcak. İçim titriyor. Uzaklardasın. Başka ellerin. Gün gece yokuş oldu bulutlara. Bataktayım. AŞKIN. Hiç olmuş. SENSİZ. Mutluluk çok uzak.

Işıklar dolarken odama sabahın. İki büklüm boşluktayım yatakta. “Oysa ne de güzel başlamıştı” diye dalarken anılara. Çenem dizlerimde, dizlerim karnımda. Bir tebessüm boşalır, ıslanır anılar. Burkulur içim, gözlerimde bulut.

Yarı çıplak düşüncem, “ya dönerse” gecenin sabahında. Teselli sadece. Şahlansın umutlarım diye. Gözlerim kayarken yorgunluğa, üşüyen bedenim örtünüyor kaderimle.

Son bir ümitle bakarken ufka. Yenik düşüyor doğan güneşe, sönüyor feri aşkımızın.

NOT: Siyah, büyük harfle yazılan sözcükler hem önceki hem sonraki cümle için geçerli, köprü sözcüklerdir.

GEÇMEYEN YARA

Kokun sinmiş tenime. Sensizliğimde kokluyorum. Doyamıyorum. İniyorum sahile. Yakından duymaya. Dokunuyorum banklara, ağaçlara, kaldırım taşlarına. Bulaşsın, sinsin terime.

Güneş batarken karşı kıyıdan. Sen çıkacaksın. Bekliyorum mucizeni, zamana inat.

Yalnızım hala. Ümitsiz değil. Sönmez bu alev. Yansın, tutuşsun diye pervanesi oluyorum ışıkların.

İki can bir ümit geldik huzuruna. Ellerim karnımda bakıyorum yıldıza al bayrağın koynunda. Savruluyoruz sonra sonbahar yapraklarıyla.

Etiketler:


Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.